| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

BABACAN

Yazılar

çiçek,çiçekçi,çiçekler,,orkit

Ermeniler'den ölüm tehdidi!

Ermeni tasarısına karşı çıkan milletvekili, Ermeniler tarafından ölümle tehdit edildi

AA


ABD'de Ermeni meselesinde Türkiye yanlısı bir tutum izleyen Temsilciler Meclisi'nin Demokrat Parti Tennessee milletvekili Steve Cohen, Ermeni asıllı Amerikalılar'dan ölüm tehditleri alıyor.

Amerika Türk Koalisyonu (TCA) adlı kuruluştan yapılan açıklamada, Milletvekili Cohen'in, ABD'de geçen yıl Temsilciler Meclisi'nin gündemine gelen 1915 olaylarına ilişkin Ermeni tasarısının kabul edilmesine karşı çıkmasının ardından, Ermeni asıllı Amerikalılar tarafından ciddi bir biçimde taciz edildiği, Cohen'in ölüm tehditleri aldığı kaydedildi.

TCA'nın Başkanı Lincoln McCurdy, "Bir kongre üyesini ölümle tehdit etmek, terörizmden daha az bir şey olarak adlandırılamaz" dedi.

McCurdy, "Türk Amerikan toplumu, Ermeni asıllı Amerikalılar'ın ve bütün Ermeni kuruluşların bize, bu eylemleri kınamada katılmasını talep
ediyoruz. Özellikle de bu ülkede ve bütün dünyada Ermeni terörizmi tarihi ışığında" diye konuştu.

Steve Cohen, ABD Temsilciler Meclisi'ndeki Türk Dostluk Grubu'nun da üyesi bulunuyor. Cohen, 4 Kasım'da yapılacak ABD kongre seçimleri öncesinde, Tennessee eyaletinde, kendi bölgesinde düzenlenen ön seçimi, Ermeniler'in aleyhteki yoğun kampanyasına karşın rahat bir şekilde kazanmıştı.

Memphis'te yapılan Demokrat Parti ön seçiminde Cohen, oyların yüzde 79'unu almış, Ermeniler'in desteklediği siyah avukat Nikkin Tinker ise
yüzde 19 destek toplamıştı. Yahudi kökenli ve beyaz olan Cohen, seçmenlerin büyük çoğunluğunu siyahların oluşturduğu bölgesinde, siyah
bir rakibi yenerek büyük başarı kazanmıştı.

Tinker, ön seçimden önce televizyonlardan yayımlattığı reklamında Cohen'i, "siyahlara karşı şiddet dolu suçlar işleyen yasa dışı beyaz örgütü Ku Klux Klan ile" özdeşleştirmişti. Bu reklamı kınamak için Cohen'in evinde düzenlediği basın toplantısına katılan Ermeni asıllı bir
kameraman, basın toplantısında Cohen'i, 1915 olayları tasarısına karşı çıkmakla suçlayınca Cohen, kameramanı evinden kovmuş ve bu durum Amerika Ermeni Ulusal Komitesi (ANCA) tarafından protesto edilmişti.

Cohen'in kişiliğini hedef alan televizyon reklamı, Ermeni tezlerini desteklemesiyle de bilinen Demokrat Parti'nin başkan adayı Barack Obama'nın da tepkisini çekmiş ve Obama yazılı bir açıklamayla, "Bu ateşli ve kişisel saldırıların, bizim politikamızda yeri var. Bunlar, Tennessee'nin iyi insanlarına yardım edecek nitelikte değil" demişti.

İki yıldır milletvekili olan Cohen, 1915 olaylarına ilişkin ABD Temsilciler Meclisi'ndeki tasarıya karşı çıkarak geçen Ekim ayında bir basın toplantısında Türkiye'yi destekleyen bir konuşma yapmış ve bunun ardından ABD'deki Ermeni kuruluşların hedefi haline gelmişti. ANCA, Cohen'in yeniden Temsilciler Meclisi üyeliğine seçilmemesi için kampanya yürütüyordu. ANCA bu amaçla Ermeniler'in, Cohen'in rakibi Tinker'ın seçim kampanyasına 35 bin dolar yardım yapılmasını sağlamıştı.

