| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

BABACAN

Yazılar

GENEL BAŞKANIMIZ SAYIN SÜLEYMAN SOYLU'NUN 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI MESAJI

GENEL BAŞKANIMIZ SAYIN SÜLEYMAN SOYLU'NUN 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI MESAJI

Büyük Türk Milleti'nin tarihindeki eşsiz kahramanlık örneklerinin en büyüklerinden biri, bundan 86 yıl önce işgal güçlerine karşı yaptığı büyük mücadelenin nihai savaşıdır.

Büyük Türk Milleti'nin tarihindeki eşsiz kahramanlık örneklerinin en büyüklerinden biri, bundan 86 yıl önce işgal güçlerine karşı yaptığı büyük mücadelenin nihai savaşıdır. Tarihimizde Başkomutanlık Meydan Savası diye geçen bu savaş, Ulu Önder Mustafa Kemal'in kahraman Mehmetçiğe ölmeyi emrettiği tarihi bir savaştır. Ekonomik koşulların ağırlığına karşın elindeki süngüsünden, yüreğindeki iman ve vatan aşkından, bağımsızlık karakterinden başka bir şeyi olmayan büyük Türk Milleti vatan toprağının son noktasından da düşman askerini çıkartmış ve Cumhuriyeti ilan etmiştir

Kimi dünya ülkelerinin sınırları kartondan çizildiği için o ülkelerin devlet başkanları bağımsızlığın bedel ödemeden kazanılmayacağını halen anlayamamıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırları kanla ve kurşunla çizilmiş ve öyle kalacaktır. Çünkü bağımsızlık için bu millet çok bedel ödemiştir, ödemeye de devam etmektedir .

30 Ağustos Zafer Bayramı, kahraman ordumuzun komuta kademesinden sınırda nöbet tutan Mehmetçiğe kadar, hepsinin göğsünün her zamankinden daha fazla kabarması daha fazla övünülmesi gereken bir gündür. Bugün kahraman ordumuza kutlu olsun. Bu vesileyle halen Türkiye'nin bölünmez bütünlüğüne kasteden kanlı terör örgütüne karşı 24 saat teyakkuzda olan kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’ne Yüce Allah'tan başarılar, muvaffakiyetler dilerken, bu vatan için şehit düşmüş aziz şehitlerimizi rahmetle, bu vatan için savaşan gazilerimizi minnetle anmak isterim.

Büyük Türk Milleti'nin Zafer Bayramı kutlu olsun.


SOYLU: MEMURA ZAM SADAKA GİBİ

SOYLU DA “ARSENİK” TARTIŞMALARINA İLGİNÇ BİR BENZETMEYLE KATILDI

MUĞLA – DP Genel Başkanı Süleyman Soylu’nun katıldığı Muğla 9. Olağan İl Kongresi Konakaltı Kültür Merkezi’nde yapıldı. Salihpaşa mevkinde kalabalık bir konvoy tarafından karşılanan Süleyman Soylu daha sonra DP’nin yeni il binasının açılışını yaptı. DP il binasının önünde kalabalık partililer tarafından sevgi gösterileriyle karşılanan Soylu, burada yaptığı konuşmasında tüm Türk milletinin 30 Ağustos Zafer Bayramını kutlayarak DP’nin 1920 ruhunun heyecanı, mücadelesi ve tamamlayıcısı olduğunu söyledi.

Soylu, kongrede yaptığı konuşmada ise “Beyaz Yürüyüş Türkiye’yi 600 yıl hakim olduğu coğrafyada sünepe ve izleyen bir ülke değil, üreten, lider ve yönlendiren bir ülke yapma mücadelesidir” dedi.

Siyaset hayatım boyunca kendi sıkıntımızı öne almadan insanların dertlerine çare olma anlayışını benimsediğini söyleyen Soylu, “DP”nin düşmüş olduğu bu durumu hazmetmiyorum itiraz ediyorum” dedi. Salonu dolduran partililer tarafından ayakta alkışlanan Soylu’nun konuşması “başbakan” sloganlarıyla sık sık kesildi..
Soylu, gittiği yerlerde milleti yalancı baharla aldatmaya çalışan iktidarın illizyonist politikalarını gördüklerini belirtti.
Soylu, son dönemlerde gübreye, elektriğe, doğalgaza, pirince, ekmeğe ve sıvı yağa yapılan zamlara da değindi. Soylu; “millet zamların altında inim inim inlerken ülkenin Başbakanı memura sadaka gibi yüzde 8.5 zam veriyor” dedi.

