Temmuz 2008 tarihli yazilar (sayfa 1)
Temmuz 2008 tarihli diger ogeler resimler
,
videolarTürkiye, turiste otelin dışında para harcatamıyor. Turistin para harcamadığı kredi kartı ekstrelerinden net olarak görülüyor
Turist başına harcama 146 doları ancak buldu
Ülkesİne
gelen turiste 2 bin doların üzerinde harcama yaptıran İspanya ve
Yunanistan’ın aksine Türkiye, bir türlü turistinin elini cebine
atmasını sağlayamadı. Bunun baş sorumlusu olarak otellerin “herşey
dahil” sistemi gösterilirken, otellerin dışında zengin turiste hitap
edecek restoran, kafe, eğlence mekanı gibi yerlerin azlığının ve
kalitesizliğinin de temel sebeplerden olduğu vurgulanıyor.
Bankalararası
Kart Merkezi’nin kayıtlarına göre yabancıların Türkiye’de yaptığı kredi
kartı harcamaları çok sınırlı kaldı. 2003 yılında Türkiye’yi ziyaret
eden 14 milyon yabancının Türkiye’de kartla yaptığı harcama 2 milyar
YTL’yi ancak buldu. Yabancı ziyaretçi başına kart harcaması da o günkü
kurla 95.25 dolar çıktı. Bu yıl ise harcamalarda ilk kez bir artış
görüldü. 5 ayda gelen turist sayısı 7 milyon 831 bin oldu. Turist 1.4
milyar YTL’nin biraz üzerinde harcama yaptı. Dolar bazında harcama
tutarı 146.7 dolar olarak tespit edildi,
“Kazıklanırım” korkusu var
Avrupa’da
Türkiye’de özellikle tatil yörelerinde restoranların pahalı olduğuna
dair bir düşüncenin hakim olduğu, bunun da turisti tatil köyünden
dışarı çıkartmadığı belirtiliyor. Türkiye’nin Ege sahillerinde bir
restorantta yenen yemeğin fiyatı ile Yunan Adaları’nda yenen bir
yemeğin fiyatı arasında yapılan kıyaslamalar turistin dikkatini
çekiyor. Yunan Adaları’nda çok zengin menüye sahip bir sofrada kişi
başı 25-30 euro hesap ödenirken bu faturanın Türkiye’de 70-100 euro
arasında olduğuna dair yazılar yabancı gazetelerin turizm eklerinde
sıkça çıkıyor. Türkiye’de taksilerin turiste karşı acımasız olduğu,
ekstra ücret almaya çalıştıkları da şikayet edilen bir diğer önemli
nokta.
Turist paket geliyor sadece havaalanı ve otelini görüyor
* TUI Danışmanı Hüseyin Baraner:
Türkiye bugüne kadar hep oda satmak üzerine kendini konumlandırdı. Ne
yazık ki ortam satamadık. Türkiye’ye gelen turistlerin büyük bölümü
paket turlarla geliyor ve “all inclusive” yani “herşey dahil” paket
satın alıyor. Böyle olunca turist harcama yapmıyor. Çünkü ’belirlenmiş
harcama’kapasitesi var. Biz turizmin ana ürünlerini satamıyoruz. Nedir
bunlar? Mutfak (gastronomi), eğlence, kongre, kültür... Turizmde
gelişmiş diğer ülkelere baktığınızda oda değil, tüm bu ana ürünleri
sattıklarını görürsünüz.
Charter uçakla zengin turist gelmez
* TÜROFED (Türkiye Otelciler Federasyonu) Başkanı Ahmet Barut:
Zengin turistleri getirmek için oteller kadar ulaşım da çok önemli.
Ancak charter uçakla zengin turisti getiremezsiniz. Business class’la
Antalya’ya turisti uçuramamak önemli sıkıntı yaratıyor Özellikle golf
turisti sıkıntı yaşıyor.
Zengin Avrupalı elemanıyla aynı yerde görünmez
* Öger Tours’un kurucusu Vural Öger:
Dominik Cumhuriyeti’nde bir zorunluluk olarak başlayan “herşey dahil”
sistemi, Türkiye’de çok yayıldı ve turizmimizi bir çıkmaza sürükledi.