Ermeni tasarısı, Temsilciler Meclisi'nin Dışişleri Komitesi'nden geçmiş ancak ABD Başkanı George W. Bush yönetiminin ağırlığını koymasıyla,
Temsilciler Meclisi Genel Kurulu'nun gündemine oylama için getirilmemişti. ABD'de, 4 Kasım'da başkanlık seçiminin yanı sıra milletvekili seçimleri de yapılacak.,,kaynak,vatan

'Temkinli ama etkili'

Başbuğ, dış basının gözdesi oldu. Dün de Financial Times, Başbuğ analizi yaptı

DIŞ HABERLER


Saygın finans ve siyaset gazetesi Financial Times, dünkü sayısında ‘Türkiye’nin müziksever Genelkurmay başkanı uyum yanlısı’ başlıklı analiz yazısı yayınladı. Ankara çıkışlı Alex Barker imzalı yazıda şu ifadeler yer aldı:

Beethoven dinleyen ve pragmatik bir siyaset anlayışı olan yeni Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un atanmasının ardından Türk siyasetçilerle generaller arasında çocuğunlukla gergin olan ilişkiler daha sıcak bir atmosfere girmiş olabilir. Türkiye’nin geleceği açısında Başbuğ’un AKP’ye yönelik takınacağı tavır çok kritik öneme sahip. Başbuğ tipik bir Türk generali gibi şahin görüşlü bir isim. Ancak ilk uygulaması YAŞ toplantısı sonunda İslami faaliyetleri nedeniyle hiçbir askerin ordudan uzaklaştırılmaması olunca AKP’yi de biraz rahatlattı. Bu olay temel bir değişimi de gözler önüne serdi. Aylardan beri generallerle hükümet arasında yazılı olmayan bir anlaşma vardı. Generaller AKP’nin kapatma davası konusunda ses çıkarmadı. Karşılığında PKK ve Kıbrıs gibi konulardan hükümetten destek aldılar. Göreve yeni gelen Başbuğ, Türk ordusunun yapısına uygun bir isim. Atatürk’e büyük saygı duyuyor. Klasik müzik dinliyor, Amerikan filmleri izliyor. Dogmatik ve değişime karşı şüpheyle yaklaşan bir yapısı var. Futboldan türbana kadar birçok konuda spontone açıklamalar yapan ve AKP’yle çatışıp çoğu zaman kaybeden Büyükanıt’a göre daha temkinli olacaktır. Yeni Genelkurmay Başkanı’nın daha kurbaz ve siyasi anlamda daha etkin olması beklenebilir.

Şimdi Başbuğ ile Erdoğan’ın ilişkisinin önünde 3 önemli test var:

1) KIBRIS: Barış görüşmeleri generallerin kırmızı çizgisini aşabilir.

2) ERGENEKON: Davada çıkacak sonuçlar generalleri rahatsız edebilir.

3) YENİ ANAYASA: En önemli ve en hassas test.
kaynak,vatan

Borsalar tavan yaptı


Kredİ krizi nedeniyle son bir yılda zor günler geçiren borsalar, petrol fiyatlarında yaşanan sert düşüşle nefes aldı. Özellikle hedge fonların spekülatif alımlarıyla 11 Temmuz’da 145.08 dolara çıkarak rekor kıran petrol fiyatları son bir ayda yüzde 20.63 gerileyerek 115.15 dolara indi. Petrol fiyatlarında yaşanan düşüş başta ABD olmak üzere tüm dünyada hisse senedi piyasalarını olumlu etkiledi.
Cuma günü petrol fiyatlarında yaşanan yaklaşık 5 dolarlık düşüş New York Borsası’nda Dow Jones Endeksi’nin yüzde 2.65 yükselerek 11.734 puana çıkmasına neden oldu. Böylece petrol fiyatlarının zirve yaptığı 11 Temmuz’dan bu yana Dow Jones’ta yaşanan artış da yüzde 6’ya dayandı. Petrol fiyatlarında yaşanan gerilemenin ardından tüketicilerin daha rahat harcama yapacakları ve ekonomide canlanma olacağı beklentisi borsalardaki yükselişi destekledi. Türkiye’de AKP kapatma davasına ilişkin beklentilerin satın alındığı söz konusu süreçte ise İMKB yüzde 17 yükseldi.
Petroldeki gerileme Brezilya ve Rusya gibi petrol ihracatı yapan ülkelerin borsalarında ise düşüşlere neden oldu. Petrol fiyatlarındaki yüzde 21’lik düşüşle Brezilya Borsası yüzde 6’ya yakın geriledi. Cuma günü Gürcistan’la yaşanan sıcak çatışmalar nedeniyle yüzde 6.51 gerileyen Moskova Borsası, 11 Temmuz’dan bu yana yüzde 20.54 düştü.