AKP ve CHP’yi arsenikli partiye benzetti. Fabrikaların artan maliyetleri karşılamakta zorlanarak işçi çıkardığına dikkat çekerek, Niğde ve Gaziantep’teki fabrikalardan örnek verdi.

Soylu; “Ey koca Türkiye bir taraftan ırmakları olan, yeraltı kaynakları olan, ovaları olan koca Türkiye fabrikalarıyla bölgesinde efsane olan koca Türkiye, bırakmayacağım seni AKP’ye” diye konuştu.

Soylu, Türkiye’nin vizyonunu ve ideallerini kaybettiğini söyledi.

Türkiye bugün güçsüz durumdadır. Çünkü devletiyle, işçisiyle, memuruyla, çiftsiyle, öğrencisiyle borçlu bir Türkiye vardır.

Düşük kur, yüksek faiz politikalarının yerli üretim faktörlerini devreden çıkardığını söyleyen Soylu, bu yüzden gelirlerin azaldığına, büyümenin düştüğüne ve işsizliğin arttığına dikkat çekti.

Soylu, “Başbakan hani durmak yok” diyordu ya. Doğru söylüyor. Başbakan, durmak yok yolsuzluğa devam, durmak yok işsizliğe devam, durmak yok tarlaları ipotek ettirmeye devam, durmak yok yandaşlarını zengin etmeye devam, durmak yok fabrikaları kapatmaya devam” diye konuştu.

Başbakanı eleştiren Soylu, “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” diyordu Başbakan. Doğru söylüyorsun üç kuruşa mahkum ettin. Emekliler için, çiftçiler, için, işçiler için, memurlar için hiçbir şey eskisi gibi değil” dedi.
DP Lideri, “Türkiye’yi gülen insanların ülkesi yapmak, ailelerin cebinin para görmesi, bu ülkede yatırım yapmak, bu ülkeyi iyi yönetmek bizim işimizdir” dedi.

Siyasi öngörülerine güvendiğini belirten Soylu, “Sayın Başkan bizi bunlardan kurtarın” diye yaka silken insanlara “Kırat’ın alternatif olacağını öngördüğümüz için yürüyoruz. Bu parti adam gibi bir DP olacaktır. Herkese demokrasinin ve millet adına siyaset yapmanın ne olduğunu gösterecektir” dedi.

82 anayasasının merkez sağı ortadan kaldırmak isteyen bir anayasa olduğunu belirten Soylu , “bu anayasa toplumu siyasetten uzaklaştırmak, görgü ve bilgisini siyasete aktarmak isteyenleri engellemek için yapılmıştır” dedi.

Türkiye’nin acil bir ekonomik programa ihtiyacı olduğunu söyleyen Soylu, değişen güçlü, modern bir Türkiye’ye ihtiyacımız var” dedi.

Tarih DP’ye yeni bir rol verdi.

Hükümetin Türkiye’yi rantçıların, tefecilerin ve faizcilerin elini teslim ettiğini ifade eden Soylu, “işte bunun kavga ederim ben. Halkımın hakkı için kavga ederim” diyerek hükümete sert çıktı.
Kaynak: DP

DP Genel Başkanı Süleyman Soylu’nun katıldığı Muğla 9. Olağan İl Kongresi Konakaltı Kültür Merkezi’nde yapıldı. Salihpaşa mevkinde kalabalık bir konvoy tarafından karşılanan Süleyman Soylu daha sonra DP’nin yeni il binasının açılışını yaptı.

DP Genel Başkanı Süleyman Soylu partisinin Denizli

SOYLU’DAN FİYAT ELEŞTİRİSİ : “ÜRETECİ FINDIĞI 2,5 YTL’YE KAPTIRDI”

DP Genel Başkanı Süleyman Soylu partisinin Denizli Belediye Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenen il kongresine katıldı. Soylu’yu Kongrenin yapıldığı salona sığmakta güçlük çeken çok sayıda partili dinledi. Konuşmasına

Soylu’dan fiyat eleştirisi : “üreteci fındığı 2,5 ytl’ye kaptırdı”
DP Genel Başkanı Süleyman Soylu partisinin Denizli Belediye Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenen il kongresine katıldı. Soylu’yu Kongrenin yapıldığı salona sığmakta güçlük çeken çok sayıda partili dinledi. Konuşmasına Ramazan’ı tebrik ederek başlayan Soylu, “Ramazan’ın ülkemize, halkımıza, İslam Alemine ve tüm insanlığa hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

DEMOKRATLAR GELECEK BU ZULÜM BİTECEK

Soylu Hükümetin politikalarını eleştirerek, Demokratların geleceğini ve bu zulmü bitireceğini söyledi. Türkiye’nin çalışanına, gencine, çiftçisine, sanayicisine bir umut yüklemek için erinmeden yüksünmeden bu mücadeleyi ortaya koyuyoruz diye konuşan Soylu, sözlerine “insanların bu genç kardeşleri gibi yeni bir direnişe, yeni bir itiraza seslendiklerini görüyorum” diye devam etti.

