Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
40 tane "haber" etiketli yazı bulundu (sayfa 1)"haber" tagli diger ogeler resimler , videolar

Genelkurmay Başsavcılığı Ergenekon belgelerini istedi

Askeri savcılık tutuklu emekli orgeneraller Tolon ve Eruygur’un ev ve ofislerinden çıkan belgeleri istedi

Genelkurmay Askeri Başsavcılığı’nın emekli orgeneraller Şener Eruygur ve Hurşit Tolon’un gözaltına alınmasının hemen ardından devreye girdiği ve toplanan bilgi ve belgelerin birer kopyasını İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan istediği ortaya çıktı. Askeri Başsavcılığın Eruygur ile Tolon’un muvazzaf subay oldukları döneme yönelik iddiaları incelediği bildirildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin dün emekli orgenerallerle ilgili soruşturmanın devam ettiğini ve tamamlandığında ayrıca bir iddianame hazırlanacağını söyledi. Edinilen bilgiye göre, Askeri Başsavcılık iki emekli generalin gözaltına alındığı 1 Temmuz günü Ergenekon soruşturmasını yürüten Savcı Zekeriya Öz ile temasa geçerek, Eruygur ve Tolon’un ev ve ofislerinde el konan bilgi ve belgelerin bir kopyasının gönderilmesini istedi. “Ergenekon” soruşturmasını yürüten savcıların da, ilk günden bu yana askeri savcılığı ilgilendirebilecek belge ve delilleri paylaştığı belirtildi.

Girdiğim gömlekle tertemiz çıktım

 
Ergenekon soruşturması tutuklu iken avukatlarının itirazı üzerine İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tahliyesine karar verilen Ankara Ticaret Odası Başkanı Başkanı Sinan Aygün, dün Kandıra 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nden çıktı.

İşlemlerin tamamlanmasının ardından saat 21.30’da cezaevinin kapısında eşi Mine Aygün ile kızı ve damadının yanısıra çok sayıda yakını tarafından karşılanan Sinan Aygün’ün sözleri, "Tutukluluk halimi, Türkiye Cumhuriyeti Devletine 14 gün misafir olarak kaldığımı kabul ediyorum. Gördüğünüz gibi girdiğim gömlekle tertemiz çıktım" oldu. Sinan Aygün cezaevi kapısının önünde yaptığı kısa açıklamada şunları söyledi:

14 gün misafir kaldım

"Tutukluluk halimi, Türkiye Cumhuriyeti Devletine, 14 gün misafir olarak kaldığımı kabul ediyorum. Gördüğünüz gibi giydiğim gömlekle daha sağlam, daha sıhhatli çıkıyorum. Allah içeridekilere sabır versin. Müsaade ederseniz, bu kadar açıklama yapıyorum. Yarın ATO Meclis toplantısı sonrası açıklama yapacağım." Aygün, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’nın "Ergenekon" iddianamesiyle ilgili açıklamasını izleyip izlemediğinin sorulması üzerine, o sırada avukatlarıyla görüştüğünü, ancak serbest kaldığını televizyon haberlerinden öğrendiğini belirterek, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne teşekkür ediyorum" dedi. Soruların ardından Aygün kendisini arabada bekleyen eşi, kızı ve damadı ile kucaklaştı. Kısa süreli bu karşılamadan sonra Aygün arabaya binerek uzaklaştı.

Erdoğan'dan uzlaşı mesajı

Kapatılan Refah Partisi Milletvekili Mehmet Bekaroğlu ve Ruşen Çakır, AK Parti savunmasını NTV canlı yayınında değerlendirdi

Kapatılan Refah Partisi Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, AK Parti savunmasını NTV canlı yayınında değerlendirdi. Metnin siyasi değil, hukuki bir savunma olduğunu söyleyen Bekaroğlu, Yassıada’dan bu yana hukuki savunmaların sonucunun belli olduğunu; son olarak Refah ve Fazilet partilerinde de olduğu gibi, bu savunmaların “sonucun belli” olduğunu gösterdiğini söyledi. Bekaroğlu’na göre, Başbakan bu savunmayla, AK Parti’nin kapatılmasıyla yeni kurulacak parti için “geleceğe dönük uzlaşma” mesajı veriyor.

İşte Prof. Mehmet Bekaroğlu’nun değerlendirmeleri.... TIKLAYIN...

İşte Ruşen Çakır'ın değerlendirmeleri... TIKLAYIN...

Erdoğan'ın halefi kim

Erdoğan'ınErdoğan'ın halefi kim?
Bu sefer sürpriz isimler ortaya atıldı..