Zengin Avrupalı yanında çalıştırdığı elemanla aynı yerde tatil yapmak
istemiyor. Türkiye’nin bir “ucuz ülke” imajı var. Sadece otel yaparak
zenginleri çekmek mümkün değil. Otelin dışında düzgün mekan olmayınca
siz turiste harcama yaptıramazsınız.
18 Temmuz 2008
18:24 |
babacan |
0 yorum
| etiket:
çiçek
,
çiçekçilik İSTİNYE”DEKİ ABD’nin İstanbul Konsolosluğu’na yönelik düzenlenen terör saldırısıyla ilgili soruşturma sürüyor.
Küçükçekmece Altınşehir Şahintepe’de yapılanan hücreden sadece Erkan Kargın’ın Afganistan’a giderek El Kaide terör örgütü ile bağlantı kurmaya çalıştığı ancak El Kaide’nin Erkan Kargın ile hiçbir bağlantı kurmadığı belirlendi. Kendi başlarına El Kaide’nin bir hücresi gibi hareket eden bu grupla ilişki kuran 3 kişi belirleyen polis, grubu yönlendirdiğini düşündüğü bu 3 kişinin kimliklerini belirlemeye çalışıyor.
Saldırısıyla ilgili balistik inceleme de tamamlandı. Yapılan incelemede, teröristlerden Bülent Çınar ile Raif Topcıl’ın şehit polis Nedim Çalık tarafından vurulduğu ortaya çıktı. Teröristlerin lideri Erkan Kargın’ın da saldırıdan yaralı kurtulan polis memuru Osman Dağlı tarafından öldürüldüğü tespit edildi.
Bu arada şehit polisler Mehmet Önder Saçmalıoğlu, Erdal Öztaş ve Nedim Çalık’ın ailelerine İstanbul’da birer ev alınacağı öğrenildi. Şehit polis memuru Erdal Öztaş’ın daha anne karnında bulunan 8 aylık bebeğinin tüm eğitim masraflarını da isminin açıklanmasını istemeyen bir işadamı üstlendi. Hayırsever işadamı, şehit çocuğunun üniversite eğitimine kadar tüm masraflarını karşılayacak.
ANKARA - Genelkurmay Askeri Savcılığı, Ergenekon soruşturması çerçevesinde İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nın kendilerine bildirimde bulunduğu ve Askeri Savcılığın soruşturma amacıyla İstanbul Savcılığı’ndan bilgi ve belge talep ettiği haberlerini yalanladı.
Genelkurmay Askeri Savcılığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, “Savcılık tarafından bu konuda yürütülen bir soruşturma bulunmamakta olup, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan da bilgi ve belge talep edilmemiştir” denildi.
Yazılı açıklamada ayrıca şu ifadelere yer verildi:
Re’sen gelen belgeler
“Ancak adli ve askeri yargı arasında yasal mevzuat çerçevesinde sürdürülen işbirliği kapsamında, İstanbul Cummhuriyet Başsavcılığı’nca yapılan aramalarda el konulan ve 9.7.2008 tarihli yazı ile re’sen Genelkurmay Askeri Savcılığı’na gönderilen belgelerin, niteliklerinin ve askeri yargıyla ilgisinin olup olmadığının belirlenmesi maksadıyla incelenmesine ise devam edilmektedir.”
Genelkurmay Askeri Savcılığı’nın bu ifadesiyle, ADD Genel Başkanı emekli Orgeneral Şener Eruygur ile emekli Orgeneral Hurşit Tolon’un gözaltına alınmaları sırasında elde edilen belgelerin incelenmesinin devam ettiğinin vurgulandığı belirtildi.
Şener'in Arınç'a yanıtı |
Bülent Arınç'ın 'Erkan Mumcu gibi olursun' sözlerine Şener ne yanıt verdi?
İŞTE FİKRET BİLA'NIN KÖŞESİNE TAŞIDIĞI ŞENER'İN CEVABI
Şener: İstifa da değerlendirmelerim arasında
Eski
Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener yeni bir parti kurmayı düşündüğünü
açıkladı. Şener’in bu açıklamasına AKP yönetiminden tepki geldi. AKP
sözcüleri, Şener’in bu açıklamadan sonra partiden istifa etmesi
gerektiğini söylediler. Hem AKP kimliğini koruyup hem yeni parti kurma
çalışması yürütmenin siyasi etiğe uygun olmayacağını belirttiler. Genel
Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, Şener için, “18 yaşını
doldurmuş ne yapması gerektiğini söylemeye lüzum yok” türünden bir
açıklamayla, onu istifaya davet etmiş oldu.