Hükümetin ekonomi politikalarının problemlere yol açtığını ifade eden Soylu, yaşanan sıkıntıları örneklerle anlattı. İktidarı ve muhalefeti duyarsız kalmakla suçlayan DP Genel Başkanı, “Oysa bugün Türkiye’de bunlar konuşulmuyor varsa yoksa kutsal değerler üzerinden cumhuriyet değerleri üzerinden milliyetçilik değerleri üzerinden siyaset yapılıyor” dedi.

Soylu sözlerine şöyle devam etti “AKP’nin boylu poslu olduğuna bakmayın bunların içi koftur, bunların içi boştur. Bunları silkeleyeceğiz.”

Dün açıklanan fındık fiyatlarına da değinen Soylu, fındığın maliyetinin 3,5 – 4 lirayı bulduğunu belirterek hükümeti fiyatları geç tayin etmekle ve düşük tutmakla suçladı.   Soylu şöyle konuştu “fındık hasatı 2 ay önce bitti, üreticiler bu süre içinde fındığı 2,5 liraya kaptırdı. Şimdi de maliyetine satmaya razı olacak duruma geldi. Tayyip Bey, sen arkadaşlarının yatlarında gezerken insanlar ektiklerinin hakkını alamıyor. Millete efeleniyorsun ya bir de o etrafındakilere efelensene”

Soylu, Ramazan’ın ve okulların başlamasıyla halkın yaşadığı ekonomik sıkıntıların daha da artacağını söyleyerek Başbakan’ı işine gelmeyen şeyleri duymamakla eleştirdi. Soylu sözlerine şöyle devam etti, “Erdoğan herkesi karşısındaki Baykal zannediyor. O söyleyecek Baykal laiklik diyecek, o söyleyecek Baykal Cumhuriyet diyecek.”

DENGE POLİTİKASI NE KADAR DEVAM EDECEK ?

Soylu, Türkiye’nin dış politikasının da başarısız yönetildiğini ifade ederek, Türkiye’nin herkes tarafından endişe ile izlenen bir ülke haline getirildiğini söyledi. Soylu, Türkiye’nin Kerkük’te Irak’ta ve soğuk savaşın yeniden başladığı bir süreçte yürüttüğü denge politikasını daha ne kadar devam ettireceğinin bilinmediğini sözlerine ekledi. DP Genel Başkanı Hükümete şöyle seslendi, “ 6 yıldır tek başına iktidarsın hani büyük Türkiye, hani güçlü Türkiye, 6 yıldır Türkiye’de hangi zihniyet değişimi yaşandı, sınıf mı atladı, çağ mı atladı” sözlerine benim ülkem zengin bir ülke olmalıdır, değişen bir ülke olmalıdır, lider bir ülke olmalıdır ama bu hükümet Türkiye’nin hayalini ve vizyonunu yok etti.” diye devam etti.  

AKP’yi milletin ruhunu, yarınlarını ve iradesini Anayasa Mahkemesi koridorlarında esir tutmakla itham eden Soylu, “Bu esareti sona erdirmeliyiz. Bunun için bugün hepimize iş düşmektedir” dedi.

KONGRELERE MÜDAHALE ETMİYORUM

Konuşmasında parti tabanına da mesajlar veren DP Lideri “Bu taban zor zamanlardan çıkmayı başarmış bir tabandır. Hiçbir kongreye müdahale etmiyorum yeni hazırlanan tüzükte de yetkilerimin yüzde 75’ini tabana devrediyorum. Çünkü biliyorum ki, bu parti müdahaleler yüzünden bu hale geldi. Ben bu partiye ve tabanına güveniyorum.” dedi.
Kaynak: DP

Balık avı sezonu yarın başlıyor

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, ''24 milyon hektar deniz alanı olan ülkede üretilen 772 bin ton balığın hiç bir anlamı yok. Mutlaka bunu artırmamız lazım'' dedi.