Tayyip Erdoğan yasaklansa yerine kim gelir? Çeşitli isimler ortaya atılıyor. Ali Babacan diyenler var ama benim duyduğum kadarıyla farklı isimler gündemde. Tabii "emanetçi" isimlerden söz ediyoruz. Mehmet Ali Şahin veya Kadir Topbaş. Bu ikisi, Tayyip Erdoğan'ın defalarca denediği yakın arkadaşları.
Abdullah Gül'ün Çankaya'yı bırakması, AK Parti yönetiminin işine gelmeyebilir. Zira çok büyük bir gayret sonucunda Gül cumhurbaşkanı seçildi. Üstelik, ucu başbakanlığa kapalı Genel Başkanlık için Gül böyle bir makamdan niçin ayrılsın?

Dava kapatmayla sonuçlanır ve erken seçim gündeme gelirse, yeni Genel Başkan, yeni partiyle seçimlere girecek ama başbakanlık koltuğuna, bağımsız olarak milletvekili seçilen Tayyip Erdoğan oturacak.

İsmi en fazla öne çıkan kişi Kadir Topbaş. Özal'ı andıran babacan tavırları ve sempatik duruşu yüzünden Kemal Unakıtan'dan da söz edildiğini duydum. Tercihi Erdoğan kullanacak. Şimdiden bunlar seslendirilmiyor; çünkü partinin kapatılmaması ihtimaline de inananlar var.

Nazlı Ilıcak/ Sabah



Godot’yu bekler gibi iddianame bekliyoruz

CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, “Ergenekon” soruşturmasında 13 aydır iddianamenin hazırlanmadığını ifade ederek, “Merakla, Godot’yu bekler gibi, savcının iddianamesini bekliyoruz” dedi

Anadol, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, “Ergenekon” soruşturmasındaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Soru önergesine, İçişleri Bakanı Beşir Atalay’dan, “Medyaya ’Ergenekon’ olarak yansıyan ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen operasyona, Emniyet birimlerince herhangi bir isim verilmediği” yanıtı geldiğini belirten Anadol, “Kimin koyduğu belli olmayan, sahipsiz çocuğa benzeyen soruşturmayla karşı karşıyayız” dedi.

Baykal'a ağır suçlama

AKP Genel Başkan Yardımcısı Fırat, Ergenekon soruşturmasını eleştiren CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a sert yanıt verdi

Baykal’a “Neden onların avukatlığını yapmak zorunda hissediyorsunuz kendinizi?” diye soran Fırat, “Sayın Baykal boşuna beklemeyin buradan iş çıkmaz. Size tek sözümüz şudur, Hadi başka kapıya” dedi.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Fırat, AKP Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında Ergenekon soruşturmasını değerlendirdi. Türkiye’nin önemli bir süreçten geçtiğini söyleyen Fırat, bu süreçten hukuk, adalet, demokrasi, istikrar, millet ve geleceğin kazanılarak çıkılması için bütün kurumlara görev ve sorumluluk düştüğünü söyledi. Herkesin Anaya ve yasalarla tanımlanmış sınırlar işçinde sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini söyleyen Fırat, iktidar partisi olarak sorumluluklarının bilince hareket ettiklerini söyledi.

Fetret devri' uyarısı

“Türkiye ömrünü tamamlamak üzere olan köhne bir ülkenin fetret döneminin emarelerini göstermektedir”

ANKARA - Meclis’te dün grup toplantısı yapmayan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, parti teşkilatı yöneticilerine gönderdiği genelgede “Küçük bir kıvılcım, büyük sosyal ve siyasi olaylara neden olabilir” uyarısı yaptı. Bahçeli, yöneticilere “ayrışmalardan uzak durun, yapay farklılıkları körüklemekten ısrarla kaçının” dedi. “Sağduyulu olun” çağrısı yapan Bahçeli genelgede özetle şunları belirtti:

HÜKÜMETİN KONTROLÜNDEN ÇIKTI: Gelinen bu aşamada ağır bir yıkım sürecinin bütün işaretlerini vermeye başlayan Türkiye’de hükümet aciz, çaresiz ve tahripkar, temel kurumlar yıpranmış, hırpalanmış ve endişeli, siyaset yorgun, tıkanmış ve inatçı, hukuk zedelenmiş, güç kaybetmiş ve öfkeli, aziz milletimiz ise gergin, yoksul ve ümitsizdir. Ülke yönetimi hükümetin kontrolünden çıkmış, devleti ayakta tutan temel dinamikler olan yasama, yargı ve yürütme arasındaki rabıta ve denge kaybolmuş, birinin diğerine tahakkümünü arzulayan taraftarlar birer birer ortaya çıkmaya başlamıştır.