Şener bu tepkilere nasıl bakıyor, istifa davetini nasıl karşılıyor?
Abdüllatif Şener, dün bu konuda yönelttiğim sorulara şu yanıtları verdi:
Değerlendiriyorum’
Yeni bir parti kuracağınızı açıkladınız. Bu açıklamadan sonra AKP’den istifa etmeniz gerektiği söylendi. Ne yapacaksınız?
- Değerlendirmelerim arasında istifa konusu da var. Henüz parti kurma çalışmasını başlatmadım.
Ama kuracağınızı söylediniz. Hem yeni bir parti kurmaya karar verip hem de AKP’li kimliğinizi sürdürmek olur mu?
- Ben ‘Parti kurmayı düşünüyorum’ dedim. Henüz parti kurma çalışmasına başlamadım. Planlamamı da yapmadım.
Genel Başkan Yardımcısı Fırat, 18 yaşınızı doldurduğunuzu belirterek bir anlamda sizi istifaya davet etti?
-
Herkes yorum yapmakta serbesttir. Her yoruma cevap vermeyi gerekli
görmüyorum. Bu noktada bağlantılarım dahil tüm süreçleri değerlendirmek
için zamana ihtiyacım var. Bir hedef belirleyip o hedefle ilgili karar
verdiğinizde yapmanız gereken çok şey vardır.
‘Vazgeçmek olmaz’
Henüz istifa kararı vermediğinize göre partide kalıp yeni parti kurmaktan vazgeçmeniz söz konusu olabilir mi?
- Hayır. Vazgeçmek olmaz. Vazgeçmem.
O halde istifa etmeniz gerekmiyor mu?
- Parti kurmanın zorlukları var.
Ne gibi zorluklar? İstifa etmeye engel zorluklar mı?
- Örneğin, parti kurmanın finansal zorluğu var.
‘AKP ihtiyacı karşılamıyor’
Ama parti kuracağınızı açıkladınız?
- AKP’de yeni parti kurulmasına ihtiyaç yok diyen bir kişi var mı?
Ama yeni parti kurulması, sanıyorum AKP’nin kapatılmasına karşı yedek parti kurulmalı anlamında dile getiriliyor?
- Ben de o anlamda söyledim.
Peki sizin kuracağınız parti de bu anlamda mı? AKP kapatılırsa yedek parti olarak devreye girmesi için mi parti kuracaksınız?
-
Hayır. Bununla ilgisi yok. Ben, Türkiye’de yeni bir harekete ihtiyaç
olduğunu görüyorum. Mevcut siyaset yapma biçimi, siyaset kültürü
Türkiye’nin ihtiyaçlarına cevap vermiyor.
Kurucusu ve mensubu olduğunuz AKP de bu ihtiyaca cevap veremiyor mu?
- AKP de cevap veremiyor. Bu nedenle yeni bir partiye ihtiyaç var, diyorum. Bu talep toplumda da var. Bana da söylüyorlar.
Ne diyorlar?
-
Yeni bir siyaset kültürüne, yeni bir siyaset anlayışına ihtiyaç var
diyorlar. Bana da ‘sen bu yeni oluşumu sağla’ diyorlar. Ben zaten ‘bir
toplumsal istek görürsem, hissedersem ona cevap veririm’ demiştim.
Şimdi bu cevabı vermek noktasındayım. O noktaya geldim. Açıklamanın
nedeni budur.
‘Arınç’ı severim’
Eski TBMM
Başkanı Bülent Arınç, bugüne kadar yaptıklarınızı, açıklamalarınızı
bırakıp aralarına dönmeniz gerektiği biçiminde özetlenecek bir açıklama
yaptı. Ne diyorsunuz?