2008-2009 balık avlama sezonunun açılışı dolayısıyla Yenikapı'daki Su Ürünleri Hali Mezat Salonu'nda tören düzenlendi. Tören, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mehteran Takımı'nın gösterisiyle başladı.

Bakan Yıldırım, törende yaptığı konuşmada, Türkiye'nin denizci bir ülke olduğunu ancak denizci bir millet olamadığını belirterek, sahillerin uzunluğunun, kara sınırlarının 3 katı, yani 8 bin 400 kilometre olduğunu bildirdi. Yıldırım, Türkiye'nin, Hopa'dan Samandağı'na kadar dünyanın birçok ülkesine nasip olmayan sahilleri bulunduğunu, denizlerin bolluk, bereket dolu olduğunu kaydederek, ancak bu imkanların yeterince değerlendirilemediğini ifade etti.

Yıldırım, Türkiye'deki balıkçıların birçok sorun yaşadığını ancak bir dönem barınak sorunu nedeniyle adeta barınaklardan, limanlardan, sığınaklardan çıkamaz hale geldiklerini belirterek, akaryakıt vergilerini kaldırdıklarını, balıkçıların denizle buluşmasını sağladıklarını söyledi.

Balıkçılığa 2005 yılından beri her yıl yaptıkları desteğin 75 milyon YTL'yi bulduğunu, balıkçıların bunu hak ettiğini dile getiren Yıldırım, ''Çünkü onlar, gece gündüz demeden denizin zor şartlarıyla mücadele ederek balık tutuyorlar ve insanımıza balığı sevdirmeye çalışıyorlar'' dedi.

YENİ BALIK HALİ PROJESİ

Bakan Yıldırım, balıkçılara yakışır dünya normlarında balık hali yapmaya karar verdiklerini ve bununla ilgili adımlar attıklarını hatırlatarak, Gürpınar'da yapılacak yeni balıkçı hali tamamlandığında, balıkçılığın daha da güzelleşeceğini, sektörün sorunlarının çok daha azalacağını vurguladı.

Yenikapı Su Ürünleri Hali'ne kamyonların ve diğer ağır taşıtların girmesinin yasak olduğunu anımsatan Yıldırım, ''Yeni balık hali yapıldığında balıkçılar bunlardan kurtulacak. Şimdiki sorun için özel bir düzenleme mutlaka yapılacaktır. Ben de belediye başkanımız ve valimizle bu konuyu görüşeceğim. Çünkü balığın, ulaşacağı yere tazeyken ulaşması lazım'' diye konuştu.

Binali Yıldırım, Yeni Su Ürünleri Yasası'nın çıkmasında balıkçıları olumsuz yönde etkileyecek düzenlemeler olmaması için gerekli hassasiyeti göstereceklerini de belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bütün alanlarda olduğu gibi balıkçılık alanında da Avrupa Birliğine (AB) uyum sağlamak mecburiyetindeyiz. Ancak kendi ulusumuzun menfaatinin icap ettirdiği hususları geciktirebiliriz. Örneğin kabotaj hakkında taşımacılığımızı AB'ye hemen açmayacağız. Çünkü bu bizim ulusal çıkarlarımıza yardımcı olmuyor. Belirli bir süre Yunanistan'ın yaptığı gibi birliğe üye olduktan sonra kabotaj hakkı diğer üye ülkelerle paylaşılabilir. Bu ve buna benzer konularda gayet tabii ki ülkemizin çıkarları neyi gerektiriyorsa o hususlara dikkat etmemiz icap ediyor.''

OTOMATİK TANIMLAMA SİSTEMİ

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Otomatik Tanımlama Sistemi'nin, balıkçı teknelerinin ve denizde hareket eden yüzen cisimlerin takibi ve emniyeti açısından çok gerekli olduğunu dile getirdi.

Otomatik Tanımlama Sistemi'ne katılımı 1 Temmuz 2009'a ertelediklerini kaydeden Yıldırım, ''2 Temmuzda bu cihazı takmayan olursa gözünün yaşına bakmam, teknesini bağlarım. Bu cezalar, balıkçılarımızı canından bezdirmişti. En ufak eksiğe 5 bin YTL ceza kesiliyordu. Geldik bunu da düzelttik. Geçmişte yazılan bütün cezaları affettik. Yeni cezaları da kademeli hale getirdik. Cezalar şimdi 250 YTL'den başlıyor ve cezanın türüne göre artıyor. Cezanın en yüksek miktarı 2 bin YTL'yi geçmiyor'' diye konuştu.