KÜÇÜK BİR KIVILCIM: Küçük bir kıvılcımın büyük sosyal ve siyasal olaylara neden olabileceği bu çok hassas ve son derece kritik ortamda, Türkiye derinden ve sinsi bir bölünme ve ayrışma ortamının bütün işaretlerini vermekte, tıpkı ömrünü tamamlamak üzere olan bir köhne ülkenin fetret döneminin emarelerini göstermektedir.

Osmanlı’nın parçalanma dönemi

OsmanlI tarihinde önemli bir bunalım döneminin adıydı. Yıldırım Bayezid’in 1402’de Ankara Savaşı’nda, Timur’a yenilip esir düşmesi sonucu ortaya çıkan ve Bayezid’in oğulları arasındaki taht kavgaları nedeniyle 11 yıl süren kargaşa dönemidir. Mehmet Çelebi (I. Mehmet) tüm kardeşlerinin isyanlarını bastırarak, hükümdar oldu. Fetret Dönemi, yeni kurulmuş olan Osmanlı Devleti’nin fiilen parçalanmasına yol açtı.

Rejim bunalımı işaretleri

GERİLİM SİYASET DIŞINA KAYIYOR: Hükümet organları ile devlet kurumları ve bürokrasi üzerinden yeni ve farklı bir çatışma sahası doğdu. Bu kargaşa ortamı giderek daha da kötüleşen ekonomik gelişmelerden de etkilenerek ciddi bir rejim bunalımının işaretlerini vermeye başlamıştır.

TARAFLAR NETLEŞİYOR: Tarafların netleşmeye başladığı bu cepheleşmede toplum içinde de gerginlikler artış gösteriyor. İşbirlikçi medyanın etrafında dönüp duran taraflı tartışmaları ve kara propagandanın etkisiyle kafası karıştırılmaya çalışılan vatandaşlar birbirine karşı hasmane duygular besleme tehlikesiyle yüz yüze bırakılıyor.

Önerilerimizi dikkate alın

DİYALOG KURMUYOR: Türkiye’nin sorunlarını çözmek ilk görevi ve yükümlülüğü olması gereken siyaset kurumu, krizi aşabilecek iyi niyet ve ileri görüşü göstermiyor, demokratik mekanizmaları harekete geçirecek olan diyalog imkanlarını kullanmıyor.

OYUN OYNAMAYI BIRAKIN: Bu konuda, adına ne denirse denilsin, ister rövanş veya düello, ister hesaplaşma veya kılıçları çekme, ister vuruşarak çekilme veya güç odaklarının mücadelesi; krizin başrol oyuncularının oynadıkları senaryoyu bırakıp yakın zamanlarda yaptığımız ciddi ve gerçekçi önerileri bir kez daha gözden geçirmelerini önemle diliyor ve umuyoruz.,vatan

'Fetret devri' uyarısı

“Türkiye ömrünü tamamlamak üzere olan köhne bir ülkenin fetret döneminin emarelerini göstermektedir”

Baykal izdihamı

Ulukışla’da düzenlenen festivale katılan Baykal’la tokalaşmak isteyen yüzlerce kişi ezilme tehlikesi atlattı

Niğde’nin CHP’li Ulukışla İlçe Belediyesi’nce Ulukışla Toroslar Kültür ve Sanat Festivali’ne CHP Genel Başkanı Deniz Baykal da katıldı.

Baykal, AKP hükümetini eleştirdiği konuşmasının ardından yerine geçip kendisine ikram edilen kirazı yedi. Baykal, festivalden ayrılmak için yerinden kalkınca partililer üzerine doğru hücum etti. Baykal’ı yakından görmek dokunmak, el sıkmak isteyenlerin yarattığı kargaşa güvenlik görevlilerine de zor anlat yaşattı. Baykal, oluşturulan koridordan geçmek zorunda kalırken bir çok kişi de yere düşerek ezilme tehlikesi atlattı. Baykal, güçlükle helikoptere binerek Ankara’ya döndü.

Baykal festivalde yaptığı konuşmada ise AKP’nin ekonomik politikasını eleştirdikten sonra şunları söyledi:

DEVLET KAVGALI: Türkiye’ye baktığınız zaman, içim huzur içinde, geleceğim güven altında diyebiliyor musunuz? Devlet kendi kendisiyle kavgalı, yargısıyla kavgalı, üniversitesiyle kavgalı. Vatandaşlarla kavgalı, herkes birbiriyle kavgalı. Birbiriyle sürtüşüyor, herkes bir biriyle çekişiyor. Bu tablo böyle gitmez, inşallah da gitmeyecek.

