| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

BABACAN

Yazılar

Meğer Fatih Ürek işkence, İbo fuhuş ekibindeymiş!

hükümet,rusya,rüşvet,
Ergenekon iddianamesinde adı geçmeyen bir isim kalmadı desek yeridir. İddianamenin ek klasörlerindeki belgelerde Kadir İnanır’dan Sezen Aksu’ya kadar pek çok ünlü isim karşımıza çıkmış durumda. Belgelerde “işkenceci” olarak adı geçen bazı isimlere merak edip sorduk: “Burada adınızın geçmesi konusunda ne düşünüyorsunuz?” Çoğunun bundan haberi bile yoktu. Bir grup ise sinirlenip sorularımızı yanıtsız bıraktı. Yanıt veren “işkenceciler” ise özetle “Bunlar tamamen deli saçması” dedi

Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan emekli Tuğgeneral Veli Küçük’ün evinde elde edilen örgüt dökümanları içerisinde “Arenadaki Sanat Gladio Sanatçıları” isimli dokümanın “İstihbarat Örgütlerinin Fuhuş ve Eğlence Sektörü Bağlantıları” başlığı altında Nükhet Duru, Nuri Sesigüzel, İbrahim Tatlıses, Sibel Can, Gülben Ergen, Sezen Aksu, Emel Sayın, Ayman Artun, Lüks Nermin, Terzi Mualla, Kenan Kalav, Turgut Demirağ, Leyla Sayar, Rüçhan Çamay gibi birçok kişinin özel hayatları, etnik kimlikleri ve ideolojik düşünceleri ile ilgili fişleme yapıldığı görülüyor.

Ergenekon iddianamesinin delil klasörlerinde “İçinde MİT geçen belgeler” klasöründe dava ile alakası olmayan sayısız belge de yer aldı. Sanıkların evlerine yapılan baskınlarda her türlü doküman hiçbir elemeden geçirilmeden toplanınca, davayla alakası olmayan belgeler de klasörlerde yer aldı. Sempatik tavırlarıyla bilinen sanatçılar belgelerde azılı işkenceciler arasında gösteriliyor.

“41 trilyon dolar aldılar, Rus hükümeti ile işbirliği yaptılar”
404 nolu klasörde yer alan belge, “İnsanlık tarihinin en büyük vahşetini 7,5 yıldan bu yana aldıkları 41 trilyon dolar karşılığı tamamen suçsuz bir insana karşı Türk hükümeti ve MİT müsteşarı adına uygulayan ve uygulatan ve Rus hükümeti ile işbirliği yapanların listesi ve aldıkları vahşet ücretleri” başlığını taşıyor.
Belgede sanatçısından işadamına, sporcusundan politikacısına ve avukatına kadar yüzlerce kişinin adı yer alıyor. Ölüm işkencesine ve vahşetine katılan MİT’çi sanatçılar listesinde göze ilk çarpan isim ise yılan dansıyla tanınan Fatih Ürek.

Hülya Avşar, Müjde Ar, Sibel Can, Yıldız Tilbe, Emel Sayın...
Avukat-yazar Gürkan Tanyeli imzasıyla delil klasörüne giren listede isimlerin yanında aldıkları vahşet ücretleri de yer alıyor. Avukatlar ve MİT görevlileriyle başlayan liste ilerledikçe ortaya atılan isimler de komikleşmeye başlıyor.
Azılı işkenceciler listesinde birçok ismin yanı sıra Kadir İnanır, Lale Mansur, Hüner Coşkuner, Yeşim Salkım, Zuhal Olcay, Sibel Can, Hülya Avşar, Müjde Ar, Hande Ataizi, Emel Sayın, Ferhan Şensoy, Yıldız Tilbe, Ayşen Gruda, Tarık Tarcan, Göksel Arsoy gibi sanatçılar da bulunuyor.
Listenin devam eden kısmında bir başka başlık ise “Azılının azılısının azılısı işkenceliler”. Futbolcu Oğuz Çetin, Fikri Sağlar, Halis Toprak, Fatma Girik, İlhan Cavcav, Özer Çiller ve merhum Osman Yağmurdereli de listede yer alan isimler arasında.