Dev borsalar petroldeki düşüşle coştu,,kaynak,vatan

Çiftçiye sulama affı için vize çıktı


Gülümhan GÜLTEN


DSİ, çiftçinin sulamadan kaynaklanan yaklaşık 1.4 milyar YTL’lik borcunu siliyor. İlgili düzenleme meclisteki bir torba kanuna sessiz sedasız iliştirilmişti. Önceki gün Cumhurbaşkanı Gül’ün onayladığı kanun yürürlüğe girince, DSİ de usul ve yöntemi belirleyecek ikincil mevzuat hazırlıklarına başladı

DSİ’ye sulamadan kaynaklı çiftçi borçlarının silinmesini öngören kanun, önceki gün Cumhurbaşkanı Gül’den vize alarak yasalaşınca, DSİ de hazırlıklara başladı. Çiftçinin DSİ’ye sulamadan kaynaklanan yaklaşık 1.4 milyar YTL’lik borcunu silmeyi sağlayacak olan düzenleme, Meclis gündemindeki torba yasaya sessiz sedasız iliştirilmişti. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, yasayı bekletmeden onaylayınca, DSİ de hemen ikincil mevzuat çalışmalarına başladı.

DSİ yöntem belirleyecek

Düzenlemeye göre DSİ’nin, çiftçiden 1 Ocak 2004 tarihinden öncesine ait alacakları, anapara ve temerrüt faiziyle birlikte silinecek. Halen DSİ’de 6 bin 805 adet sulama kaynaklı icra takibi bulunuyor.
Kurum, şimdi yasa kapsamına giren alacakların dökümü ve yasanın uygulanmasına ilişkin usul ve yöntemi belirleyecek ikincil mevzuat hazırlığında. Yasal düzenlemeyle ilgili bilgi veren kaynaklar çiftçilerin geçtiğimiz yıl yaşanan kuraklık nedeniyle sulamayla ilgili borçlarını ödeyemediklerini belirterek, bu düzenlemenin çiftçiye bir can suyu olacağının altını çizdiler. Ancak kuraklığın özellikle son iki yıldır yaşandığı düşünüldüğünde, silinecek borçların 2004 yılı öncesine ait tutulması bu gerekçeyi zayıflatıyor.

Hükümet afları birbiri ardına dizdi

MayIs ayında yeni bir prim affı düzenlemesi yaparak, prim alacaklarını yeniden yapılandıran hükümet, 2009 yılında gerçekleşecek yerel seçim öncesi, çiftçiye de jest yapmış oldu. Af sezonunu açan hükümetin şimdilik son adımı çiftçilerin DSİ’ye olan borçlarını affetmek oldu. Önümüzdeki dönemde hükümetin yeni af planı kapsamında, Tarım Birlikleri’nin 800 milyon YTL’lik borcuna af getirilmesinin birinci sırada yer aldığı belirtiliyor. Birliklerin affedilecek borçlarına ek olarak, kamu bankalarından düşük faizli kredi verilmesi ve faiz farkını Hazine’nin üstlenmesi öngörülüyor.

Memura promosyon müjdesi

Banka promosyonları hesaba yatacak

AA


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kamu personelinin maaş ödemelerinden doğan banka promosyonlarının ilgili banka tarafından personel adına açılan hesaba aktarılarak ödenmesi için genelge yayınladı.


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan imzalı banka promosyonları genelgesi Resmi Gazete’de yayımlandı.

Kamu maaşlarının ödenmesine aracılık eden
bankalar tarafından sağlanan ek mali imkanların tasarrufunda, kamu kurum
ve kuruluşlarında uygulama birliğine devam edilecek ve dağıtılacak
promosyonlar, ilgili banka tarafından personel adına açılan hesaba
aktarılmak suretiyle ödenecek.

Resmi Gazetenin bugünkü sayısında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan
imzasıyla çıkan genelgede, banka promosyonlarına ilişkin küçük bir
değişiklik yapıldı.

Buna göre, kamu görevlilerinin aylık ve ücretleri, Maliye Bakanlığı
Muhasebat Genel Müdürlüğünün ilgili tebliğlerinde belirtilen esas ve
usuller çerçevesinde bankalar vasıtasıyla ödenmeye devam edecek. Bu
amaçla kamu kurum ve kuruluşlarla, bankalar arasında aylık ve ücret
ödeme protokolleri yapılmaya, bu protokoller uyarınca verilecek
bankacılık hizmetlerinin yanı sıra "promosyon" adı altında ayni
ve/veya nakdi ek mali imkânlar da sağlanabilecek.

