'300-500 haneye dağıtıldı diye seçimin kaderi mi değişir?'
BAŞBAKAN
Recep Tayyip Erdoğan, CHP ile MHP'nin `çamur siyaseti' yapıp, haksız
ithamlarla partilerini yıpratmaya çalıştığını öne sürerek, "Hizmet
üretemedikleri için yalan üretiyorlar. Bunlar birbirinin ruh ikizidir"
dedi. Erdoğan, 29 Mart'ı da `hesap günü' olarak ilan etti.
Mersin'deki
Metropol Miting Alanı'nda yaklaşık 25 bin kişiye hitap eden Erdoğan,
platforma ceketsiz olarak, gömlek ve kırmızı süeterle çıktı.
Konuşmasına, kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü ve herkesin
Mevlit Kandili'ni kutlayarak başladı. Kadınlara önem verdiklerini,
kadınları AKP'de daha aktif olarak görevlendirdiklerini bildiren
Erdoğan, 6.5 yıllık iktidarları döneminde Anayasa'da değişiklikler
yaptıklarını, kadın- erkek eşitliğini pekiştirip, kadına yönelik
şiddete ağır cezalar getirdiklerini söyledi. Kadınların ne tür eza,
cefa çektiklerini, eve ekmek gelmediğinde nasıl yüreklerinin
parçalandığını çok iyi bildiklerini kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:
"Onun
için `sosyal yardımlar' dedik, `kömür' dedik, valilerimizi
kaymakamlarımızı imkanlarla donattık. İşte Tunceli olayını düşünün.
CHP'si de MHP'si de ayağa kalktılar. Yandaş medyaları ayağa kalktılar.
Bir vali 300- 500 tane haneye buzdolabı, çamaşır makinesi, kanepe
dağıttı diye bir seçimin kaderi mi değişir? Düşünebiliyor musunuz
nerelere düştüler? Bu sayın Baykal değil miydi? `Ne verirlerse alın,
oyunuzu da istediğiniz yere verin' demedi mi? Böyle olduğuna göre niye
rahatsız oluyorsun? Bırak bu fakir fukaraya, garip gurabaya sosyal
yardımlar ulaşsın. Aynı anlayış, aynı zihniyet 22 Temmuz seçimlerinde
de önceki seçimlerde de ne dedi? `Bunlar herkese birer altın veriyor
seçimi öyle kazanıyor'. Sizlere de bu altınlardan ulaştı mı? Ne olur
gelin şu 29 Mart'ta bunlara sandıkta bir tokat daha atın ve `şu anda
alamadığımız altınların hesabını soruyoruz sizden' deyin onlara."
`YAV BAHÇELİ'
Erdoğan
konuşmasının devamında MHP Lideri Devlet Bahçeli'ye yüklenirken, `Yav
Bahçeli' diye seslendi. Kendise `Şeyh-ül İslam' diye birşey
dedirtmediğini, Bahçeli'nin bunu konuşmaya başladığını belirten
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yav sayın Bahçeli, Şeyh-ül
İslam kime denir sen bunu biliyor musun? Önce bunu bir öğren yahu.
Tayyip Erdoğan nerede böyle bir şey ifade etti? `Ben Şeyh-ül İslamım'
diye bir laf benim ağzımdan bugüne kadar çıktı mı? `Padişahım' diye bir
laf benim ağzımdan çıktı mı? `Sultanım' diye bir laf benim ağzımdan
çıktı mı? Neyin sultanı olmaya çalışıyorum biliyor musun? Ben
gönüllerin sultanı olmaya çalışıyorum. Çünkü biz milletimize efendi
olmaya değil, sultan olmaya değil, padişah olmaya değil, hizmetkar
olmaya geldik. Bizim mücadelemiz bu."
`29 MART HESAP GÜNÜ'
Kimin
padişahlık, saltanat özlemi içinde olduğunu milletin çok iyi bildiğini
söyleyen Erdoğan, bu konuda Baykal'ı eleştirirken de "Sayın Baykal kaç
yıldır şu CHP'nin başında?" diye sordu. Yıllardır tahtta oturur gibi o
köşelerde oturup, ahkam kesiyorlar. Bu milletin tarihine, kültürüne,
asli ve asil medeniyetine küfür ederek, bu milletin aziz ecdadına dil
uzatarak, millete `bidon kafalı, göbeğini kaşıyan adam' diyerek
saltanat sürüyorlar. 29 Mart, bu bakımdan çok ama çok önemli.
