| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

BABACAN

Yazılar

Gül karar verdi

Abdullah Gül, "Milli maçı izlemek için Ermenistan'a gidecek mi gitmeyecek mi" tartışmasına noktayı koydu

Bir süredir tartışma konusu olan Cumhurbaşkanı Gül’ün Ermenistan Türkiye futbol takımları arasında oynanancak Dünya Kupası Grup Eleme Maçı için Ermenistan’a gidip gitmeyeceği, dün Köşk’ten yapılan açıklama ile sona erdi.

Cumhurbaşkanlığı internet sitesinden yayınlanan açıklamada, Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın, Gül’ü maçı izlemek için ülkesine davet ettiği hatırlatıldı. Maçın, sportif bir karşılaşmanın ötesinde, önemli fırsatlar sunan bir anlam taşıdığı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Özellikle Kafkasya bölgesi halklarını endişeye sevkeden gelişmelerin yaşandığı bir dönemde ortaya çıkan bu imkanın tüm taraflarca en iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiğine inanılmaktadır. Bu maç vesilesiyle yapılacak bir ziyaretin bölgede yeni bir dostluk ikliminin oluşmasına da katkıda bulunabileceği düşünülmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımız bu anlayışla daveti kabul etmiştir.”,kaynak,vatan

`Fanfirifon' isimli bir hat aranmış...

AKP'li belediyeden seks hattı savunması

Mehmet BULUT/GAZİANTEP, (DHA)


SAYIŞTAY denetçileri tarafından belediyeye ait GSM telefonlarından cinsel sohbet hatlarını aradıkları gerekçesiyle zimmet çıkarılan Gaziantep'in İslahiye İlçesi'nin AKP'li Belediye Başkanı Mehmet Uludağ, telefon görüşmesini kendisinin değil, işten çıkartılan bir işçinin yaptığını ileri sürdü.

İddiaya göre, belediyenin 2004 hesaplarını inceleyen Sayıştay 14'üncü Grup Şefi Uzman denetçi Kemal Koyuncuoğlu ve Uzman Denetçi Kemal Güvenç, belediyeye ait GSM'lerden çok sayıda cinsel sohbet hattının arandığını, ganyan bayilerinin aranıp ganyan oynandığını, videolu chat yapıldığını belirlemişti. Konuyla ilgili haberlerin basında yer almasından sonra AKP Gaziantep İl Başkanlığı'nda basın toplantısı düzenleyen Başkan Mehmet Uludağ, Sayıştay denetçisinin şüphe üzerine inceleme yaptığını ve kendilerinden savunma istendiğini söyledi. Uludağ, "Biz savunmamızı yaptık ve istenilen tüm sorulara cevabımızı verdik" dedi.

Uludağ, belediyeye ait GSM telefonlarından 900'lü hatların bir belediye işçisi tarafından arandığını belirlediklerini ileri sürdü. Uludağ, "Belediyeye ait GSM telefonundan `fanfirifon' isimli bir hat arandığını belirledik. Bu hattı arayan da belediyede çalışan şirket işçisi. Biz bu arkadaşımızın işine derhal son verdik. Konuşma bedeli olarak da 273 YTL'yi tahsil ettik. Konuyla ilgili belgeleri Sayıştay'a gönderdik" diye konuştu.,kaynak,vatan

Pınar aşerirse diye motosiklet aldı

4.5 aylık hamile olan Pınar Altuğ 34’üncü yaşını eşi Yağmur Atacan ile birlikte Nişantaşı Leea Cafe’de kutladı

Bora ENGİN


Hamileliğiyle ilgili konuşan Altuğ “Bebek ufak ufak tekmeler atıyor, o an çok heyecanlanıyorum. Yüzde 95 kız. Fakat her zaman yanılma payı vardır” dedi. Eşinin yanından hiç ayrılmadığını söyleyen Yağmur Atacan ise “Pınar daha aşermedi. Aşerir ve bir şey ister diye motosiklet aldım, kapıda hazır bekliyor” diye konuştu.

Kürtler de smokin giyer

Ahmet Türk de smokinini giyse, resepsiyona gitse ne olur?

Hale GÖNÜLTAŞ / ANKARA


DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, 30 Ağustos resepsiyonuna DTP’lilerin davet edilmemesinin ötekileştirme politikası olduğunu söyledi. Kaplan, “Yeni Genelkurmay Başkanı bir akademisyen. Akademisyenler daha geniş bir perspektifte konulara bakarlar. Keşke bazı şeyler o çerçevede değerlendirilse” dedi. Kaplan, “Kürtler de simokin giyer. Ahmet Türk de, resepsiyona davet edilse, o da smokinini giyse gitse ne olur” diye serzenişte bulundu. Erdoğan ve Baykal’ı da, DTP’ye yönelik tutumlarından dolayı eleştiren Baykal, “Kongremizi yeni yaptık. Bir telefon açsalardı, ’hayırlı olsun’ deselerdi ne olurdu? Siyasette bunlar olmaz mı? Elbette olur?. ’Hayırlı olsun’ deyince dilleri mi şişerdi?” diye konuştu.