- Kim ne düşünürse düşünsün, ben
Bülent Arınç’ı severim. Yıllar boyu beraber çalıştık. Bülent Arınç’a
basın yoluyla cevap vermeyi doğru bulmam.
 |
Şener'in istifasına ne dedi? |
 |
Eski TBMM
Başkanı ve AKP Manisa Milletvekili Bülent Arınç, eski Başbakan
yardımcılarından Abdüllatif Şener’in istifasıyla AKP’nin kayba
uğradığını belirterek, “Aldığı karar eğer yeni bir oluşum meydana
getirmekse bu başarısız olmaya mahkûm bir girişimdir” dedi.
Manisa
Spil Dağı Milli Parkı’nda Hafızlar ve Mevlidhanlar Kültür ve Sanat
Şöleni’ne katılan Arınç, Şener’in AKP’den istifasına üzüldüğünü ifade
ederek, “Keşke kalsaydı, keşke o bilgi birikimini AKP’de
paylaşabilseydi” diye konuştu.
AKP’de lider boşluğunun
bulunmadığını söyleyen Arınç, bu parti varken kurulacak hiçbir partinin
başarılı olma şansının olmadığını savundu.
Arınç, Ergenekon
soruşturmasıyla ilgili olarak da, olayın adli bir operasyon olduğunu
belirterek, “Hiç kimse ulaşılmaz, hiç kimse dokunulmaz, hiç kimse hesap
sorulmaz değildir” ifadelerini kullandı.
|
Finansbank, 2008-2009 akademik yılında açılacak Özyeğin
Üniversitesi öğrencilerine mezun olduktan sonra ödenen kredi verecek. 5
ve 7 yıl sonra ödemeli krediler mortgage kredisine endekslenecek
Finansbank
ve Özyeğin Üniversitesi, yaptıkları işbirliğiyle Türkiye’de ilk kez
lisans eğitiminin ’mezun olduktan sonra’ ödenmesini sağlayan krediyle
karşılanmasını sağlayacak. Üniversiteden yüzde 75 ve yüzde 50 burs
kazanan öğrencilerin yıllık öğrenim ücretinin geri kalanını üniversite
destekli karşılıklı burs vererek karşılayacak olan Finansbank, 5 ve 7
yıl sonra ödemeli kredilerini ise mortgage kredisine endeksleyecek.
Finansbank vereceği kredi burslarında sabit faizli mortgage kredisini
de yüzde 1’e sabitleyecek.
Yıllık öğrenim ücretinin 24 bin
lira olacağı üniversitede yüzde 75 burs kazanan bir öğrenci geri kalan
5 bin liralık öğrenim ücretini yıllık 5 bin liradan toplam 25 bin
lirayı mezun olduktan 7 yıl sonra ödemeye başlayacak. Yüzde 50 burs
kazanan öğrenciler için ise ödeme süresi 5 yıla inecek. Yıllık 3 bin
liralık öğrenim ücreti mezuniyetten sonra en fazla 5 yıl içinde
ödenecek.
Hedef Avrupa’da ilk 20
‘2008-2009
Akademik Yılı’nda öğrencilerine kapılarını açmaya hazırlanan Özyeğin
Üniversitesi Rektörü Erhan Erkut, kampüs yatırımı hariç 5 yıl içinde en
az 100 milyon dolarlık yatırım yapacaklarını ve hedeflerinin
üniversiteyi dünyada ilk 100, Avrupa’da ilk 20 üniversite arasına
sokmak olduğunu söyledi.
Erkut, Hüsnü Özyeğin’in Mütevelli
Heyeti Başkanı olduğu üniversitenin başarı kriterini şu sözlerle
açıkladı: “Hüsnü Bey, 15 yıl içinde 1 milyar dolar harcanmazsa
üniversitenin başarılı bir yatırım olmayacağını söyledi. Biz en büyük
yatırımı öğretim kadrosu ve öğrencilere yapacağız. Öğrencilerin iş
bulabilmeleri ana odağımız.”
İşletme ve mühendislik
fakülteleri sonrası sosyal bilimler fakültesi için de çalışmaları
olacağını vurgulayan Erkut, “Türkiye’de olmayan bir meslek yüksekokulu
da açmayı planlıyoruz. İlköğretim okulu için de kolları sıvayacağız.
Anaokulundan liseye kadar bütün eğitimi verebilmeyi hedefliyoruz. Bunun
bizim için en büyük avantajlarından biri de yabancı öğretim kadromuza
çocuklarını okutabilecekleri, İngilizce eğitim veren iyi bir imkan
sunmak” açıklamasını yaptı. Kampüs için arazi baktıklarını da kaydeden
Erkut, Türkiye’nin en büyük kampüslerinden birine sahip olacaklarının
altını çizdi.