Listede 1343 isim yer alıyor
Kenan Evren, Çevik Bir, Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, Mesut Yılmaz gibi isimlerin bulunduğu listede bazı isimlerin yanına kaç diş kırdıkları da not edilmiş.
Ölüm işkencesine ve vahşetine katılan MİT’çi sanatçılar listesinde Şener Şen gibi bir komedi üstadı da bulunuyor. Siyaset, politika, spor, iş dünyası ve akademisyenlerin olduğu listede 1343 isim yer alıyor.

Erdoğan’a 20 milyar dolar, Baykal’a 100 milyon dolar
Listede göze çarpan ilginç isimler ve aldıkları ileri sürülen ücretler şöyle:

Yekta Güngör Özden 30 katrilyon, Şenkal Atasagun 2 kentrilyon lira, Emre Taner 20 kentrilyon lira, Sönmez Köksal 100 milyon dolar, Tayyip Erdoğan 20 milyar dolar, Abdullah Gül 20 milyar dolar, Mesut Yılmaz 100 milyon dolar, Bülent Ecevit 100 milyon dolar, Deniz Baykal 100 milyon dolar, Rus erkek işkenceci Aleksandr Kalaşnikof 10 kentrilyon lira, Mehmet Ali Şahin 100 katrilyon lira, Abdüllatif Şener 100 katrilyon lira.

“Ben ne anlarım kırbaçtan?”
Fatih Ürek

Bana yönelik iddiaları öğrendiğimde evdeydim ve çok gülesim geldi. İki gün şaşırdım ne oluyor diye? İddialı bir şekilde nasıl işkence yapıyormuşuz? Ben de merak ediyorum.
Benimle birlikte birçok sanatçının adı geçiyor. Bu rezillikten başka bir şey değil. Sanatçı arkadaşlarla toplu bir hareket yapılırsa ben de katılırım. Bunlar hayal mahsulü şeyler. Buna devlet büyükleri bile çok gülüyordur.
Ergenekon olayının daha ne olduğunu anlamış değilim. Anlamak da istemiyorum. Çünkü ne diyeceğimi de bilemiyorum. Kısaca saçma sapan bir şey.
Ergenekon’da ismi geçenlerin hiçbirini tanımıyorum. Benim ne işim olur öyle şeylerle? Sahneme çıkar, insanları eğlendiririm. Ne anlarım kırbaçtan...


“Benim gibi işkenceden nefret eden bir insana bunu yakıştırmaları çok ayıp”
Ayşen Gruda

Benim böyle bir olaydan haberim bile yok. Adımın iddianamede geçtiğini şu an sizden duyuyorum. Benim Ergenekon’la ne ilişkim olabilir ki? Ben mi işkenceciymişim? Ben mi? İşkenceci mi? Bu bir şaka herhalde. Türkiye’nin çok sevdiği bir komedyen nasıl bir işkenceci olabilir? Bu olacak şey değil. Sizce ben kime işkence etmiş olabilirim? İşkenceden nefret eden, özgürlükten yana olan bir insana bunu nasıl yakıştırabilirler? Ayıptır, ayıp. Artık “suyu” çıktı diyelim ve kapatalım bu konuyu.
Ergenekon’la ilgili genel olarak fikrim olamıyor. Kafam çok karışık, anlayamıyorum. Buralara kadar gelen bir şeyle ilgili bir fikir olabilir mi? Ne fikrim olabilir? Bu kadar suyu çıkan bir şeyi ciddiye bile almıyorum. Dinlemiyorum bile artık. Çok ayıp.

“Deli saçması bir şey”
Kadir İnanır

Cumhuriyet gazetesinde çıkan haberde duydum ve avukatım aracılığıyla tekzip yolladık. Deli saçması bir şey... Herkese bok atıyorlar. Önüne gelene çamur atıyorlar ve deli saçması bir şey olduğu için hiç ciddiye almıyorum.
Üstüne gidilecek resmi bir şey yok ortada. Ben de birine bir çamur atayım, başka bir gazetede çıksın bu da böyle bir şey. Yineliyorum, deli saçması bir şey...