DESTEK TURUNA ÇIKTILAR

16 Eylül’de Anayasa Mahkemesi’ne sözlü savunma verecek olan DTP, partinin kapatılmaması için destek arayışına çıktı. DTP yönetimi basın kuruluşları ve elçilikleri ziyaret ederek, partilerinin kapatılmaması gerektiğini anlatıyor. DTP davasının Türkiye için bir demokrasi sınavı olduğunu vurgulayan parti yöneticileri, düşüncelerini bir bir dosya halinde ziyaret ettikleri kurumlara sunuyor.



Dosyada yer alan ana başlıklar ve görüşler şöyle:

- TBMM de 21 kişilik grubuyla temsilini bulan Türkiye’nin dördüncü büyük partisidir.

- DTP kapatılamaz çünkü kapatma kararı çoğulcu demokrasilerin ilkeleriyle çelişir.

- DTP’nin kapatılması düşünce ve ifade özgürlüğünü de ayaklar altına almaktadır.

- DTP’yi kapatmak Kürt sorununda çözümsüzlükte Isrardır.

- DTP sorunların çözümünü parlamentoda arayan bir partidir.

- DTP bölücü değil birleştirici bir partidir. DTP yayılmacı, saldırgan devlet politikalarına karşı çıkan tek partidir.

Erdoğan: Dişli önemli bir özveride bulunmuştur

Erdoğan, Şaban Dişli’nin istifasıyla “özveride” bulunduğunu söyledi

Başbakan Erdoğan, hakkındaki iddiaların ardından partideki görevlerinden istifa eden AKP Sakarya Milletvekili Şaban Dişli’nin istifasıyla “özveride” bulunduğunu söyledi. Erdoğan, gazetecierin Şaban Dişli’nin, hakkındaki iddiaların ardından partideki görevlerinden istifa etmesiyle ilgili sorusuna şu yanıtı verdi:

“Yargısız infaz olarak başlamış bir süreç. Ve arkadaşımız ’Benim üzerimden genel başkanıma, benim üzerimden partime yönelik yapılan bu saldırıya daha fazla tahammül etmem mümkün değildir. MKYK’dan, MYK’dan, partimden, milletvekilliğinden istifa etmeye hazırım’ diyecek kadar önemli bir özveride bulunmuştur ve biz kendisine MYK ve MKYK’yı, hukuk sürecini rahat çalıştırabilmesi noktasında, oradan yaptığı istifayı kabul ettik.”

Başbuğ’dan Erdoğan’a nezaket ziyareti

Yeni Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ, Başbakan Erdoğan’a nezaket ziyareti düzenledi. Görüşmede terörle mücadele ve Kafkasya sorunu gibi ulusal güvenlikle ilgili gündemdeki konuların ele alındığı belirtildi. Başbakan Erdoğan 1 saat 10 dakika süren görüşmede dün Kocaeli Garnizon Komutanı’nın Ergenekon sanıkları Eruygur ve Tolon’a yaptığı ziyaretler de ele alındığını açıkladı..,kaynak,vatan

Gonca, İlhan Berk’in sevgilisi değil asistanı’


Gonca Özmen, sanat danışmanı Zerrin Ulusman tarafından “İlhan Berk, Gonca’ya aşıktı. 10 yıldır tanışıyorlardı. Berk, Gonca Özmen’in şiir kitaplarını bastırıp sanat yaşamında destek oluyordu. Son beş yıldır sevgilisiydi” diyerek, tanıtılmıştı. Şair İlhan Berk’in mimar olan oğlu Ahmet Berk, yaptığı yazılı açıklamada şunları söyledi: “Zerrin Ulusman, İlhan Berk’in hiç bir zaman yazın ve çizim yapıtlarının sanat danışmanlığını yapmamıştır. Zerrin Ulusman, sadece kendi faaliyetleri sırasında İlhan Berk’e ait resimlerin satışlarından bilmediğim bir miktar pay alarak satış simsarlığını yapmıştır.” Ahmet Berk, annesinin 2001 yılında ölümünden sonra babasının hiç sevgilisi olmadığını da belirtti.kaynak,vatan

Çiçeği burnunda üniversitelilere tarikat kıskacı

Üniversiteye kayıt yaptırmaya gelen öğrencilere baskı terminallerde başlıyor



Üniversiteye kayıt yaptırmaya gelen öğrenciler, Ankara ve İzmir’e gelir gelmez tarikat yurtlarının kıskacında kalıyor.