Erkut, “Kampüs için yaklaşık 200 milyon dolar
harcayacağız. Eğitim için gerekli son teknolojiyle üretilmiş tüm
imkanlar olacak. Ancak eğitim dışındaki konularda lüksten kaçınacağız”
dedi.
“Rusya’da 2 yıl içinde yönetici eğitimi başlar”
İki
sene içinde Rusya’da yönetici eğitimi vermeye başlayabileceklerini
söyleyen Erhan Erkut, Türkiye’deki öğrencilerinin yüzde 20’sinin
yabancılardan oluşmasını hedeflediklerini belirtti. Erkut sözlerine
şöyle devam etti: “Doğu Avrupa ve Ortadoğu’da işletme alanında kaliteli
eğitim veren üniversite sayısı oldukça az. Biz Türkiye’nin en büyük
işletme fakültesini kuracağız. 60’ın üzerinde öğretim görevlimiz
olacak. Özellikle Türkiye ile ticari ilişkisi olan yakındaki ülkelerden
öğrenci almayı planlıyoruz.”
Ergenekon soruşturmasıyla ilgili iddianame henüz kabul edilmedi ancak politik arenada dava görülmeye başlandı...
’Savcı’
sıfatını benimseyen Başbakan ve kendisini ’avukat’ ilan eden CHP
liderinin dünkü konuşmaları Ergenekon davası üzerine oldu...
Millet adına savcıyım
‘Savcı millet adına vardır, biz de millet adına hakkı aramanın gayreti içindeyiz. Bu anlamda savcılık ise evet savcıyım’
Başbakan
Erdoğan, Ergenekon davasında CHP lideri Deniz Baykal’ın kendisine savcı
yakıştırmasında bulunduğunu atırlatarak, “Millet adına hakkı aramanın
hakkı savunmanın gayreti içindeyiz, eğer bu anlamda savcılık ise evet
savcıyım” dedi. Erdoğan, AKP Grubu’nda yaptığı konuşmada özetle şöyle
dedi:
* Bindiği dalı kesiyor: Ana muhalefet partisinin
lider ve sözcülerinin son günlerdeki gayretkeşliğini tarih
kaydetmiştir. Millet bunları da kaydetmiştir. Hukuki süreç henüz
işlerken demokratik siyasi sürece darbe vurma iddiasıyla soruşturulan
illegal yapılanmaların avukatlığına savunmak ancak demokratik hukuk
devleti anlayışına inancı zayıf olan bir siyasi anlayışın
alkışlanmasıdır. İktidarı yıpratmak uğruna bindiği dalı kesen, içinde
bulunduğu gemiyi batırmaya çalışan siyasetçi tipi, soruyorum sizlere,
bu millete ne verebilir.

* Millet adına savcıyım:
Milletimiz bunu yakından takip ediyor, değerlendirmesini de buna göre
yapıyor. Çünkü kim kimlerin avukatlığına soyunmuş bunlar çok önemli.
Biz kendimize hiçbir vasıf tayin etmemişken bize de savcılık görevini
sağ olsun onlar veriyor. Bu da güzel bir şey. Niye savcı millet adına
vardır, iddia makamı millet adına ordadır, biz de millet adına evet
hakkı aramanın hakkı savunmanın gayreti içindeyiz, eğer bu anlamda
savcılık ise evet savcıyım.
* Deşifre oluyorlar:
Ülkemizin güven ve istikrarını değil sadece belli bir zümrenin siyasi
menfaatini düşünerek hareket edenler, maskeleriyle birlikte deşifre
oluyor. Türkiye Cumhuriyeti, modern dünya ile birlikte medeniyet
yürüyüşünü sürdürme kararında olan demokrasi tecrübesi hiç de
küçümsenmeyecek büyük ülkedir. Barış ve istikrar unsuru olan Türkiye,
gelişme ve kalkınma sürecini aynı kararlılıkla aynı hızla asla herhangi
bir kesintiye uğramadan bu ülkenin demokrasiye bir pamuk ipliğiyle
bağlı olmadığını göstererek hesapları boşa çıkaracaktır. Aziz
milletimiz, emniyet içinde güven ve istikrar için sonsuza kadar
yaşayacaktır. Kimse endişe içinde olmasın, Türkiye demokrasiden hukuk
devletinden evrensel insan haklarından geriye doğru tek bir adım
atmayacaktır.