Bu çerçevede, dağıtılacak promosyonlar, ilgili banka tarafından personel
adına açılan hesaba aktarılmak suretiyle ödenecek.

Daha önceki genelgede, dağıtılacak promosyonlar, ilgili banka tarafından
personel adına eşit tutarda hesaba aktarılmak suretiyle ödeniyordu.,kaynak,vatan

İş arayanlara Akbank müjdesi

Global devlerin can çekiştiği dönemde kârını artıran Akbank 6 ayda 1.400 kişiyi işe alacak

Global kredi krizi, dev bankalara rekor miktarda zarar yazdırıp çalışan sayısını azalttırırken ilk yarıda kârını artıran Akbank 1.400 kişiyi işe alacağını açıkladı. Akbank Genel Müdürü Zafer Kurtul, “Akbank büyümeye devam edecek. 2008 sonunda kadromuz 1.400 kişi artarak 15 bin 900 kişiye ulaşacak” dedi

Dünyanın en büyük bankaları kredi krizi nedeniyle rekor zararlar açıklayıp maliyetlerini azaltmak için çalışan sayısını azaltırken Türk bankaları büyümeye devam ediyor. Türk bankacılık sektörünün “amiral” gemilerinden olan Akbank, bu yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre kârını yüzde 1.33 artırarak 1 milyar 215 milyon YTL’ye yükseltti.

Akbank, global piyasalardaki sarsıntıya rağmen kârını artırmayı başarırken, eleman çıkartan global bankaların aksine yıl sonuna kadar 1.400 kişiyi işe alacak. Akbank’ın ikinci çeyrek mali sonuçlarının açıklandığı toplantıda konuşan Akbank Genel Müdürü Zafer Kurtul, Akbank’ın aktiflerinin yılın ilk yarısında yüzde 18 büyüdüğünü, kredilerde ise yüzde 23.4 oranında sektörün üzerinde bir artış yakalandığını, 49 milyar YTL ile en fazla kredi veren banka olduklarını bildirdi. Zafer Kurtul, ikinci 6 ayda sektörde büyümenin biraz daha yavaşlayacağını düşündüklerini belirterek, “Ancak bizim ikinci 6 ayda da toplam kredi büyüme beklentimiz yüzde 40’a yakın” dedi.

Takipteki krediler azaldı

Banka mevduatının yine sektörünün üzerinde yüzde 16.3 oranında büyüme gösterdiğini belirten Kurtul, Akbank’ın net kârının ise 1 milyar 215 milyon YTL olarak gerçekleştiğini, son 1 yıllık dönemde net kârın olağan dışı kalemler hariç yüzde 8 artış gösterdiğini kaydetti.
Kurtul, “Özsermaye kârlılığı yüzde 23 olan Akbank’ın toplam aktifleri ise 85 milyar YTL’yi aştı. Kredilerin toplam aktiflere oranı yüzde 55’ten yüzde 57.8’e yükseldi. Kredilerimizdeki artışa rağmen takipteki kredilerimiz yüzde 2.5’ten yüzde 1.9’a indi” diye konuştu.

Tüketici kredileri % 14 arttı

Akbank’ın kredilerinin yüzde 37’sinin kurumsal, yüzde 29’unun tüketici, yüzde 18’inin ticari, yüzde 16’sının küçük işletme kredilerinden oluştuğunu bildiren Kurtul, dengeli bir portföyleri bulunduğunu söyledi. Kurtul, tüketici kredilerinin yılın ilk yarısında yüzde 14 artışla 10 milyar YTL’ye yaklaştığını, konut kredilerinin ise yüzde 18.6 büyüdüğüne işaret ederek taşıt kredilerinde pazar paylarının yüzde 22 olduğunu söyledi. Kredi kartlarında pazar paylarının yüzde 14.3’e ulaştığını belirten Kurtul, KOBİ kredilerinin yüzde 21 artarak 16.8 milyar YTL’ye ulaştığını ifade etti.