1 Eylül’de başlayan üniversite kayıtları için Ankara’ya gelen binlerce öğrenci AŞTİ’de (Ankara Şehirlerarası Terminal İşletmesi) tarikat yurtlarının kurduğu standlarda abluka altına alınıyor. Gelen yolcu katında özellikle 07.00 ile 09.00 arasında dinci ya da tarikatlara bağlı yurtların kurduğu standların sayısı 15’i geçiyor. Öğrenciler otobüsten iner inmez türbanlı kadın görevliler tarafından çembere alınıyor. Görevliler, öğrencileri ikna edebilmek için birçok vaatte bulunuyor.

Öğrencileri adeta zorla tutan türbanlı görevlilerin sayısının sabah saatlerinde 300’ü bulduğu, AŞTİ’de öğrencilere her türlü barınma ve burs vaadinde bulundukları belirtiliyor. Tarikat yurtlarının türbanlı stand görevlilerinin bazı öğrencilere yurtlarında kalmaları karşılığında kayıt masrafları ile harç ücretini ödemeyi bile teklif ettikleri belirtilirken, kimi tarikat yurtları ise “Burs Başvuru Masası” adlı standlarla öğrencileri kandırmaya çalışıyor.

‘Fuhuş yapılıyor’ diyorlar

Edinilen bilgeye göre, tarikat yurtlarının türbanlı görevlileri üniversiteye kayıt yaptırmaya gelen ve barınma sorunu olan öğrencileri kandırmak için üniversite yurtlarına ilişkin yanlış bilgiler veriyor. Tarikat yurtlarının türbanlı görevlileri, “üniversite yurtlarında fuhuş yapıldığını” ve “diğer yurtların ahlaklı olmadığını” savunarak, öğrencilerin ve ailelerin aklını karıştırıyor. AŞTİ’ye gelen öğrencilere dağıtılan tarikatlara bağlı yurtların afişlerinde “sohbet odaları”, “şark odaları” ve “mescit” gibi olanakların bulunması dikkat çekerken, kimi tarikat yurtları ise aynı zamanda burs da vaat ediyor.

‘Her gün 4 kez arıyorlar’

ÖSS’de derece yapan kimi öğrencilerin her türlü bilgisini edinen tarikat yurtları, bu öğrencileri her gün arayarak ikna etmeye çalışıyor. Bir üniversite standında çalışan görevli, “Öğrencilerimiz günde en az 4 kez aranıyor. Her türlü bilgiyi almışlar. Hangi üniversiteyi kazandığı, kaç puan aldığı, cep numarası... ” derken, tarikat yurtlarının zaten bir yurtta barınma hakkı kazanmış olan öğrencileri bile hedef aldığını kaydediyor.

Ege Üniversitesi’nde de bu durum kayıt döneminde görülüyor. Üniversite kütüphanesinde öğrenciler, işlemlerini tamamlarken, veliler için ayrılan bölümde tarikat üyeleri, özel yurtlar hakkında bilgi veriyor. Okul görevlilerinin engellemelerine karşın öğrenci ve velilere yaklaşan özellikle türbanlı kızlar, barınma zorluklarına dikkat çekiyor. Okula yakın yerlerdeki yurtlara öğrenci ve velileri götürerek, odaları, olanakları gösterip aileleri ikna etmeye uğraşıyor. Kent merkezi dışında bulunan okullarda da öğrenciler, tarikat evlerine davet ediliyor. (Cumhuriyet)

Saat'de casus kamera

Hong Kong merkezli Brando firmasının saati aslında bir casus kamera.
Sıradan bir saat gibi görünen ürün, üzerinde bulunan kamera yardımı ile gizlice video çekebiliyor. 352x288 piksel ebatlarında video kayıt edebilen saat, şarj edilebilir dahili bir pile sahip.

AVI formatında video kaydı yapan saatin, 2 GB dahili belleği bulunuyor. Türkiye'ye de siparj gönderebilen Brando'nun fiyatı ise 236 dolar.
detaylı bilgi burada

Kravatla şarj edin

 Güneş enerjisi nin kullanımına son sürat devam edilmekte ,Güneş enerjili araba ,klavye,tekne derken bu kezde güneş panellerini kravata monte etmişler.

k

Böylelikle güneş enerjisinden mümkün olduğunca raralanmak istemekte insan oğlu.Kravata depolanan enerji daha sonra telefon ,fotograf makinası vb.cihazları sarj etmekte.Güneşin yoğun olduğu ülkemizde işe yaraya bilir.