İnanıyorum ki 29 Mart'ta bu hesabı bunlar ödeyecek. 29 Mart hesap günü
olacak."

Erdoğan, CHP'li Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin kentin çöp sorununu dahi çözemediğini öne sürerek, şöyle devam etti:
"Mersin'de
neler yapıldığı ortada. Birkaç makyajdan başka... Bir çöp meselesini
halledemediler. `Biz devreye girelim, yapalım' dedik. Birbirlerine
girdiler. Burada yerelde bu işi çözemeyenler ne olacak da genelde bu
işi çözecekler. CHP ve MHP sadece laf, laf, laf. Durumları bu. Ak Parti
iktidarına gelene kadar onların ne yaptıklarını size söyleyeyim. Birkaç
gün öncesinde İstanbul'da CHP, çarşaflı bir hanımefendiyi kameraların
önünde tartakladı. Ne dediler biliyor musunuz? Ak Parti'li bir
provokatör. Yandaş medyaları bunu böyle yayınladı. Şiddet uyguladılar.
Aynı şekilde İstanbul'da Kadıköy'de Caddebostan'da bizim seçim
koordinasyon merkezlerinde aynı yanlışları yaptılar. Terbiye dışı
harekette bulundular. Oradaki hanım kardeşlerimizin yüzlerine
tükürdüler. Bunlar bu denli barış içinde yarış anlayışından uzaklar.
Bunların kadın haklarından anladıkları budur. Tekme tokat kadınlara
saldırmak. Biz yoksullar üzerinden değil, yoksullar için, özürlüler
üzerinden değil, özürlüler için, kadınlar üzerinden değil, kadınlar
için siyaset yapıyoruz."
Mersin'e yaptıkları eğitim
yardımlarından da söz eden Başbakan Erdoğan, küçük çocuklara bilgisayar
kullanıp kullanmadıklarını sordu. Erdoğan, "Okullarımıza 10 bin 227
bilgisayar gönderdik. Bilişim teknoloji sınıflarını biz kurduk. Niye
istedik ki; yavrularımız dünya ile buluşsun. Bilgisayar nedir öğrensin.
Geçmişte, birileri yavrularımızın eline bıçak verdi, silah verdi. Biz
de bilgisayar veriyoruz. Farkımız bu" dedi.
İŞSİZDEN İNTİHAR GİRİŞİMİ
Başbakan'ın
konuşmasının sonlarına doğru, işsiz olduğunu söyleyen 35- 40
yaşlarındaki Halil İbrahim Akkuzu, miting alanı kenarındaki elektrik
direğine çıkarak intihara kalkıştı. Başbakanlık korumaları ve miting
güvenliği için bulunan polisler, aşağı atlayacağını söyleyen ve akli
dengesinin bozuk olduğu ileri sürülen Akkuzu'yu iknaya çalıştı.
İsteklerini içeren bir mektup aşağı atan Akkuzu'nun atlama ihtimaline
karşı itfaiye ekiplerinden yardım istenip, direk altına hava yastığı
açıldı.
Ardından vincin sepetiyle direkteki Akkuzu'ya ulaşan
polis, onu kolundan yakaladı ve aşağı indirdi. Miting alanında
bulunanlarca yuhalanan Halil İbrahim Akkuzu'ya kakalabalıktan bazı
kişiler sopayla saldırdı. Polis linçten kurtardığı Akkuzu'yu alandan
götürdü. Başbakan Erdoğan da kürsüden fark ettiği hareketlilik
karşısında kalabalığa, "Merak etmeyin bizim görevli arkadaşlarımız
böyle şeylere alışık" dedi.
Miting öncesi kendini `Ateist şair'
olarak tanıtan Oktay Avcu'nun açtığı, `Türkiye'nin ikinci Atatürk'ü
Erdoğan. Barış her zaman savaşı yenecek. Silaha gerek yok. Özgürlükler
terörü bitirecek. En doğru yoldasın devam et. Ataist şair Oktay Avcu'
yazılı döviz polis tarafından alındı. Avcu, miting alanına girişte bu
döviz nedeniyle Başbakanlık korumaları tarafından uyarıldı. Avcu, ısrar
edince döviz elinden alındı, ardından miting alanına girişine izin
verildi. vatan
|