Yıldırım, 2003 yılından itibaren ülke genelinde 30 adet yeni balıkçı barınağı yaptıklarını ve su ürünleri kooperatiflerine teslim ettiklerini bildirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Balıkçılığa hizmet budur. Bir balıkçı barınağının asgari bedeli 10 milyon YTL'dir. İstanbul yöresinde, Marmara yöresinde barınak bakımından bir sıkışıklık var. Uygun yer arayışlarımız sürüyor. Rumeli ve Poyraz balıkçı barınakları İstanbul'un en önemli barınaklarıdır. Bunların eksikliklerini sürekli gideriyoruz ve bütün ihtiyaçlarını görüyoruz.''

''BALIK ÜRETİM MİKTARINI ARTTIRMALIYIZ''

Bakan Yıldırım, Türkiye'de 2003 yılında 627 bin ton balık üretildiğini, bu sayının 2007 yılında 772 bin tona ulaşarak, yüzde 24 artış sağlandığını belirterek, bunun da yetersiz olduğunu söyledi.

Binali Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti:

''24 milyon hektar deniz alanı olan ülkede, üretilen 772 bin ton balığın hiçbir anlamı yok. Mutlaka bunu arttırmamız lazım. Bu rakamın içine, çiftliklerde üretilen 140 bin ton balık da dahil. Demek ki balıkçılıkta gideceğimiz çok yol var. Ona göre organize olmamız lazım. Balık üretiminde dünyada 32'nciyiz. Bu kadar su potansiyeli olan bir ülkeye balıkçılıkta dünya 32'ncisi olmak yakışmıyor. Gemi inşaatında Türkiye'yi 23. sıradan 5. sıraya yükselttiysek, 32. sıradan 10. sıraya yükseltmek de balıkçıların vazifesi. Balıkçılığımız artık döviz de kazandırıyor. 2003 yılında ülkemizin su ürünleri ihracatı 29 bin ton ve 124 milyon dolar döviz girdisi sağlamışız. 2007 yılında ise 47 bin ton ihracat yaparak 273 milyon dolar döviz elde etmişiz.''

''BALIK YEME ALIŞKANLIĞIMIZ YOK''


Yıldırım, Türkiye'nin levrek ve çupra üretiminde Avrupa'nın yüzde 25'ini sağlayarak önemli bir konuma geldiğini ifade etti.

Bunun diğer balık çeşitlerine de yaygınlaştırılmasının en büyük beklentileri olduğunu dile getiren Yıldırım, şöyle konuştu:

''Alabalık üretiminde Avrupa birincisi konumuna geldik. Fakat bir kötü istatistiğimiz var. Balık yemeyi bilmiyoruz. Balık yeme alışkanlığımız yok. Dünyada kişi başına tüketilen balık miktarı yılda 15 kilogram, Türkiye'de 7 kilogram. Bu rakam Türklerin balık yeme alışkanlığının, henüz istenilen düzeyde olmadığını gösteriyor. Avrupa'da bu rakam daha da yüksek, 22 kilogram. Türkiye'deki balık tüketiminin üç katı. Demek ki çok balık tutacağız, halkımızı da balık yemeye alıştıracağız. Filomuz oldukça büyük, 21 bin 672 tane teknemiz var. 111 bin ruhsatlı balıkçımız var. Balıkçılık camiası yan sektörleriyle birlikte 2.5 milyon insanımıza iş, aş sağlıyor. Hiç öyle ihmal edilecek bir sektör değil. Bu sektörün ihtiyaçlarını görmek bizim boynumuzun borcudur.''

ÇİFTLİK BALIKÇILIĞI


Balık çiftliklerine de değinen Yıldırık, ''Balık çiftliklerine ihtiyacımız var. 'Balık çiftlikleri olmasın' demek, doğru değil'' dedi.

Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Çünkü doğal balık türlerimiz bilinçsiz avlanmayla yok olmaya başladı. Bunun için kültür balıkçılığı bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'de de yapılıyor, yapılmaya devam edilecek ama işin kolayına kimsenin kaçmaması, doğayı tahrip etmemesi gerekiyor. Çünkü deniz dipleri sadece balıkçılık için değil, turizm, çevre ve geleceğimiz için lazım. Bunun için bu çiftlikler sahilden belirli bir mesafede, akıntının olduğu belirli bölgelerde olmalıdır. Böylece balıkçılığımız ve doğa korunacak, turizmin gelişmesi engellenmeyecek.''