Akbank, İMKB’nin en değerli şirketi

Zafer Kurtul, 8 Ağustos 2008 itibariyle İMKB’nin en değerli şirketi olan Akbank’ın İMKB’nin toplam piyasa değerinin yüzde 7’sini oluşturduğunu söyledi. Akbank’ın büyümesinde en önemli faktörlerden birinin de dağıtım kanalları olduğunu dile getiren Kurtul, 792 şubeleri bulunduğunu, bunun 350 bin metrekareye karşılık geldiğini söyledi.

Büyüme bu yıl yüzde 4.5 olur


Akbank Genel Müdürü Zafer Kurtul, Türkiye’nin bu yıl yüzde 4.5 büyümesini beklediklerini ifade ederek, yıl sonu enflasyon beklentilerinin yüzde 10.6, Merkez Bankası faiz oranı tahminlerinin ise yüzde 17 olduğunu belirtti. Kurtul, bono faizlerinin yüzde 19 olabileceğini, dolar kurunu ise 1.20-1.25 olarak öngördüklerini bildirdi. Kurtul, petrol fiyatlarının düşmesinin ekonomiyi olumlu etkileyeceğini belirtti.

Kredi faizlerinde kısa vadede sert düşüşler beklenmemeli

Özellİkle petrol ve hammadde fiyatlarının düşmesinin önemine dikkati çeken Zafer Kurtul, “Politik istikrarın devam etmesi koşuluyla enflasyon ve faizlerde düşüş olacak. Faizlerin düşmesi hızlı olmayacak. Özellikle dördüncü çeyrek düşmeyi göreceğimizi bekleyebiliriz”dedi. Akbank Kurumsal Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cem Mengi ise yılın geri kalan döneminde enerji üretim ve dağıtımı, köprü, otoyol ile Milli Piyango özelleştirmeleri hesaba katıldığında, 18 milyar dolarlık kaynağın bankacılık sisteminden talep edileceğini söyledi.

Bankacılık sektörü 2008’de yüzde 30 büyür

AKBANK Başekonomisti Fatma Melek, Türkiye’nin ise dünyadaki olumsuz konjonktüre rağmen ilk çeyrekte güçlü bir büyüme yakaladığını belirterek, özellikle son dönemde petrol fiyatlarındaki gerileme ve siyasi belirsizliğin azalmasının Türkiye ekonomisine olumlu yansıdığını kaydetti. Melek, bankacılık sektörünün de hızlı büyüdüğünü, yılın ilk yarısında yüzde 20 büyüyen kredilerde 2008 yılının tamamında yüzde 30 büyüme beklediklerini belirtti.,kaynak,vatan

Iğdır’a 50 milyon dolarlık yatırım ‘peşkeş’e takıldı

Yaşar Holding ile Sancak Grubu’nun 50 milyon dolarlık çiftlik projesi bürokrasiye takıldı.

Necla DALAN


Iğdır’da 8 aydır TİGEM’den kiralanan 200 bin dönümlük çiftlik ‘Peşkeş çekiliyor imajı var’ diye devredilmiyor. Ortaklar devir beklerken Avustralya’dan getirilecek Angus cinsi 5 bin sığırın fiyatı da 1.200 dolardan 4 bin dolara fırladı

Yaşar Holding ile Sancak Grubu’nun 50 milyon dolarlık besi çiftliği projesi bürokrasiye takıldı. 8 ay önce TİGEM’den Iğdır’daki 200 bin dönümlük Kazım Karabekir çiftliğini kiralayan Yaşar ve Sancak, çiftliğin devri yapılmadığı için yatırıma başlayamıyor. Çiftlikte Avustralya’dan getirecekleri Angus cinsi 5 bin sığır yetiştirme planı olan iki ortak devir süreci beklerken sığırların fiyatı 1.200 dolardan 4 bin dolara fırladı.
İddiaya göre, bürokratların devir belgelerine imza atmamasının nedeni Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a ve AKP’ye yakınlığı ile tanınan Ethem Sancak’ın ortaklardan biri olması ve bunun “TİGEM’in çiftliği peşkeş çekiliyor” imajını yaratması. Bir diğer iddia ise Meclis’te KİT Komisyonu ile Tarım Komisyonu’nun devri engellediği yönünde.

30 yıllığına kiralandı

Selçuk Yaşar’ı yatırıma ikna etmek için uzun süre uğraştığını belirten Sancak Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak, “Bize 30 yıllığına kiralama hakkı veren ihaleyi kazandık. Ama ’Peşkeş çekiliyor’ havası yaratılıyor diye çiftliği bize devretmiyorlar. 8 aydır bekliyoruz. Başbakan Erdoğan bizzat konuyla ilgilendi. Dört defa Tarım Bakanı Mehdi Eker’e direktif verdi. Kaldı ki Sayın Bakan da bu yatırımın olmasını çok istiyor ama sorun bir türlü çözülemedi” dedi.

