Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
2 tane "hastalık" etiketli yazı bulundu "hastalık" tagli diger ogeler resimler , videolar

Alerjik hastalıklar

ulresim Alerjik hastalıklar mevsimsel ve sürekli olabiliyor. Mevsimsel alerjik rahatsızlar genellikle soğuk, polen, kır tozları gibi etkenlerle ortaya çıkıyor. Ayrıca iş ortamına bağlı olarak, kimyasal madde, metal tozları, duman gibi etkenler de alerji nedeni olabiliyor.

Çeşitli etkenlere bağlı olarak ortaya çıkan alerjik hastalıklar arasında, astım, bronşit, rinit, kurdeşen gibi solunum yolları ve deri hastalıkları yer alıyor. Alerjik etkenler, kişinin iş ve uyku düzenini olumsuz etkiliyor. Bu etkilenmenin doğal sonucu olarak da genel bir aktivite düşmesi görülebiliyor.

 

Alerji tedavisi

Alerji tedavisinde kesin çözüm; aşı, beslenme düzeni ve ortam düzenlemesiyle mümkün olabiliyor.

Alerjik rahatsızlıklarda ilaç kısmen çözüm sağlayabiliyor. Alerjik sorunlar, ilaç kullanılarak daha ziyade geçici olarak önlenebiliyor. Alerjinin tamamen ortadan kaldırılması için ise nedenlerinin belirlenmesi gerekiyor. Bu açıdan alerji tedavisinde en önemli aşama etkenlerin belirlendiği test uygulaması oluyor.

Testler sonucunda, kişinin alerjisine neden olan etkenler saptanıyor. Bu etkenlerden uzak kalınması alerjik sorunları ortadan kaldırıyor.

Gıdaya bağlı alerjilerde bu gıdalardan uzak kalınması sorunun çözümünü sağlıyor. Aynı şekilde, ev tozlarının, çevresel etkilerin yol açtığı alerjilerden kurtulmak, ortamı değiştirmekle mümkün olabiliyor.

Ancak bazen etkenler bilinmesine rağmen ortadan kaldırılamayabiliyor. Bu durumda vücudun bu etkenlere karşı direncinin artırılması ile çözüme gidiliyor. Bu da aşı ile sağlanıyor. Alerji tedavisinde en önemli ikinci aşamayı aşı uygulaması oluşturuyor. Kişinin alerji etkenleri belirlenerek buna göre uzun süreli aşı programıyla çözüme gidiliyor.
Alerji testleri

1- Astım Bronşiale testi: Öksürük, hırıltı, nefes darlığı şikayeti olan kişilerde astım hastalığı olma riski bulunuyor. Bunun belirlenmesi için hem kanda, hem de deride alerji aranması gerekiyor. Hastanemizde 32 çeşit antijen ile deri testi yapılarak hastalığa sebeb olan faktör bulunarak tedavisi yapılıyor.

2- Alerjik Bronşit: Bu hastalık, öksürük ve hırıltı ile seyrediyor. Ateş yapmıyor. Nöbetler halinde sık sık tekrarlıyor. Ailede alerji öyküsüne bağlı olarak gelişiyor. Bazı mevsimlerde hastalık alevleniyor. Hastalığı artıran faktörler test ile ortaya çıkarılıyor. Gerekirse aşı tedavisi uygulanıyor.

3- Ürtiker: Kurdeşen de denilen bu hastalıkta da yenilen gıdalar veya dış ortamdaki antijenler etkili oluyor. Vücudun değişik yerlerinde kızarma, kabarma, kaşıntı meydana geliyor. Kaşınan yerlerde yanma oluyor. Gıda testi yapılarak, nelerin dokunduğu belirleniyor. Bu gıdalardan uzak durulursa kurdeşen görülüyor.

4- Alerjik nezle: Bu hastalığı olanlarda devamlı olarak burun akıntısı, hapşırma, burunda kaşıntı şikayeti oluyor. Mevsimsel olabiliyor. Devamlı da görülebiliyor. Alerjik etkenler, burun salgıları ve deri testi ile belirleniyor. İyi tedavi edilmez ise bronşite veya astıma dönebiliyor.

5- İlaç alerjisi: Bazı alaçlar, kaşıntı, kızarma, siğil oluşması gibi tepkilere neden olabiliyor. Diş çekiminde kullanılan ilaçlar da alerji yapabiliyor. Penisilin ve türevleri alerji nedeni olabiliyor. Hangi ilacın dokunduğu testlerle belirleniyor.

6- Gıda alerjileri: Döküntü, kaşıntı, sık ishal gibi sorunlar gıda alerjisine bağlı olabiliyor. Bunlar gıda testleri ile belirleniyor. Bunun içinde 24 çeşit gıda antijeni kullanılıyor.

7- Solunum fonksiyon testi: Sporcuların, spor yapacak kimselerin, sigara içenlerin, sık sık bronşit olanların akciğerlerin kapasitesini ölçmek için yapılan bir testtir.

Kirli havuzlar cinsel hastalıklara davetiye çıkarıyor

kirlihav
Cinsel Tıp Derneği Başkanı Dr. Cem Keçe, toplu girilen ve hijyenik olmayan havuzların cinsel yolla bulaşan hastalıklara yol açtığını ileri sürdü. Keçe, iyi temizlenmeyen havuzlardan tifo, hepatit A ve E, kolibasili, dizanteri gibi ateşli ishal yapan mikroplar, göz, kulak, burun, boğaz enfeksiyonlarıyla uyuz gibi deri hastalıklarının da bulaşabileceği uyarısında bulundu.