Bakan Yıldırım ve katılımcılar, bereketli bir sezon geçmesi için okunan duanın ardından, temsili olarak kurdele keserek balık sezonunun açılışını yaptılar.

Bakan Yıldırım, açılışın ardından ''Uçan Balık'' adlı balıkçı gırgırını kullanarak, Yenikapı açıklarına kadar gitti.

Daha sonra törene katılanlara balık ikram edildi.

(AA)

Otoyol ve köprülerde otomatik ve kartlı geçişe ilgi

Yeni Haber
Boğaz köprüleri ile paralı otoyollarda kullanılan Otomatik Geçiş Sistemi (OGS) ile Kartlı Geçiş Sistemi (KGS) uygulamalarına olan ilginin her geçen gün arttığı, her iki sistemdeki abone sayısının 3 milyon 398 bin 710'a ulaştığı bildirildi.

Kara yolları Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Çelikcan, otoyol giriş ve çıkışlarındaki araç yoğunluğunu önlemek üzere başlatılan OGS ve KGS sistemine kullanıcıların ilgi göstermeye başladıklarını söyledi.

OGS ve KGS'nin otoyol kullanıcılarına zaman ve paradan tasarruf sağladığını belirten Çelikcan, OGS abone sayılarının 1 milyon 521 bin 286, KGS abone sayılarının da 1 milyon 877 bin 424 olduğunu ifade etti.

Çelikcan, toplam OGS ve KGS kullanıcı sayısının 3 milyon 398 bin 710'a ulaştığını vurgulayarak, sürücülerden seri ve konforlu geçişler için sistemden yararlanmalarını istedi.

Çelikcan, OGS ve KGS'nin kullanılması durumunda geçişlerin yüzde 20 indirimli olduğunu da hatırlattı.,kaynak,sabah

Doktorlara pos cihazı zorunluluğu yarın başlayacak

Serbest çalışan hekimlerin muayenehanelerinde POS cihazı bulundurma zorunluluğu yarın başlayacak.

Serbest çalışan hekimler, diş hekimleri ve veteriner hekimler, bu tarihten itibaren kredi kartı ile yapılan ödemelerde POS cihazı kullanacak.

Söz konusu cihazlarla düzenlenecek POS fişleri de, mükelleflerce yürütülen serbest meslek faaliyetinde, Vergi Usul Kanununa uyumlu ''serbest meslek makbuzu'' olarak kabul edilecek.

KULLANILACAK CİHAZIN ÖZELLİKLERİ

Hekimlerce kullanılacak POS cihazları ve bunların üreteceği belgeler, şu özelliklere sahip olacak:

-Belge üzerinde mükellef bilgileri, tarih, saat, sıra no, hizmetin cinsi, vergi tutarı bilgileri ile ''Bu belge V.U.K uyarınca serbest meslek makbuzu yerine geçen belge hükmündedir'' ibaresi yer alacak.

-POS'lardan her günün sonunda günlük kapanış raporu (Z raporu) alınabilecek.

-POS cihazlarında bilgilerin kolaylıkla kararıp, silindiği, mikrokapsüllü karbonsuz kopyalama kağıt ruloları kullanılmayacak.

Serbest çalışan hekimler, diş hekimleri ve veteriner hekimler, 1 Eylül 2008 tarihinden itibaren, iş yerlerinde sadece bu özelliklere sahip POS cihazı bulunduracak ve kullanacak.

GEREKLİ ŞARTLARI TAŞIMAYAN POS CİHAZLARI TOPLATILACAK

Gerekli şartları taşımayan POS cihazları da bankalar ve katılım bankaları tarafından ya toplanacak ya da belirtilen esaslara uygun hale getirilecek.

Hekimler, yeni uygulama döneminde POS'ları kullanmak suretiyle yaptıkları tahsilatlarda, müşterilerine POS cihazından çıkan belgeleri verecek. Müşteri tarafından talep edilse dahi başka belge düzenlemeyecek.

Cihazların özelliğinden ve kredili satışlara ilişkin mevzuattan dolayı belgenin birinci nüshasının mükellefte kalması durumunda, müşteriye verilen ikinci nüsha, vergi uygulamalarında asıl belge gibi mütalaa edilecek.

Hekimler, POS'ları kullanarak hizmet verdikleri her günün sonunda kapanış raporu alacak ve bu raporları gerektiğinde Bakanlık görevlilerine ibraz etmek üzere saklayacak.

