Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
3 tane "millet" etiketli yazı bulundu "millet" tagli diger ogeler resimler , videolar

'Evet Ergenekon'un savcısıyım'

Ergenekon soruşturmasıyla ilgili iddianame henüz kabul edilmedi ancak politik arenada dava görülmeye başlandı...

’Savcı’ sıfatını benimseyen Başbakan ve kendisini ’avukat’ ilan eden CHP liderinin dünkü konuşmaları Ergenekon davası üzerine oldu...

Millet adına savcıyım

‘Savcı millet adına vardır, biz de millet adına hakkı aramanın gayreti içindeyiz. Bu anlamda savcılık ise evet savcıyım’

Başbakan Erdoğan, Ergenekon davasında CHP lideri Deniz Baykal’ın kendisine savcı yakıştırmasında bulunduğunu atırlatarak, “Millet adına hakkı aramanın hakkı savunmanın gayreti içindeyiz, eğer bu anlamda savcılık ise evet savcıyım” dedi. Erdoğan, AKP Grubu’nda yaptığı konuşmada özetle şöyle dedi:

* Bindiği dalı kesiyor: Ana muhalefet partisinin lider ve sözcülerinin son günlerdeki gayretkeşliğini tarih kaydetmiştir. Millet bunları da kaydetmiştir. Hukuki süreç henüz işlerken demokratik siyasi sürece darbe vurma iddiasıyla soruşturulan illegal yapılanmaların avukatlığına savunmak ancak demokratik hukuk devleti anlayışına inancı zayıf olan bir siyasi anlayışın alkışlanmasıdır. İktidarı yıpratmak uğruna bindiği dalı kesen, içinde bulunduğu gemiyi batırmaya çalışan siyasetçi tipi, soruyorum sizlere, bu millete ne verebilir.



* Millet adına savcıyım: Milletimiz bunu yakından takip ediyor, değerlendirmesini de buna göre yapıyor. Çünkü kim kimlerin avukatlığına soyunmuş bunlar çok önemli. Biz kendimize hiçbir vasıf tayin etmemişken bize de savcılık görevini sağ olsun onlar veriyor. Bu da güzel bir şey. Niye savcı millet adına vardır, iddia makamı millet adına ordadır, biz de millet adına evet hakkı aramanın hakkı savunmanın gayreti içindeyiz, eğer bu anlamda savcılık ise evet savcıyım.

* Deşifre oluyorlar: Ülkemizin güven ve istikrarını değil sadece belli bir zümrenin siyasi menfaatini düşünerek hareket edenler, maskeleriyle birlikte deşifre oluyor. Türkiye Cumhuriyeti, modern dünya ile birlikte medeniyet yürüyüşünü sürdürme kararında olan demokrasi tecrübesi hiç de küçümsenmeyecek büyük ülkedir. Barış ve istikrar unsuru olan Türkiye, gelişme ve kalkınma sürecini aynı kararlılıkla aynı hızla asla herhangi bir kesintiye uğramadan bu ülkenin demokrasiye bir pamuk ipliğiyle bağlı olmadığını göstererek hesapları boşa çıkaracaktır. Aziz milletimiz, emniyet içinde güven ve istikrar için sonsuza kadar yaşayacaktır. Kimse endişe içinde olmasın, Türkiye demokrasiden hukuk devletinden evrensel insan haklarından geriye doğru tek bir adım atmayacaktır.

* Aklınızı başınıza alın: AKP’yi uluslararası güçlerle işbirliği halinde gösterme gayreti içinde olanlar sadece bir iftira kampanyasının figüranıdırlar. 5.5 yıl önce Türkiye neredeydi, şimdi nerede. AKP’ye “iş birlikçi” diyenlere sesleniyorum, aklınızı başınıza alın.

* Karanlık koridorlar: Şu anda Türkiye’nin müteahhitlik sektörü ABD ve Çin’den sonra üçüncü sıraya çıkmıştır. Eğer bu ilişkiler olmasaydı bunu yakalayamazdık. Vicdan sahibi hiç kimse bu ülkenin karanlık koridorlara dönmesine göz yummayacak, izin vermeyecektir. Siyasetçiyi değersiz kılma gayreti içinde olanlar asla şunu bilmelidirler ki, siyaseti gerçek anlamda savunanlar bunlar karşısında suskun kalmayacaktır. Siyaseti hep birlikte muhafaza etmeliyiz, asla taviz veremeyiz. Siyaset kurumunun itibarının korunması bir ülke için hayati önemdedir. İşte AKP Türkiye’ye bunu kazandırmıştır.

Avrupa'da fena kapıştılar!