Kars’ı, Iğdır’ı kurtaracak bir proje için yola çıktıklarını kaydeden Sancak, “İş yaratacağız, aş yaratacağız ama bir türlü olmuyor. TİGEM özerk olduğu için ordan imza çıkmayınca hiçbir şey yapamıyoruz” yorumunu yaptı.

TİGEM’e hisse verildi

Iğdır’da sınırda, stratejik bir yerde olan çiftlikten TİGEM’e yüzde 20 hisse verdiklerine de değinen Sancak, “Hayvancılığı ıslah edeceğiz. 50 milyon dolar gibi dev bir yatırım yapacağız. Sadece biz değil TİGEM, bölge halkı, Türkiye kazanacak bu işten. Ama devir olmadığı için hayvanlar için ayırdığımız bütçe giderek kabarıyor. 8 ay önce Avustralya’dan 5 bin sığır getirme kararı aldığımızda hayvan fiyatı 1.200 dolardı. 8 ayda fiyat 4 bin dolara çıktı. Daha ne kadar bekleriz bilemiyorum. Zaten Yaşar Grubu ’Biz beklemiyoruz, yokuz artık’ derse biz de bırakırız” diye konuştu.

Sert iklimden etkilenmiyor kötü koşullara dayanıyor

* İskoçya kökenli olan Angus ırkının tescili 1835 yılında yapıldı. ABD’de etçi ırkların yüzde 60’ını Angus ırkı oluşturuyor.
n Siyah, genetik olarak boynuzsuz, kötü koşullara dayanıklı, kolay uyum sağlayan, erken gelişen ırkın bakımı da kolay. Sert iklimlerden etkilenmiyor, aksine soğuğu seviyor.

* Türkiye’de yerli ırktaki yağ oranı yüzde 35 iken Angus ırkında yüzde 7.

* 300 kilogramlık normal bir ineğin yemle Angus ırkı bir sığır 1.5 ton ağırlığa ulaşabiliyor.

* Dünyanın en lezzetli etlerinden birinin bu ırktan çıktığı belirtiliyor. Ethem Sancak, yurtdışında normal etin 100, Angus etinin ise 300 doları bulan fiyatlarla servis edildiğini söylüyo

Göller 1 milyar YTL’lik rant için hafriyat alanı oldu

u
Yeşil Göl hafriyat alanı ilan edildi...

Öge DEMİRKAN


İstanbul Büyükşehir Belediyesi, geçen yıl Tahakadı’daki Yeşil Göl’ü hafriyat alanı ilan etti. 500 milyon YTL’lik döküm alanı kapasitesine sahip alana binlerce kamyon hafriyat döktü ve bir yılda orman içindeki gölün yarısı dolduruldu. Şimdi aynı tehlike ile Büyükçekmece gölü karşı karşıya

Hafriyat alanları, İstanbul’un en büyük rant alanlarından biri haline geldi. Geçen yıl hafriyat alanı ilan edilen ve şimdi neredeyse dolmak üzere olan Yeşil Göl’den sonra, İSKİ’nin karşı çıkmasına rağmen Büyükçekmece Gölü yakınındaki Çakmaklı mevkii de hafriyat alanı olarak seçildi.
Milyon dolarlık getiri nedeniyle yeni döküm alanlarına ’darphane’ gözüyle bakılıyor. Geçen yıl Gaziosmanpaşa ilçesi sınırları içinde yer alan Yeşil Göl, Tahakadı Döküm Alanı olarak kullanılmaya başlandı. Son bir yıldır hafriyat alanı olarak kullanılan göl neredeyse doldu. Uzmanlar Yeşil Göl’ün 500 milyon YTL’lik döküm kapasitesine sahip olduğunu belirtiyor.
Balıkçılar isyan ediyor
Yeşil Göl’ün dolmasına özellikle balıkçılar tepki gösteriyor. Yıllardır gölde balık tutan Tahsin Aydın şu bilgileri verdi: “Maden çıkartıldıktan sonra burada oluşan alanda 30 yıl önce göl oluştu. Yıllar içinde sazan ve yayın balıkları yetişti. Burada 60 kiloluk balıkların tutulduğu oldu. Şimdi gölün neredeyse yarısı doldu. Balıklar ise iyice derine kaçtı. Sonuçta onlar da ölecek.”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Temmuz ayında aldığı bir karar ile yeni bir hafriyat alanının açılmasına karar verdi. Yeni alan için de Büyükçekmece Gölü kenarındaki Kıraç Beldesi sınırları içindeki Çakmaklı mevkii seçildi. Büyükçekmece Köpek Barınağı’nın bulunduğu arazi en kısa zamanda hafriyat alanı olarak kullanılmaya başlanacak. Bu alanın da kapasitesinin 500 milyon YTL olduğu tahmin ediliyor.
18 Temmuz’da İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından alınan karar incelendiğinde ortaya çok ilginç bir durum çıkıyor. Yeni alan İSKİ’nin su toplama havzası içinde bulunuyor. Hukuk-Çevre ve Sağlık Komisyonu tarafından yapılan incelemede 9 üyeden 3’ü, hafriyat alanının İSKİ su toplama havzasında kaldığını belirterek öneriye ’Katılmıyorum’ kararı bildirdi. Ancak 6 oy ile komisyon kararı meclise gönderildi ve değişiklik burada kabul edildi.