* Aklınızı başınıza alın: AKP’yi
uluslararası güçlerle işbirliği halinde gösterme gayreti içinde olanlar
sadece bir iftira kampanyasının figüranıdırlar. 5.5 yıl önce Türkiye
neredeydi, şimdi nerede. AKP’ye “iş birlikçi” diyenlere sesleniyorum,
aklınızı başınıza alın.
* Karanlık koridorlar: Şu anda
Türkiye’nin müteahhitlik sektörü ABD ve Çin’den sonra üçüncü sıraya
çıkmıştır. Eğer bu ilişkiler olmasaydı bunu yakalayamazdık. Vicdan
sahibi hiç kimse bu ülkenin karanlık koridorlara dönmesine göz
yummayacak, izin vermeyecektir. Siyasetçiyi değersiz kılma gayreti
içinde olanlar asla şunu bilmelidirler ki, siyaseti gerçek anlamda
savunanlar bunlar karşısında suskun kalmayacaktır. Siyaseti hep
birlikte muhafaza etmeliyiz, asla taviz veremeyiz. Siyaset kurumunun
itibarının korunması bir ülke için hayati önemdedir. İşte AKP
Türkiye’ye bunu kazandırmıştır.
Abdüllatif Şener, kuracağı partinin örgütlenme çalışmalarına bu hafta başlıyor.
Şener
ile birlikte hareket eden kurmaylar, yeni partinin çizgisini AKŞAM’a
açıkladı: Küskünler hareketi değiliz. Merkez partisi olacağız. Amaç
herkesi kucaklamak. Programımızda ekonomiye öncelik verilecek
AKP
Merkez Karar ve Yönetim Kurulu’ndan istifa eden Abdüllatif Şener, bu
hafta içinde yeni partinin örgütlenmesi için çalışmalara başlayacak.
AKP’li eski küskün vekillerle başlayan hareket, örgütlenmesini
tamamladıktan sonra vitrinini oluşturacak. Kapatılması halinde AKP’li
vekillerle de temas kurulacak.
SAĞDAN VE SOLDAN DÜRÜST İSİMLER
Şener’in
yanında yer alan AKP Elazığ eski Milletvekili Abdulbaki Türkoğlu, yeni
parti ile ilgili önemli bilgiler verdi. Türkoğlu, “Küskünler hareketi
değiliz. Toplumun tümünü kucaklayan bir yapılanma için yola çıktık.
Parti programında ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıları dikkate
alacağız. Sağdan ve soldan dürüst isimlere kapımız açık” dedi.
EKİPTE KİMLER VAR?
BaŞbakan
Erdoğan’ın yeni dönemde vekil yapmadığı isimlerin desteği ile yola
çıkan Şener, kuracağı partinin iskeletini oluşturacak isimlerle yoğun
bir mesai yürütecek. Şener’le yola çıkan 30’a yakın eski vekil
arasında, Mahmut Kaplan, Remziye Öztoprak, İmdat Sütlüoğlu, Selahattin
Beyribey, Mehmet Soydan, Maliki Ejder Arvas, Mehmet Ali Suçin, Mahmut
Çetin, Mahfuz Güler, Feyzi Berdibek, Abdülbaki Türkoğlu, Mustafa
Eyiceoğlu, Halil Özyolcu da bulunuyor.
YALÇINBAYIR BEKLEMEDE
AKP
Bursa eski Milletvekili ve Başbakan Yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır,
Şener’den kendisine henüz teklif gelmediğini gelirse değerlendireceğini
söyledi. Yalçınbayır, “Sayın Şener ile AK Parti’nin program ve
felsefesinin en güzel şekilde yazılmasında katkıları olan kişileriz.
Kendisi ile fikri beraberliğimiz olmuştur” diye konuştu.