Keçe, yaptığı açıklamada, bunaltıcı sıcakların başladığı şu günlerde tatile çıkan vatandaşları kullandıkları havuzun veya denizin temizliği konusunda uyardı. Keçe, su sirkülasyonu fazla olan havuzların tercih edilmesini önerdi. Havuzlardan veya denizden en fazla bulaşan hastalığın genital mantar enfeksiyonları olduğunu söyleyen Keçe, "Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan bir kısmı özellikle toplu girilen havuzlardan yaygın olarak bulaşabiliyor. Havuz veya deniz sefasının hastanede bitmemesi için vatandaşlarımızı girilen havuzun temizliğinden emin olunması konusunda uyarıyoruz ve su sirkülasyonu fazla olan havuzların tercih edilmesini de öneriyoruz. Çünkü yeterince temizlenmeyen havuzlar ve kirlilik seviyesi yüksek sahiller tehlike saçıyor" dedi.

Sıcakla artan terlemenin yaz aylarında mantar üremesini kolaylaştırdığına dikkat çeken Keçe, kirli havuzların, genital mantar enfeksiyonları, bakteriyel vajinit, molluscum cantagiosum ve trikomonas enfeksiyonu gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklara yol açabileceğini ifade etti. Keçe, ayrıca iyi temizlenmeyen havuzlardan tifo, hepatit A ve E, cryptosporidum, kolibasili, giardia, shigella, dizanteri ve paratifo gibi ateşli ishal yapan mikroplar, göz, kulak, burun, boğaz enfeksiyonlarıyla uyuz ve impetigo gibi deri hastalıklarının da bulaştığını vurguladı. Denizde mikrop kapmanın havuzlara oranla daha zor olduğunu söyleyen Keçe, "Deniz suyu tuzlu olduğu için mikropların yaşaması daha zordur. Ama kirli, yüzeyi köpüklü ve yeşil görünümde olan denizlerde yüzmeyin. Ancak havuzlara bu anlamda daha çok dikkat etmek gerekir. Çünkü havuzlar durağan sular olması nedeniyle kolaylıkla kirlenebilir ve mikrop üremesi daha kolaydır ve mikropları kontrol altına almak için hijyen kurallarına çok dikkat edilmelidir" diye konuştu.

Havuzlardan veya denizden bulaşan genital enfeksiyonların bazı küçük önlemleri göz ardı etmeden kaynaklandığının altını çizen Keçe, şöyle devam etti:

"Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan havuzlardan bulaşanlar daha çok ıslak mayoyla beklemek, yeterince kurulanmamak, üşümek, sık çamaşır değiştirmemek, temiz olmayan havuzların ve hijyenik olmayan tuvaletlerin kullanılması, naylondan imal edilmiş ve dar olan kıyafetlerin kullanılmasıyla korunmasız ilişki şeklinde genital floranın dengesinin bozulmasıyla oluşur. Çünkü bu enfeksiyonların yerleşmesinde nem çok önemlidir. Islak ve nemli ortamlarda vücudumuzda zaten var olan ama yeterli nemi ve ıslaklığı bulamadığı için şikayet yaratmayan mantarlar, üremelerini artırarak kaşıntı, peynir kesiği tarzında beyaz akıntı, kızarıklık, genital bölgede yanma ve tahriş hissi meydana getirirler. Bakteriyel vajinitte ise sarı-gri veya kirli beyaz renkte kokulu akıntı ve cinsel ilişkide acıma olur. Trikomonas ise çok yoğun sarı-yeşilimsi bir akıntı yapar. Molluscum cantagiosum ise genital bölgede küçük yuvarlak siğiller oluşturur" dedi.

Suya girmeden önce duş alarak vücudu iyice temizlemenin çok önemli olduğuna dikkat çeken Cinsel Tıp Derneği Başkanı Dr. Cem Keçe, alınacak basit tedbirlerle vatandaşların bu hastalıklardan korunabileceğini belirtti. Keçe, havuzlarda veya denizde bulaşıcı hastalıklardan korunmak için şu önerilerde bulundu:

"Cinsel Tıp Derneği olarak hijyen için periyodik kimyasal ve fiziksel temizlik işlemlerinin ihmal edilmediği yüzme havuzlarının tercih edilmesini öneriyoruz. Yüzme havuzunda normal klor seviyesi 0,8 mg/lt düzeyinde olmalı ve çok iyi çalışan bir filtreleme sistemi bulunmalıdır. Ayrıca hepatit A ve B aşısı olmayan çocukların havuzlara gönderilmemesini de tavsiye ediyoruz. İşletme sahipleri kadar vatandaşlarımızın da kendilerine dikkat etmesi gerekir. Havuz kenarlarında yiyecek yemeyin ve sigara içmeyin. Ateşli hastalık ya da ishal geçirirken havuza girmeyin. Bone kullanın. Suya tükürmeyin. Islak mayoyla oturmayın. Yeterince kurulanın. Sık çamaşır değiştirin. Temiz ve hijyenik olmayan tuvaletleri kullanmayın. Naylondan imal edilmiş ve dar olan kıyafetleri kullanmayın. Korunmasız cinsel ilişkiye irmeyin. Havuz bölgesine ayakkabıyla veya dışarıda giyilen terliklerle girmeyin. Ayaklarınızı antiseptik suya batırarak dezenfekte edin. Havuzda su yutmamaya dikkat edin. Kulak enfeksiyonlarına karşı kulak tıkacı kullanın. Suya atlarken burnunuzu tutun. Cildinizde sıyrık ya da kesik varsa yüzme sonrasında su ve sabunla temizleyin. Göz enfeksiyonlarını önlemek için sualtı gözlüğü veya maskeleri kullanın. Çocukların havuzlara tuvaletini yapmalarını engelleyin. Lağım karışan alanlara yakın bölgelerdeki denizlere ve şiddetli yağmurlar sonrasında yüzmeyin."