İSKİ: Sorumlu değilim

İSKİ havzası hafriyat alanı olarak ilan edilirken İSKİ’nin bu karara karşı çıktığı ortaya çıktı. İSKİ 6 Haziran’da yazdığı yazıda, yeni alanın su toplama havzası içinde bulunduğunu belirtti ve şu ifadeyi kullandı: “Mutlak koruma bandı içerisinde oluşabilecek kayıplardan idaremiz sorumlu değildir.” İSKİ şu uyarılarda bulundu: “Bölgede yapılan kollektörlere kesinlikle zarar verilmemeli. Yüzeysel suların akışı engellenmemeli. Toprak kaymasına sebep olunmamalı. Toprağın dereye akışını engelleyici tedbirler alınmalı.”

Köpek barınağı kalkacak

HAFRİYAT alanının yapılacağı Çakmaklı mevkiine gidildiğinde hem jandarmanın hem de İSKİ’nin uyarı levhaları dikkat çekiyor. Su koruma havzası olduğu için bölgeye döküm yapılmasının yasak olduğu bu levhalarla belirtiliyor. Döküm alanına gidildiğinde ise sizi Büyükçekmece Belediyesi Sahipsiz Hayvanlar Bakım Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi karşılıyor. Bu merkez 50 bin metrekare alan üzerine kurulu ve burada 2 binin üzerinde köpek barınıyor. Hafriyatın başlamasıyla barınak kaldırılacak ve başka bir yere taşınacak.

Günde 5 bin kamyon hafriyat döküyor

n İstanbul’da halen 21 hafriyat alanı bulunuyor ancak çoğunun faaliyeti bittiği için ancak 8 yer, hafriyat dökümü kabul ediyor.
n Döküm yerlerinin 6 adedini özel sektör, 2’sini ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi işletiyor.
n İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İstanbul Çevre Koruma ve Atık Maddeleri Değerlendirme Sanayi ve Ticaret A.Ş. (İSTAÇ) verilerine göre, günde ortalama 5 bin kamyon belediye alanlarına hafriyat dökümü yapıyor.
n Kamyon başına ortalama 100 YTL alınırken, belediyenin tesislerine günde 500 bin YTL’lik döküm yapılıyor.kaynak,vatan

AKP bir tercih yapmalı'

AKP’nin izleyeceği rotaya ilişkin tartışmalar sürüyor. Newsweek dergisi durumu değerlendirdi

ANKA


Anayasa Mahkemesi’nin kararından sonra AKP’nin izleyeceği rotaya ilişkin tartışmalar yurt dışında da sürüyor. Newsweek dergisinde yayımlanan makalede Anayasa Mahkemesi kararının ardından AKP’nin, “çoğulcu demokrasi ve laik siyaset”i içeren tam liberalizm ile son dönemdeki “Çoğunlukçu eğilimlerini güçlendirmeyi sürdürerek mahkeme kararına meydan okuma” arasında bir tercihle karşı karşıya kaldığı öne sürüldü.