HERK

Baykal festivalde yaptığı konuşmada ise AKP’nin ekonomik politikasını eleştirdi
ES EŞİT: Kimse dininden, mezhebinden, ırkından, etnik kimliğinden, kökeninden, sülalesinden, aşiretinden, ailesinden dolayı kimsenin üstünde değil, kimsenin altında da değil. Herkes eşit, herkes saygıdeğer. Mezhebin, kökenin, aşiretin ne olursa olsun hiç fark etmez. Türkiye bir kafatası devleti değil, bir ırk devleti değil. Türkiye’de herkes eşit, kadın erkek eşit. Bunu söylemişler, bunu ne zaman söylemişler, ta 1920’de. Ayrım yok demişler, vatandaşlık esas demişler.

IRAK UYARISI: Şimdi bu bozuldu. Burada ayrımlar yapılıyor. Bakın, bir etnik kimlik, sen kimsin sen necisin. Bu işler başladı. Bu işler başladığı zaman, Irak’ta ne oluyorsa o olur. Ayrım olursa Irak gibi oluruz. Türkiye’mizi bundan sakınmak istiyoruz. Türkiye’yi bunlardan sakınmanın yolu, devletimizin temelindeki bu Atatürk anlayışıdır. Vatandaşlık, eşitlik kardeşlik anlayışıdır.

CHP hükümeti soru yağmuruna tutuyor

Okkır’ın ölümüyle ilgili olarak soru önergeleri vermeye hazırlanan CHP, Üskül’ü de duyarsızlıkla suçluyor

ANKARA- Ergenekon operasyonu kapsamında tutukluyken, ağır rahatsızlığı nedeniyle tahliye edilen Kuddisi Okkır’ın ölümü TBMM gündemine geliyor.

CHP’li Ahmet Ersin, Okkır’ın eşi Sabriye Okkır’ın 4 Haziran’da eşinin durumuna ilişkin komisyona başvurduğunu söyledi. Ersin, 9 Haziran tarihinde komisyona, “Okkır’ın durumunun ve keyfilik izlenimi veren soruşturmaların uzun sürmesi, iddianamenin hazırlanmaması ve tutukluların aylarca cezaevinde kalmasının görüşülmesi için yazılı başvuruda bulunduğunu” anımsattı. Konuyu sözlü olarak da komisyon gündemine getirdiğini kaydeden Ersin, “Komisyon Başkanı Zafer Üskül, ’bu durumda olan çok kişi var diyerek’ başvurumu geçiştirdi” dedi.

Bu bir katliamdır

CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen ise Okkır olayına ilişkin, “bu bir katliamdır” değerlendirmesinde bulundu. Adalet Bakanı ve olayın sorumlularının istifa etmesi gerektiğini kaydeden Sevigen, “Adalet Bakanı o koltukta oturamaz. Vicdanları nasıl rahat olabilir. Buna sebep olanların ızdırap çekmesi lazım. Bir ihmalden dolayı göz göre göre bir insanın hayatı yok oldu. Bu ancak kabile ülkelerinde olur, gelişmiş ülkelerde böyle şeyler olamaz” dedi.

Soru önergesi verilecek

CHP İstanbul Milletvekili ve Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyesi Çetin Soysal da, Okkır olayının çok ciddi bir insan hakkı ihlali olduğunu belirterek araştırma ve soru önergeleriyle konuyu Meclis gündemine getireceklerini bildirdi.

Örnek niye dinlenmedi

CHP lideri Baykal, önceki akşam Habertürk televizyonunda eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek’in günlüğüne değindi. Baykal, Savcı Zekeriya Öz’ün soruşturmayı Örnek’in günlüğünde yer aldığı ileri sürülen darbe iddialarını “doğru” kabul ederek yürüttüğünü, buna karşın Örnek’i neden dinleme gereği duymadığını dile getirdi.

CHP’li Fevzi Topuz da dün, eski Örnek’in her iki oğlunun da Başbakan’a yakınlığıyla bilinen Çalık Grubuyla ilişkide olduğu iddialarını Meclis gündemine getirdi. Topuz, Başbakan Erdoğan’ın yanıtlaması istemiyle Meclis Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde, gazeteci Fatih Altaylı’nın gündeme getirdiği, eÖrnek’in oğullarının Çalık grubuyla ilişkisini sordu.,vatan

Temiz Eller’den önce kendi elin temiz olmalı

 
Baykal, Ergenekon kapsamındaki gözaltı ve suçlamaları sert dille eleştirdi.