“Benim ismim geçmiyor”
Hande Ataizi

Hiç öyle bir şey hakında yorum yapmak istemiyorum. Ergenekon davasında benim ismim falan geçmiyor. Böyle bir şey söz konusu olamaz. Herhalde dalga geçiyorsunuz benim hiç alakam yok.
Saçma sapan bir şey, konuşmak istemiyorum. İyice araştırmanızı yapın ondan sonra arayın.


“Ergenekon’da bir benim adım eksikti”
İlhan Cavcav

Ergenekon olayında bir benim adım eksikti. Ben de karıştım iyi oldu. Şu an benim adımın geçtiğini ilk defa sizden duyuyorum. İşkenceci olarak adım gösteriliyormuş hem de.
Ben 58 yıldır ticaretle uğraşan, namusuyla, şerefiyle çalışan, devletin hiçbir kademesiyle iş yapmayan, değirmen sanayiiyle uğraşan Türkiye’nin en önemli işadamlarından biriyim, benim Ergenekon’la falan hiçbir ilgim yok, olamaz da.
Her vatandaş gibi ben de Ergenekon olaylarının bir an önce sonuçlanmasını merakla bekliyorum.

“Ergenekon’la işim olmaz”
Nuri Sesigüzel

İsmimin geçtiğini gazetede okudum. Ergenekon’la hiçbir şekilde işim olmaz. Memleketini seven vergisini ödeyen, sözüne sadık birisiyim.
Devletle ilgili yıkıcı ve zarar verici bir şekilde hiç kimseyle tartışmadım, konuşmadım. Bunlar hayal ürünü şeyler... Devletle ilgili bir tek kötü bir telefon kaydımı bulsunlar her türlü cezaya razıyım.
Bütün bu olayların ortaya çıkmasında fayda var. Yapanın yanında kalmaması lazım.


“Adımın geçmesine hiçbir anlam veremiyorum”
Lale Mansur

Geçenlerde bir gazeteci arayıp “Ergenekon’a adınız karışmış” dedi ve bu şekilde duydum. Yurtdışındaydım. Benim dışımda Şener Şen, Zuhal Olcay, Fatih Ürek gibi isimler de varmış. Buna hiçbir anlam veremedim. Üstelik bir işkenceci olarak adımız geçiyormuş.
Düşünce suçuyla ilgili DGM’ye gitmiştim bir kere, düşünce suçu konusunda aktiftim, acaba bundan dolayı mı diye düşündüm ilk başta ama bu da işkenceye girmez ki.
Genel olarak Ergenekon olayı sayesinde aslında ülkede büyük adımlar atıldığını düşünüyorum. Yıllardır Veli Küçük adını duyuyoruz ve ilk kez birtakım tutuklanmalar oluyor. İlk kez bir general içeride ve yargılanıyor. Dokunulmazlığı olanlara dokunulmaya başlandı, bu açıdan bakarsak bence bu büyük bir adım Türkiye’de.
Ergenekon çok köklü, çok eskiden kalma, insanların tamamen kendi çıkarları için çalıştığı, bayrak, milliyetçilik diyerek birtakım duyguları da sömürerek bazı işlerin yapıldığı bir yapılanma. Umarım bu işin derinine giderler, umarım bu iş böyle yüzeyde kalmaz.,MİLLİYET,,kaynak,vatan

Pamukbank'a el koyma tezgâhı!