AP’de “Türkiye’de neler oluyor?” konulu konferans, Mesut Yılmaz ve Ufuk Uras arasında ilginç tartışmalara da sahne oldu

Avrupa Parlamentosu’nda Yeşiller Grubu’nun himayesinde önceki gün yapılan “Türkiye’de neler oluyor?” konulu konferans, bağımsız milletvekilleri Mesut Yılmaz ve Ufuk Uras arasında ilginç tartışmalara da sahne oldu.


Bir tek AKP konusunda paralel görüş sergileyen Yılmaz ve Uras, diğer konularda oldukça farklı bir görüşler ortaya koydular. Yılmaz ve Uras’ın güncel konulara bakışını yansıtan bazı diyaloglar şu şekilde gerçekleşti:

Ordunun rolü

Ufuk Uras: 2004 yılında bazı emekli generallerin darbe girişiminde bulunduğu ortaya çıktı. Parlamentoda bunlara karşı araştırma önergesi verdim. Teker teker 550 milletvekiline gönderdim. Bakalım altını imzalayacaklar mı? Darbe teşebbüsünde bulunan generallere karşı meclis bir irade koyacak mı?

Mesut Yılmaz: Askerlerle en çok polemik yapan siyasetçilerden biriyim. Başbakan olduğum dönemde bana karşı açıklamalar yaptılar, ben de onlara karşı açıklamalar yaptım. Ama bugün size bütün samimiyetimle ifade ediyorum ki, Türk generallerinde ülkeyi yönetmek diye bir ihtiras ve arzu söz konusu değildir. Kişisel olarak bu arzu içinde olanlar çıkmıştır, ancak kurum bunları elemiştir. Ordunun, Batı’nın anlayamamasından rahatsız olduğu iki endişesi var: Bölücülük ve dine dayalı devlet modeli. Bu iki tehlike ortadan kalksa, siyasi iktidar yeterli duyarlılığa sahip olsa ve askere gerekli güvenceyi verse, emin olun ki asker siyasete hiç karışmaz. Ama bu iki konu kanayan bir yara olmaya devam ettikçe askerlerin bu konuda kışlalarına dönmesi beklenemez, çünkü Türkiye Cumhuriyeti’nin devamını ancak bu iki hassas konunun tehlikeye girmemesinde görmektedirler.
Bu konuda aşırı duyarlılar ve bu duyarlılık sadece onlarda değil, toplumun büyük kesiminde vardır.

Mesut Yılmaz: İran’daki gelişmeyi hiçbirimiz göz ardı edemeyiz. İran’da Ufuk Bey gibi liberaller, solcular hepsi Humeyni’ye destek verdiler. Çünkü Humeyni onlara güvence verdi. ‘Hiçbir zorlama yapılmayacaktır’ dedi.
Hatta ilk geldiğinde liberal bir insanı cumhurbaşkanı yaptı. Ama bir yıl içinde işler öylesine değişti ki, o cumhurbaşkanı ülkeden zor kaçtı. Hiçbir özgürlük kalmadı.

Ufuk Uras: İran-Türkiye benzetmesi doğru değildir. Tayyip Erdoğan Humeyni değildir. İmam bilmem ne değildir. TUDEH yöneticilerine ‘Bugün olsa ne yapardınız?’ diye soruyorum, ‘Yanlışlarımız olabilir, ama yine demokrasiyi savunurduk’ diyorlar.

Mesut Yılmaz: Unutmayın, İran’da bugün ne TUDEH var ne de demokrasi var. Eğer demokrasiyi korumak istiyorsak, konuya daha gerçekçi yaklaşmamız gerek. Burada kumar oynayamayız. Ülkemizin kaderi söz konusu.

Parti kapatma

Mesut Yılmaz: Almanya, neo-nazi tehlikesinin karşısında fikir özgürlüğüne kısıtlama getirebilmektedir. Yani özgürlükler arasında demokrasiyi koruma amacıyla ayrım yapabilmektedir. Yine Almanya’da 1950’li yıllarda komünist parti daha sonra neo-nazi partisi kapatılmıştır.

Ufuk Uras: Tarih 1950’lerdir, Soğuk Savaş dönemidir. Şimdi biz 21. yüzyıl Türkiye’sini şekillendirmede Soğuk Savaş dönemini mi referans alacağız, yoksa bugünün teamüllerini mi demokrasinin evrensel ilkelerini mi? Geriye doğru mu gideceğiz ileriye doğru mu gideceğiz?

Mesut Yılmaz: Parti kapatma çok ilkel bir ceza olduğu halde bugün Türkiye’nin gerçekleri karşısında korunması gereken bir önlemdir.

Ufuk Uras: AKP’yi kapattık, DTP’yi kapattık... Seçmeni nereye kapatacaksınız? Bildiğiniz bir gardırop var mı, onu da oraya kapatalım. Daha önce kapatılmış meseleleri yasaklarla çözemediğimize göre bu bizim Türkiye’nin maçlarına benziyor. Golü önce kalemizde görüyoruz, sonra yaşam kavgası veriyoruz.