Newsweek dergisi, ABD’nin tanınmış düşünce kuruluşlarından Washington Enstitüsü’nün kıdemli uzmanı Soner Çağaptay tarafından kaleme alınan “Yeni Türkiye Hayali” başlıklı makaleyi yayımladı. Çağaptay, makalesinde “Kökleri İslam’da olan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin, tam anlamıyla liberalizmi kucakladığı ve Türkiye’de laiklik ile demokrasi arasında kalıcı bir denge bulduğu”nu hayal ettiğini anlattı.

Anayasa Mahkemesi’nin ne zaman İslamcı bir partiyi kapatırsa bu partinin daha ılımlı bir siyasi hareket olarak yeniden ortaya çıktığını, mahkemenin, yeni partilere tepkisinin de giderek yumuşadığı belirtilen makalede mahkemenin “AKP’nin seleflerini kapattığı ancak partinin daha da ılımlaşacağı umudu ile hakkında daha az sert bir karar aldığı” görüşü dile getirildi.

Soner Çağaptay, AKP’nin sicilinin, partinin ılımlaşacağı yönünde kendisine umut verdiğini belirterek AKP’nin kurulduğunda laik demokrasi, Batı ve liberal değerlerine saygı ilan ettiğini kaydetti. “Bir süre için de AKP’nin İslam ile demokrasi arasında liberal bir denge bulduğunu ve Türkiye’yi Batı’ya doğru götürdüğü” nü yazan Çağaptay, ancak daha sonra AKP’nin AB üyeliğinin pahalı reformlar anlamına geldiğini, AİHM’nin türban yasağını destekleyen kararının da “laikliği yeniden tanımlamak icin Avrupa’ya güvenebileceğine” inanan AKP’de hayal kırıklığını yarattığı öne sürdü.

-“MAHKEME KARARI DEMOKRASİNİN CANLILIĞINI KANITLADI”-

AKP’nin “liberal, eşitleyici demokrasinin a la kart bir menü olarak” ele almaya başlayarak türban yasağını kaldırırken kadınların istihdamının azalmasına neden olan politikaları uyguladığını savunan Çağaptay, “AKP döneminde Batı değerlerinin erozyonu, partinin İslamcı soyuna ilişkin korkuları canlandırdı ve Türkiye, destekçileri ile muhalifleri arasında bölündü” görüşünü dile getirdi. AKP’nin “çoğulcu bir demokrasi anlayışından çoğunlukçu bir demokrasi anlayışına” kaydığı öne sürüldüğü dergide partinin seçimlerde yüzde 47 oyu elde ettikten sonra “halkın verdiği yetkiyi açık çek” olarak yorumlaya başladığını öne sürdü. Newsweek’deki makalede Anayasa Mahkemesi’nin kararının Türkiye’nin “yargı darbesi”ne doğru ilerlediği gibi alarm verici tahminlerin yanlış çıktığını gösterdiği vurgulanırken de mahkemenin kararının Türkiye’deki demokrasinin “canlı” olduğunu kanıtladığının altı çizildi. Mahkeme kararının ardından AKP’nin, “samimi Avrupa yanlısı siyasi programı” benimseyebileceğini, ekonomik ve sosyal reformları yapabileceği belirtilen dergide AKP'nin “Çoğulcu demokrasi, laik siyaset ve farklı düşünce hakkını da içeren tam liberalizm” yada “çoğunlukçu eğilimleri güçlendirmeyi sürdürecek mahkemenin kararına meydan okuma” arasında tercih ile karşı karşıya kaldığı vurgulandı.

-"AKP DAR DEMOKRASİ ANLAYIŞINI BENİMSERSE TÜRKİYE'Yİ ORTASINDA BÖLER"-

“Yargının İslamcı partilere karşı harekete geçmesi, bu partileri ılımlaştırırken onları siyasi merkeze çekerek ve popüler mağdur etiketini armağan ederek daha popüler yaptı” değerlendirmesinin de yapıldığı makalede şöyle devam edildi:
“Recep Tayyip Erdoğan, mahkeme kararına tepki göstermiş bulunuyor ve AKP, karşılıklı denetleme sistemini reddederek ve AB katılımının gerçek çalışmalarını gözardı ederek dar demokrasinin anlayışını benimseyebilir. Böyle bir zihniyetle AKP, kadın istihdamına, içki tüketimine ve laik eğitime olan hoşnutsuzluğu ile dine dayalı toplum vizyonunu güçlendirerek Türkiye’yi ortasında böler. Böyle bir gelişme, kaçınılmaz olarak AKP’ye karşı sert yargı eylemini, belki kapatmayı beraber getirir.”kaynak,vatan