Çukurova'ya ait Pamukbank'a el konma sürecinde yaşanan esrarengiz olaylar Ergenekon iddianamesinde yer aldı. İddianamede Ali Vural kod adlı dönemin BDDK Başkan Yardımcısı'nın, Mesut Yılmaz, Veli Dural kod adlı Doğan Grubu yöneticisi, Citibank'ın danışmanı Anderson ile diyalogları banka üzerinde oynanan oyunları ortaya çıkardı..
Çukurova Grubu'na ait olan Pamukbank'a 2002'de el koyma sürecinin perde arkası Ergenekon iddianamesinden çıktı. Ergenekon iddianamesinin delilleri arasında Pamukbank operasyonu öncesinde dönemin BDDK Başkan Yardımcısı olduğu belirtilen ve kod adı Ali Vural olan kişi ile Doğan Medya Kurulu Yönetim Kurulu üyesi olduğu belirtilen ve yine kod ismi Veli Dural olan kişinin Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz ile arasında geçen telefon görüşmelerinin kayıtları da yer aldı. Telefon kayıtlarında en çarpıcı ifadelerin ise Citibank Başdanışman Yardımcısı Mr. Anderson'a ait olduğu gözlendi. İddianamede Mr. Anderson, 2001 krizinde Türkiye'yi devalüasyon kararı alması için ikna eden IMF'nin Başkan Yardımcısı olan ve daha sonra 2002 Şubat'ında Citigroup'un en tepesindeki koltuğa oturan Stanley Fischer'ın sağ kolu olarak değerlendiriliyor. Kayıtlar Pamukbank operasyonunda medya patronu Aydın Doğan ve dönemin Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın önemli rol oynadığını ortaya koydu. Telefon kayıtlarındaki görüşmelerde Ali Vural'ın Pamukbank operasyonuyla ilgili gelişmeleri gün gün Veli Dural aracılığı ile Aydın Doğan'a aktardığı ortaya çıktı. Vural, Pamukbank'ın sahibi Çukurova Holding'in 'başa bela olduğunu' söyleyen Citibank Başdanışman Yardımcısı Mr. Anderson'a da "Her şeyi Mesut ve Aydın Bey ayarladı, merak etmeyin" diyerek el koymanın kesinliğine ilişkin net mesajlar verdi. Ergenekon iddianamesinin 265. ek klasöründe yer alan belgelerdeki telefon görüşmelerine göre Çukurova Grubu'nun sahibi Mehmet Emin Karamehmet'e ait Pamukbank'a el konulduğu 18 Haziran 2002 gecesinden 2 gün önce Ali Vural, 17.30'da Veli Dural'ı cepten arayarak, "Abi, 'O' konuda işler yolunda mı?" diye soruyor. Veli Dural ise, "Endişe edecek bir durum yok" diye karşılık veriyor. Ali Vural da, "Tamam abi sana güveniyoruz. Aman abi sorun falan çıkarsa önce beni ara gözünü seveyim" diye konuşuyor. Belgelerde Ali Vural'ın bahsettiği "O" konunun Pamukbank'a el konulma çalışmaları olduğu vurgulanıyor. Ali Vural, Pamukbank'a el konulduğu tarih olan 18 Haziran 2002 sabahı Citibank Başdanışman Yardımcısı Mr. Anderson'u da arayarak ondan da yardım istiyor. Görüşmede temsil ettiği işadamlarının Çukorova Grubu'ndan rahatsız olduğunu dile getiren Mr. Anderson, dönemin Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı olan Kemal Derviş ve ekibiyle Türk ekonomisinin ayağa kalkacağını söylüyor. Ali Vural da "Sağolun efendim" dedikten sonra Mr Anderson şu çarpıcı ifadeleri kullanıyor:

'AYDIN VE MESUT BEY AYARLADI'
"Konuştuğumuz olay bir ülkenin kalkınmasıdır ve bu holding başımıza ileride bela olabilecek kadar büyüdü ve iştah kabartır hale geldi. Temsilcisi olduğum insanlar durumdan rahatsız. Dolayısıyla muhtemel ve beklenen bir ölümden sonra her şeyin konuştuğumuz gibi olması gerekmektedir. Bu arada ortaya çıkacak sinerjiyi çabuk ve dikkatli olarak boşaltmamız gerekir." Mr Anderson, Pamukbank konusuna tekrar dönerek, Çukurova Grubu tarafından teklif edilen Yapı Kredi ve Pamukbank'ı birleştirme isteği için de şu ifadeleri kullanıyor: "Şirket planladığımız gibi dağıtılacak. Ama bir sorun var. Birleşmek istedikleri yolundaki talep yazıları gelmiş olmalı. Bu konuyu biraz sürümcemede bırakacaksınız. Bildiğim kadarıyla karşı taraf Türkiye'de etkin bir isim. Hukuki yönden bu planları boşa çıkartırlar mı?." Ali Vural da "Beyefendi o konuları siz hiç merak etmeyin. Tüm işler bizzat Mesut ve Aydın Bey tarafından ayarlandı. Zaten bu konu adli tatile kadar muallakta kalacaktır. Tatil falan derken zaman geçecek ve "O" iş bittikten sonra anlaşılana kadar biz Pamukbank'ı satacak pozisyona getiririz ve olay bitecek" şeklinde Citibank'lı yöneticinin endişelerini gideriyor.

Tecavüzcü hoca başkan adayı olmuş

3 çocuğa taciz ve tecavüzden tutuklanan Kuran kursu hocası, Çorum'da AKP'nin başkan adayıymış

Çorum’da 3 çocuğa taciz ve tecavüz etmekten tutuklanan Ensar Vakfı Çorum Şube Başkanı Zekai İşler’in, 2009 yerel seçimlerinde AKP’nin Çorum belediye başkan adayı olarak belirlendiği ortaya çıktı. AKP yöneticileri durumu doğrularken yorum yapmaktan kaçındılar. Öte yandan İşler’in tecavüz ettiği iddia edilen Ö.Y kayıplara karıştı.

Çorum’da K.Y adlı bir imamın kızları Ö.Y’ye tecavüz ettiği, E.Y’yi de taciz ettiği ve yine babası imam olan E.G adlı kızı da taciz ettiği suçuyla geçen günlerde tutuklanan Mehmetçik Lisesi’nin din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni ve Ensar Vakfı Çorum Şube Başkanı Zekai İşler’in AKP’nin önde gelenlerinin desteğiyle 2009 yerel seçimlerinde AKP’nin Çorum Belediye Başkanlığı’na aday olmaya hazırlandığı belirtildi. Partiye yakın kaynaklardan edinilen bilgiye göre 2009 yılının Mart ayında yapılacak olan belediye başkanlığı seçimlerinde adaylık için 3 kişinin belirlendiği, parti kurmaylarından bazılarının Çorum’da dini çevrelerce sevilen İşler’in adaylığına sıcak baktıkları öğrenildi. İşler’in, vakıfta uygunsuz davranışlarının bulunduğunu öne süren bazı AKP yöneticilerininse İşler’in başkanlığına karşı çıktığı ifade edildi. İşler’in, tecavüz suçundan tutuklanmadan önce AKP içinde güçlü bir grup tarafından desteklendiği, adaylığına karşı çıkanların da ikna edilerek belediye başkanlığı seçimlerinde tek aday olarak gösterilmesinin hedeflendiği belirtildi.

Ö.Y. kayıplara karıştı

Öte yandan İşler’in tecavüzüne uğradığı iddia edilen Ö.Y kayıplara karıştı. Çorum’da bir camide görevli imam K.Y’nin küçük kızı E.Y’nin Çorum Cumhuriyet Savcılığı’na “İşler, ablama tecavüz etti. Bana da sarkıntılık etti” şeklinde verdiği ifadenin ardından savcılık Ö.Y’nin de ifadesini almak istedi. Ancak Ö.Y’nin bulunamadığı belirtildi. Çorum Cumhuriyet Savcısı, iddialar üzerine Ensar Vakfı’nın Kuran kursuna giden çok kız öğrencinin ve ailesinin ifadesine başvurdu. Cumhuriyet savcısının İşler hakkında iddianameyi tamamlamak için Ö.Y’nin ifade vermesini beklediği ifade edildi. (Cumhuriye,,kaynak,vatan

Hastanede toplu seks!