ANKARA- Partisinin grup toplantısında Başbakan’a “Sen dokunulmazlık konusunu açmadan başka söz söyleme hakkına sahip değilsin” diye seslenen Baykal şöyle konuştu:

SANIKLARI BİLİYORLAR, SUÇU BİLMİYORLAR: İddianame 13 aydan beri yoktur. Kamuoyunu tatmin edecek, gözaltına alınanların ne olduğunu anlamaya yarayacak bir durum olmadı. Bu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırıdır, AİHM kararlarına aykırıdır. Hukukumuza, anayasamıza aykırıdır.

1980’LERDE BİLE YOKTU: 1980 askeri dönemlerinde bile 950 sanıklı davalarda iddianameler 3 ayda hazırlanıyordu.



HUKUK SINAV VERECEK: Saygıdeğer deneyimli hakim ve savcıların hukuk sisteminin ayağa kalkmasını bekliyoruz. Hepimiz Türkiye’nin savcılarına yargıçlarına güveniyoruz. Laikliğin güçlenmesi için hukukun büyük bir sınav vermesi gerekiyor. Sorun devlet yönetimini alanların hukuk ve anayasal düzeni kabul etmemiş benimsememiş olmasından kaynaklanmaktadır.

ELLERİN TEMİZ OLMALI: Başbakan, Ergenekon’u İtalya’daki Temiz Eller operasyonuna benzetiyor. Temiz Eller için düğmeye basacak olanın önce kendi eli temiz olmalıdır. Temiz ellermiş... İtalya’daki temiz ellerle senin operasyonun arasında ne paralellik var? Sen Mustafa Balbay’ı temiz Türkiye’yi engellediği için mi gözaltına aldın? Askerleri onun için mi aldın? Sen milletvekili dokunulmazlığını kaldırmadan büyük söz söyleme hakkına sahip değilsin. Sen susacaksın.

Her ihtimale hazırız yeni bir Türkiye kadrosu inşa edeceğiz

Dİyorlar ki bir akil adam grubu oluşturalım. Demokraside seçim noktasına gelenler, akil insanlardır. Ülkeyi yönetmek için işbaşına gelmiş olanlar akil adamlar değil mi? Niye akil adam olmayanları oraya getirdiniz, şimdi de akil adam arıyorsunuz? Demokrasilerde akil adam başka yerde aranmaz, olduğu yerdedir. Cumhurbaşkanı, başbakan, bakanlar kurulu üyeleri akil adamlardır. Yok, bizde ihtiyaç var.

Bütün ihtimallere karşı, kendimizi hazır hissediyoruz. Anayasa Mahkemesi ne karar alırsa alsın, İstanbul’daki dava nasıl giderse gitsin, bundan Türkiye’yi güçlendirerek çıkarmak, boynumuzun borcudur. Biz hazırlıyoruz, bizim dışımızdaki siyasi kadrolar da kendilerine yeni bir Türkiye hazırlasın. Türkiye’yi, bu kadro çıkmaza soktu. Türkiye’nin siyasi temellerini sahiplenerek, yeni bir Türkiye kadrosunu hep beraber inşa edeceğiz.

UYAP projesi mahkemeye siyaseti sokar gizlilik kalkar

Baykal, Adalet Bakanlığı’nca kurulan ve davaların elektronik ortamda takibine yarayan UYAP projesini de eleştirdi:

Bir süre önce yargı sıstemimize yeni bir proje uygulaması getirildi, Ulusal Yargı Ağı Projesi. Bu uygulama sonrasında bir kişinin yargılama süreci, verilen ifadeler, bilgiler, belgeler, yazışmalar bilgisayar ortamında bu ortama aktarılıyor. Bu veriler de Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Merkezi tarafından kontrol ediliyor. Ben, “Bu durumdan Başbakan ve Adalet Bakanı sorumlu mu değil mi?” diye soruyorum. Bilgilerin, belgelerin UYAP kapsamında Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Merkezi tarafından izlenme olasılığı var mı, yok mu? Eğer böyle bir uygulama varsa, ilk tahkikat sürecinin gizliliği ortadan kalkıyor. Eğer tablo bu ise Bilgi İşlem Merkezi, bir merkezi kontrol sistemi ile ifadeleri izleyebiliyorsa, basına yansıyan belgelerin nereden kaynaklandığı arayışına katkı yapacağımıza dikkat çekmek istedim. Eğer mahkeme salonuna siyaset girerse, adalet, salondan dışarı çıkar. Türkiye’de de böyle olmuştur.