SOYLU : “BÖYLE HÜKÜMETİN BÖYLE TÜİK’İ OLUR”

NİĞDE - DP Genel Başkanı Süleyman Soylu, açıkladığı son yoksulluk ve açlık rakamları tartışma konusu olan TÜİK’i “böyle hükümetin böyle istatistik kurumu olur” diye eleştirdi.

Soylu, partisinin il kongresine katılmak üzere Niğde’ye geldi. Aktaş beldesinde partililer tarafından karşılanan Soylu, daha sonra Mimar Düğün Salonu’nda gerçekleştirilen il kongresine katıldı.

Binaya gelişinde partililerin sevgi gösterileriyle karşılanan Soylu’nun konuşması da sık sık alkışlarla kesildi.Soylu’ya burada üzerinde Atatürk portresi bulunan bir halı ve Türk bayrağı hediye edildi.

Soylu’nun konuşmasında ise hedef AKP ve CHP idi.

Türkiye’de 6 yıldan beri değerler üzerinden siyaset yapıldığını bildiren Soylu, sosyal barış, dayanışma, toplumsal uzlaşma, bireysel refah için 6 aydır Türkiye’yi dolaştığını anlattı. Milletle beraber olduklarını söyleyen Soylu, Türkiye’nin en beceriksiz ve başarısız insanlarının ülkeyi yönettiğini kaydetti. Özeleştiride de bulunan Soylu, “bu onların mahareti değil bizim kabahatimizdir” dedi.

Başbakan Erdoğan’ın “hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” dediğini hatırlatan ve “doğru söylüyor hiçbir şey eskisi gibi değil” diyen Soylu, artan işsizliğe ve yükselen borçlanmaya dikkat çekti.

Soylu, karşısında Baykal’ı bulan Erdoğan’ın karşılıklı tenis oynadığını kaydederken 1982 anayasasını da eleştirdi. 82 anayasasının merkez sağı devreden çıkardığını, ideolojileri körüklediğini anlatan Soylu, istenenin olduğunu kaydederken Meclis’te grubu olan 4 partinin de ideolojik olmasını örnek gösterdi. Soylu, yeni anayasa ihtiyacına vurgu yaptı.

DP’nin hiçbir şeye halkın iradesini satmayacak bir parti olduğunu vurgulayan Soylu, DP’nin milli iradeyi AKP gibi Anayasa Mahkemesi koridorlarında süründürmeyeceğini  ifade etti.

BAŞBAKAN’A “DURMAK YOK YOLSUZLUĞA DEVAM” ELEŞTİRİSİ

Soylu, AKP’nin son seçimde sloganı olan “durmak yok yola devam” söylemine de atıf yaparak ortaya atılan son yolsuzluk iddialarına değindi.

Soylu, ‘Başbakan durmak yok yola devam’ diyordu ya. “Durmak yok işsizliğe devam, durmak yok yolsuzluğa devam, durmak yok yemeye devam, çiftçiye diz çöktürmeye devam, esnafı nafakasız bırakmaya devam ”dedi.

ACİL EKONOMİK PROGRAM

Türkiye’nin acil bir ekonomik programa gereksinimi bulunduğunu kaydeden Soylu, kışın yaklaştığını, Ramazan’ın yakında başlayacağına işaret ederek hükümete “acil bir ekonomik plan ortaya koyun. Kısa, orta ve uzun vadeli yerli üretim fonksiyonlarını devreye sokan acil bir ekonomik programa ihtiyaç var. Ama hükümetin böyle bir derdi yok. bu ülkeyi bunların elinden ancak DP kurtarır” diye konuştu.

İcra dairelerinin sayısının şerefesiz minare gibi yükseldiğini  ancak Başbakan’ın Türkiye’nin altın günler yaşadığını söylediğini belirten Soylu, AKP’liler hakkındaki yolsuzluk iddialarına tekrar atıf yaparak, “tabi  Başbakan herkesin ek işi var, bir milyon dolar komisyon alıyor, iş takibi yapıyor zannediyor” dedi.

Soylu, açlık ve yoksulluk rakamlarına ilişkin güncel tartışmaya da katıldı. Başbakan’ın bu insanları simit ve çaya mahkum ettiğini anlatan Soylu, “böyle hükümetin böyle istatistik kurumu olur. Böyle başa böyle tarak” diye konuştu.

Soylu, Niğde’deki programını çeşitli sivil toplum örgütlerini ziyaret ederek sürdürdü.
Kaynak: DP