Ankara'da bir kadın-doğum hastanesinde görevli 5 güvenlikçi 'grup seks' yaparken basıldı

Güneş Gazetesi'nden Serhat Akkan'ın haberine göre, Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Hastanesi'nde bir skandal yaşandı. 3'ü kadın 5 güvenlik görevlisi kapandıkları bir odada grup seks yaparken, şefleri tarafından basıldı. Güvenlik şefi, durumu derhal başhekime bildirdi. Grup seksçi güvenlik görevlileri taşeron firma tarafından hastanedeki görevlerinden alındı..,vatan

Askere mayınlı tuzak: 9 şehit

ERZİNCAN'ın Kemah İlçesi'ne bağlı Olukpınar Köyü yakınlarında teröristlerin yola yerleştirdikleri mayını, bu sabah askeri araç geçerken uzaktan 8 asker şehit oldu, 3 asker de yaralandı. Askeri timin Kemal İlçe Jandarma Komutanlığı'na bağlı olduğu belirtildi.


VALİ GÜNGÖR: "ASKERİ ARACIN GEÇİŞİ SIRASINDA
MAYIN PATLAMASI SONUCU 8 ASKER ŞEHİT OLDU, 3 ASKER
YARALANDI"


Erzincan Valisi Ali Güngör, Erzincan'da
askeri aracın geçişi sırasında meydana gelen patlamada 8 askerin şehit
olduğunu, 3 askerin yaralandığını belirtti.

Güngör, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kemah kırsalında bir askeri
aracın geçişi sırasında mayın patlaması sonucu 8 askerin şehit olduğunu
3 askerin yaralandığını bildirdi.

Yaralı askerlerin Erzincan'daki hastanelerde tedavi altına alındığını
dile getiren Vali Güngör, konuyla ilgili incelemelerin devam ettiğini
kaydetti.

ŞEHİT ASKERLER ARASINDA BİR YÜZBAŞININ
DA BULUNDUĞU ÖĞRENİLDİ


Erzincan'da askeri aracın geçişi
sırasındaki mayın patlamasında şehit olan asker sayısının 9'a yükseldiği
bildirildi.

Edinilen bilgiye göre, Kemah kırsalında bir askeri aracın geçişi
sırasında mayın patlaması sonucu yaralanan ve Erzincan'da tedavi altına
alınan yaralı askerlerden biri şehit oldu.

Patlamada şehit olan asker sayısı 9 yükselirken, yaralanan 2 askerin de
tedavisinin devam ettiği bildirildi.

Şehit askerler arasında bir yüzbaşının da bulunduğu öğrenildi.

Anafartalar Zaferi 93 yaşında

Anafartalar Zaferi’nin 93’üncü yıldönümü Conkbayırı’nda düzenlenen törenle kutlandı

Çanakkale’de Anafartalar Zaferi’nin 93’üncü yıldönümü, o sırada Kurmay Albay olan Mustafa Kemal’in, muharebeyi bizzat sevk ve idare ettiği Conkbayırı’nda düzenlenen törenle kutlandı. Muharebelerin canlandırması izleyenlere Anafartalar Zaferi’ni yeniden yaşattı. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Park alanında bulunan Conkbayırı’ndaki törende Türk Silahlı Kuvvetleri adına konuşan 18’inci Mekanize Piyade Tugayı’nda görevli Piyade Yüzbaşı Burak Bilgin, Çanakkale Savaşları’nın tarihini anlattı. 18’inci Mekanize Piyade Tugayı’nda görevli 29 er ve erbaşın Anafartalar Zaferi adlı mizanseninde Mustafa Kemal’i çavuş Ahmet Emre Pirim canlandırırken izleyenleri duygulandırdı. Töreni izleyen bazı vatandaşlar gözyaşlarını tutamadı.