Fırat: Ümit ediyorum haber yanlıştır

AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, eski başbakanlardan Rize Bağımsız Milletvekili Mesut Yılmaz’ın Avrupa Parlamentosu’nda söylediği iddia edilen sözlere ilişkin haberlerin yanlış olduğunu ümit ettiğini söyledi. Yılmaz’ın “Ordu kışlasına dönemez” sözlerine yanıt veren Fırat şunları söyledi: “Kendisini tanıyorum. Ümit ediyorum ki bu haber yanlıştır. Çünkü bu AKP’ye karşı bir söylemdir. Türkiye itibarına karşı söylenmiş bir sözdür. Eski bir başbakanın böyle bir şeyi yapabilmesini aklım ve mantığım almıyor. Yılmaz, deneyimli bir siyasetçi. Türkiye’nin AB normlarına uymayan bir ülke imajını yaratacak bir konuşmayı yapmadığına inanıyorum. Öyle temenni ediyorum. Çünkü doğrusu, devlet adamına böyle bir söylemi Avrupa’da söylemesini yakıştıramadım.” (MİLLİYET), vatan
     

Gül'e rakip isimler mi geliyor?

koltukderdim
Erdoğan Köşk adayı için "arkadaşlar olabilir" dedi. İşte alternatif arkadaşlar...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı adayı için “arkadaşlar olabilir” vurgusu parti içinde de yankı buldu. Başbakan’ın sözlerinin arkasında ne yattığı sorusu farklı şekillerde yorumlanırken, Abdullah Gül’ün yanı sıra hangi isimlerin aday olabileceği de tartışılıyor.

Parti içinde öne geçen isimler arasında eşlerinin başı açık olanlara dikkat çekiyor.

*Beşir Atalay
*Murat Başesgioğlu
*Mehmet Aydın
*Vecdi Gönül
*Burhan Kuzu cumhurbaşkanlığı için konuşulan isimler.

Eşinin başı boneli olan, Cemil Çiçek de ismi öne geçen adaylar arasında yer alıyor. Kulislere yansıyan diğer isimler de Zafer Üskül ve Ertuğrul Günay. Ancak parti içinde, bu isimlerin adaylıklarına daha mesafeli yaklaşılıyor.

BU KEZ ADAY AÇIKLAMAYACAK

AKP’de yaygın bir görüş de bu kez Başbakan Erdoğan’ın “kendi adayını” açıklamayacağı yönünde. Bu düşünceyi dile getirenler, Başbakan’ın 22 Temmuz öncesinde
“Benim adayım Abdullah Gül kardeşim” diyerek sorumluluğu tümüyle üstüne aldığı, bu kez tutumunun böyle olmayacağı görüşünde. Bu kesim, Başbakan’ın yeni süreçte yeni strateji izlediğini, bu kez “Kararı Abdullah Gül verecek, onun taktiridir” sözlerinin aslında “benim adayım Gül değildir” anlamını taşıdığını savunuyor.

Kimilerine göre ise
“Gül’den başka aday söz konusu değil. Erdoğan, çoğul konuşarak, aday hakkında nabız yoklamak üzere diğer partilerin liderlerine gidecek AKP yetkililerini kastediyor.” Bir başka yoruma göre, “Başbakan Erdoğan, kamuoyunu şaşırtmak için bu sözü kasıtlı olarak kullanıyor. Yine en güçlü tek aday Gül.”

Kimi kastettiği tartışılıyor

·  AKP Grup Başkanvekili Sadullah Ergin: “Bana göre, Başbakan Cumhurbaşkanlığı adayına ilişkin liderlerle yapacağı görüşmeye gidecek parti yetkililerini kastetti. Adayın kim olduğunu bilemeyiz ama benim olmadığım kesin”

·  AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı: “Bu sözle sayın Başbakan’ın neyi kastettiğini bilmiyorum. Yorum yapmak da bana düşmez. Ben zaten hiçbir konuda tahmin yapmayı sevmem.”

·  AKP Grup Başkanvekili Nurettin Canikli: “Bu konuda yorum yapmak istemem. Başbakan’ın ‘arkadaşlar’ sözünü söylediği sırada yanında yer alıyordum. Herhangi bir toplantıda bu sözün ne anlama geldiğini konuşmadık.”

AKP Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş: “Başbakan Erdoğan “arkadaşlar” sözü ile anayasaya atıf yaptı. Anayasaya göre herkesin aday olma hakkına sahip olduğuna işaret etti. Sürecin işlemeye başladığı mesajını verdi.