Kredi kartı kullanılmaksızın ödenen hizmetlerde ise eskiden olduğu gibi serbest meslek makbuzu düzenlenmeye devam edilecek.

3 AY ERTELENMİŞTİ

5 Ocak 2008'de Resmi Gazetede yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğiyle serbest meslek faaliyeti icra eden hekimler (diş hekimleri ve veteriner hekimler dahil) için getirilen, iş yerlerinde 1 Haziran 2008 tarihinden itibaren kredi kartı okuyucusu (POS cihazı) bulundurma zorunluluğu, mayıs ayında çıkarılan tebliğle 3 ay ertelenerek, uygulamanın 1 Eylül 2008 tarihinde başlanılmasına karar verilmişti.,kaynak,sabah

(AA)

100 eski binayı topladı, 75 katlı kuleyi Seyrantepe'ye dikecek

Menekşe Ataselim
Seyrantepe'de 100'den çok eski binanın sahibi ile anlaşıp kendine 32 dönümlük arsa yaratan Taşyapı'nın patronu Turanlı, 350 milyon dolara 255 metrelik rezidans yapacak..
Galatasaray'ın stad projesi ve Ağaoğlu'nun yapacağı rezidans kulesi ile gündemden düşmeyen İstanbul Seyrantepe'ye bir kule de Taşyapı dikecek.75, 60 ve 50 katlı 3 blok görünümünde tek binadan meydana gelen projenin en yüksek noktası 255 metre olacak. "Rusya'nın en büyük inşaat şirketi ile ortak olduk ama adını şimdi açıklamam" diyen Taşyapı'nın patronu Emrullah Turanlı ile yeni projelerini konuştuk.

HAK SAHİPLERİNE DAİRE VERECEK

* Seyrantepe'de pek çok eski binayı satın aldığınız konuşuluyor. Bu arsaları nasıl değerlendireceksiniz?
Bölgede 100'den fazla eski binanın sahibi ile anlaşmaya vardık. Şu anda hepsini yıktık. 32 dönümlük bir yerde rezidans projesine başlayacağız. Altında alışveriş merkezi ve otoparkların yer alacağı ofis ve rezidans projesi yapacağız. Daireler modül şeklinde olacak. Yani birbirine eklenip çıkarılabilecek. 400 kadar daire olabilir. 350 milyon dolarlık bir yatırım olmasını düşünüyoruz.

* 100'den çok binada kaç hak sahibi vardı? Nasıl ikna ettiniz? O kadar zor ki, 3 yıl sürdü. Toplantılar yaptık. Ne yapacağımızı anlattık. İnsanları otobüslere koyup yaptığımız inşaatları, projeleri gezdirdim. Nerelerde yaşayacaklarını gördüler. Öyle oluyor ki bir konutta 10 hisse var. 500 kişiden çok insan ediyor hepsi. Herkes bu projeden hissesi kadar pay alacak. Onlara ev vereceğim. O bölgenin bir değeri var. Rayiçlere göre hesaplama yapacağız.

* Yükseklik kaç metreye kadar çıkacak? Fiyat ne olacak? Metrekaresini en az 10 bin dolardan satarız. Şartlara göre 15 bin dolara kadar çıkabiliriz. 3 farklı binanın en yükseği 75 kat. Yüksekliği 255 metre olacak gibi. Ancak projenin mimarı Hakan Kıran daha revizyonlar yapacak. Yükseklik artabilir, ufak değişiklikler olabilir.

RUSLARLA ORTAK OLDU

* 2009'da gayrimenkule ne kadar yatıracaksınız?
Bu yıl tamamlandığında 4 bin 500 civarında konut teslim etmiş olacağız. Almond Hill, Mashattan, Bağdat Caddesi'ndeki konutlar... Hepsi bitiyor. Yerlerine yenilerini koyacağız. 1 milyar doları bulan yatırım planlıyoruz. Bomonti'deki projemiz de sırada.

* Bu yatırımlarda yalnız mı olcaksınız? Enerjideki gibi veya Donald Trump gibi yabancı ortaklar olacak mı? Yabancı ortağımız olacak ama her proje için değil. Rusya'nın en büyük gayrimenkul şirketi ile ortak olduk. Hem İstanbul'da hem Rusya'da hem de gelecekte dünyanın pek çok yerinde proje yapacağız. İlk projemiz de Seyrantepe'deki bu proje olacak.