PKK mitingi gibi cenaze töreni

KESK eski Genel Sekreteri Sevil Erol Siverek'te toprağa verildi

Kamu emekçilerinin örgütlü mücadelesinde 1990 yılından bu yana aktif olarak yer alıp, KESK Genel Sekreterliği görevini yürüten ve iki gün önce Siverek’te tedavi gördüğü hastalığına yenik düşen Sevil Erol dün toprağa verildi. Sevil Erol için ilçe merkezindeki Sulu Cami’nde cenaze töreni düzenlendi. Üzeri sarı- kırmızı- yeşil örtü ile örtülen Erol’un cenazesinin bulunduğu tabut, Siverek Belediyesi’ne ait cenaze aracıyla Sulu Cami’ye getirildi. Törene DTP milletvekilleri Emine Ayna, İbrahim Binici, Gülten Kışınak, KESK Genel Başkanı Sami Evren, KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek ile çok sayıda DTP ve KESK üyesi katıldı. Erol’un dev posterlerinin açıldığı cenazede, yakınları gözyaşı dökerken, yüzlerini puşu ile gizleyen çok sayıda kişi sık sık Öcalan ve PKK lehine slogan attı.

Camiden yaklaşık 2 kilometre uzaklıktaki Siverek Asri Mezarlığı’na Emine Ayna’nın da aralarında bulunduğu kişiler tarafından omuzlarda taşınarak götürülen Erol’un tabutuna eşlik eden 3 bin kişi Türkçe ve Kürtçe sloganlar attı. Cenaze törenine katılan DTP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici’nin ağlaması da dikkat çekti. PKK flamalarının açıldığı ve sloganların atıldığı yolculuğun ardından mezarlığa getirilen Erol’un cenazesi, burada Kürtçe dualar eşliğinde toprağa verildi.

22 Temmuz genel seçimlerinde DTP’nin desteklediği ’Bin Umut’Şanlıurfa adayı olarak gösterilen Erol, adaylığı kesinleşmesine rağmen pankreas kanserine yakalandığı için adaylıktan çekilmişti.

Perinçek'e suikast notu

Perinçek'e suikast notuErgenekon davası sanıklarından Doğu Perinçek’e de 1998 yılında bir suikast planlandığı ortaya çıktı

ANKA




Ergenekon davası sanıklarından İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’e de 1998 ylılında bir suikast planı planlandığı ortaya çıktı.

Ergenekon soruşturması kapsamında eski Genelkurmay Başkanı E. Orgeneral Hilmi Özkök, Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ile Jandarma eski Genel Komutanı E. Orgeneral Şener Eruygur’a yönelik suikast planlarının çıkmasının ardından, İP Lideri Doğu Perinçek’e 1998’de bir suikast planlandığının ipucunu veren bir el yazısı notta iddianamenin ekleri arasında ortaya çıktı. Doğu Perinçek’in belgelerinin arasında yeralan 171 nolu klasörde eklerdeki belgede, Ergenekon soruşturmasını yürüten Savcılık tarafından, “Özel Harekat E. Daire Başkanı İbrahim Şahin’nin elyazısı (2006’nın sonu) Doğu Perinçek’e 1998 yılındaki suikastın arkasındaki adam” notu düşülmüş.

Notu yazan ise Susurluk olayının önemli isimlerinden Özel Harekat Dairesi E. Başkanı İbrahim Şahin. İbrahim Şahin’in el yazısı ile verdiği notta, “İzmir MHP. Musavap Devrişoğlu. MİT’in kadrolu elamanı” yazısı yeralıyor. Yazının altında Musavap Dervişoğlu ismiyle 2000 notu okla belirtiliyor. Bu rakamın yanında da 20 rakamı yeralıyor. Ayrıca notta parantez içinde Dere Döviz ibaresi de var. İbrahim Şahin’in elyazısı notun, Doğu Perinçek’e 1998 yılında muhtemel bir suikast planının yapıldığını ortaya koyuyor. Ancak o dönem Perinçek’e ilişkin suikast planı ile ilgili basına herhangi bir bilgi yansımamıştı.

Notu yazan İbrahim Şahin, Susurluk kazası sonrası ortaya çıkan faili meçhul cinayetlerinden sorumlu tutuldu. Uzun süre kaçak yaşadı. Bursa’da geçirdiği trafik kazası sonrası kısmı hafıza kaybına uğramıştı. Susurluk davasında yargılandı ve hüküm giydi. Ancak sağlık koşulları nedeniyle 20004 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından affedildi.

Ergenekon davası sanıklarından Doğu Perinçek’e de 1998 yılında bir suikast planlandığı ortaya çıktı

ANKA


Ergenekon davası sanıklarından İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’e de 1998 ylılında bir suikast planı planlandığı ortaya çıktı.

Ergenekon soruşturması kapsamında eski Genelkurmay Başkanı E. Orgeneral Hilmi Özkök, Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ile Jandarma eski Genel Komutanı E. Orgeneral Şener Eruygur’a yönelik suikast planlarının çıkmasının ardından, İP Lideri Doğu Perinçek’e 1998’de bir suikast planlandığının ipucunu veren bir el yazısı notta iddianamenin ekleri arasında ortaya çıktı. Doğu Perinçek’in belgelerinin arasında yeralan 171 nolu klasörde eklerdeki belgede, Ergenekon soruşturmasını yürüten Savcılık tarafından, “Özel Harekat E. Daire Başkanı İbrahim Şahin’nin elyazısı (2006’nın sonu) Doğu Perinçek’e 1998 yılındaki suikastın arkasındaki adam” notu düşülmüş.

Notu yazan ise Susurluk olayının önemli isimlerinden Özel Harekat Dairesi E. Başkanı İbrahim Şahin. İbrahim Şahin’in el yazısı ile verdiği notta, “İzmir MHP. Musavap Devrişoğlu. MİT’in kadrolu elamanı” yazısı yeralıyor. Yazının altında Musavap Dervişoğlu ismiyle 2000 notu okla belirtiliyor. Bu rakamın yanında da 20 rakamı yeralıyor. Ayrıca notta parantez içinde Dere Döviz ibaresi de var. İbrahim Şahin’in elyazısı notun, Doğu Perinçek’e 1998 yılında muhtemel bir suikast planının yapıldığını ortaya koyuyor. Ancak o dönem Perinçek’e ilişkin suikast planı ile ilgili basına herhangi bir bilgi yansımamıştı.

Notu yazan İbrahim Şahin, Susurluk kazası sonrası ortaya çıkan faili meçhul cinayetlerinden sorumlu tutuldu. Uzun süre kaçak yaşadı. Bursa’da geçirdiği trafik kazası sonrası kısmı hafıza kaybına uğramıştı. Susurluk davasında yargılandı ve hüküm giydi. Ancak sağlık koşulları nedeniyle 20004 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından affedildi.

Öte yandan, ANKA'nın Musavat Dervişoğlu'na ilişkin yaptığı kayıt araştırmasında herhangi bir bilgiye de rastlanmadı.
 Ergenekon davası sanıklarından Doğu Perinçek’e de 1998 yılında bir suikast planlandığı ortaya çıktı,,,vatan

Ermenistan’la yumuşama sinyalleri

Ermeni turistler Ani harabelerini gezerken geçmişleriyle kucaklaşıyor gibiydiler.

Kars’a gelen, aralarında gazetecilerinde bulunduğu bir grup Ermeni turist, Ani Antik Kenti’ni gezdi. Aralarında 17 gazetecinin de bulunduğu 27 kişilik bir grup, Gümrü’den Kars’a geldi. Gümrü Asparez Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Levon Barseğyan, geziyi Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin gelişmesi için düzenlediklerini söyledi. Barseğyan, Ani’de yürütülen kazı çalışmalarından memnuniyet duyduklarını dile getirdi. Geziye katılan öğretmen Arpine Giragasyan da ilk defa geldiği Kars’tan çok etkilendiğini ifade etti

çiçek,çiçekçi,çiçekler,Ferforje