Zara, ABD'li GAP'i tahtından indirdi

ABD'li GAP'in satışlarını geçen İspanyol Zara, dünyanın en büyük giyim perakendecisi unvanını aldı. ABD'de resesyon korkusu GAP'in satışlarını % 10 düşürdü, Zara ise satışlarını % 9 artırdı..
Satışlar anlamında dünyanın en büyük giyim perakendecisi ünvanı ABD'li GAP'ten İspanyol Zara'yı da bünyesinde barındıran Inditex Grubu'na geçti. İlk çeyrek sonuçlarına göre Zara 3.3 milyar dolar, GAP ise 3.2 milyar dolar satış gerçekleştirdi. GAP'in satışları yüzde 10 düzeyinde düşerken, Inditex satışlarını yüzde 9 oranında artırdığını açıkladı.

70 ÜLKEDE VAR
GAP'in düşen satışlarında ABD'de giderek artan resesyon korkusu nedeniyle tüketicilerin alışverişlerini kısması etkili oldu. Uzmanlar, yılın kalanının da benzer parametrelerle geçeceğini ve yıl sonunda da Inditex'in bu ünvanı korumasının beklendiğini belirtti. En önemli markası 70 ülkede 3 bin 900'den fazla mağazası bulunan Zara olan Inditex Grubu, 3 yıl önce H&M'i geride bırakarak Avrupa'nın en büyük giyim perakendecisi ünvanını ele geçirmişti. Inditex'in özellikle deniz aşırı pazarlarda hızlı büyüme stratejisiyle öne geçtiği dile getiriliyor. İlk mağazası 1975 yılında açılan Zara, İspanya dışındaki ilk mağazasını ise 1988 yılında açtı. Giyim perakendesindeki liderliklerini değerlendiren bir Inditex sözcüsü, "Başarının sırrı müşterinin istediği şeyi en kısa sürede sağlamak ve yeni şartlara hemen adapte olabilmekten geçiyor. Bizim için maliyetten bile daha önemli olan şey zamandır" diye konuştu.

KÂRI DA ARTIYOR
Inditex Grubu, 2007 yılında kârını yüzde 25 artırarak 1.2 milyar Euro'ya ulaştırmıştı. Inditex Grubu'nun en büyük markası olan Zara'nın yıllık satışları yaklaşık 6.2 milyar Euro'yu buluyor. Inditex Grubu'nun başında 72 yaşındaki İspanyol Amancio Ortega bulunuyor. Kamuoyu ve basından uzak duran Ortega, şimdiden 24 yaşındaki kızı Marta Ortega Perez'i selefi olarak gösterdi.,kaynak,sabah

1 milyar $ kredi açtık tefeciden kurtardık'

Denizbank Finansal Hizmetler Grubu Başkanı Hakan Ateş, 14 Mayıs'ta başlattıkları "Tarım Şenliği" ile tarımda verimliliğin artırılmasına, uluslararası rekabet gücünün yükseltilmesine ve tarımın modernizasyonuna katkıda bulunmak istediklerini belirtti. Ateş, çiftçiyi, üreticiyi, tefecinin elinden kurtarmak, onlara birer iş adamı kimliği kazandırmak için yola çıktıklarını anlattı. Diyarbakır'daki toplantıda Ateş, 130 kişilik bir ziraat mühendisi kadrosu istihdam eden ilk özel banka olduklarını da anlatan Ateş, tarım sektörüne 1 milyar YTL'lik bir kredi kaynağı aktardıklarını kaydetti.,kaynak,sabah

Alitalia, ikiye bölünüp satılacak

Uzun süredir finansal krizde olan İtalyan Havayolları Alitalia, iflastan korunmak için başvurdu. Şirketin hazırladığı kurtarma planına göre Alitalia 2'ye bölünüp satılacak. Zarar eden kısımların iflastan korunabileceği, öte yandan kâr eden kısımların ise yabancı havayollarına satılabileceği ifade ediliyor. Günlük zararı 2 milyon Euro'yu bulan Alitalia'nın satılması halinde Air France KLM ile Lufthansa'nın talip olacağı belirtiliyor. Taliplerin önündeki en büyük engel ise satılma halinde 7 bin kişinin işten çıkarılacağı endişesi. Başta İtalyan Başbakan Silvio Berlusconi olmak üzere pek çok kesim yüzde 49'u İtalyan devletine ait olan şirketin yabancılara satılmasına karşı çıkıyor.,kaynak,sabah