YARBAY’A TEKLİF YOK
AKP
Ankara eski Milletvekili Ersönmez Yarbay, Şener ile sınıf, okul ve yurt
arkadaşı olduğunu anımsatarak “Henüz talepte bulunmadı, bekliyorum”
dedi. AKP hakkında açılan kapatma davasında, siyasi yasak istenen 71
kişi arasında kendisinin de yer aldığını hatırlatan Yarbay, “Belki de
bu nedenle bir talepte bulunmamıştır” dedi.
KÜSKÜN HAREKETİ DEĞİLİZ
Yeni
oluşuma destek veren isimlerden eski Van Milletvekili Maliki Ejder
Arvas oluşumun küskünler hareketi olmayacağını söyledi. Arvas, Şener
ile 16 yıldır beraber hareket ettiklerini belirterek “Amacımız halka
hizmet, mağdurun, mazlumun yanında yer almak, lekesiz siyaset
yapmaktır. Yeni dönemde listeye girmeyen vekillerle memleket sorunları
üzerine görüştük. Şener ile henüz toplantı da yapmadık” dedi.
ŞENER PARTİYE KATACAĞI İSİMLERLE GELECEK HAFTA GÖRÜŞMEYE BAŞLAYACAK
Yeni
parti kurma hazırlıklarında olan eski Devlet Bakanı ve Başbakan
Yardımcısı Abdüllatif Şener, partinin il ve ilçe merkez örgütlerinin
kurulmadığını ve parti ile ilgili çalışmaların henüz başlamadığını
söyleyerek, “Partiye katılması için şu anda kimseyle görüşme yapmadım.
Bu nedenle isim konusunda bir açıklama yapamam. Kitap çalışmalarımı dün
gece 2.30 itibariyle bitirdim. Görüşmelere gelecek hafta başlayacağım”
dedi.
TOBB ETÜ’de son bir yıldır öğretim üyesi olarak görev
yapan Abdüllatif Şener, son kitabıyla ilgili olarak bir basın
toplantısı yaptı. Şener, gazetecilerin parti çalışmalarıyla ilgili
sorularını da yanıtladı.
"BENİ KONYA’DA 2 BİN 314 ARAÇ KARŞILADI"
Parti
kuracağı yönündeki açıklamalarından önce de bazı illere, ekonomi ve
Türkiye’nin sorunları ile ilgili konferanslara katılma amacıyla
gittiğini anımsatan Şener, bu illerde büyük araç konvoyları tarafından
karşılandığını belirtti. Ağrı ve Konya’ya gittiğini belirten Şener,
Ağrı’da 800 araçlık bir konvoyla karşılandığını, Konya’da ise aldığı
bilgiye göre, 2 bin 314 araçlık bir konvoyla karşılandığını kaydetti.
Şener, bu katılımları sağlamak için herhangi bir örgütlenme çalışması
yapmadığını da vurgulayarak, “Ama bu tür bir ilgi nedendir diye
soranlar oluyor. Ben de buna açıklık getiremem” dedi. Şener, Çarşamba
günü de Denizli’ye gideceğini bildirdi.
"PARTİ KURMA ÇALIŞMALARI HENÜZ BAŞLAMADI"
Parti
ile ilgili merkez il ve ilçe örgütlerinin kurulmadığını anlatan Şener,
parti çalışmalarına henüz başlamadığını söyledi. Şener, “Benim yaptığım
bir açıklamaydı. Halkın bir siyasi talebi var ve ben buna cevap verdim.
Herhangi bir çalışmaya başlamış değilim. Kimlerle birlikte olduğum
soruları geliyor. Daha görüşmedim. Görüşmeleri yaptıkça bu isimler
belli olacaktır. Şu anda bu konuda bir açıklama yapmak istemiyorum.
Sadece beni izlemeye devam edin diyebilirim” dedi.
“AKP’DEN AYRILIŞIM TÜRK SİYASİ TARİHİNDE BİR İLK”
AKP
MKYK’da istifa etmesinin hatırlatılması üzerine Şener, söz konusu
durumun aslında bir "ilk" olarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Parti içi ayrılmaların genellikle “gürültülü ve kavgalı” olduğunu
söyleyen Şener, kendisinin AKP’den ayrılışında ise böyle bir durumun
yaşanmadığına dikkat çekti. Şener, “MKYK’ya katıldım ve bir veda
konuşması yaptım. Daha sonra Başbakanımız hayırlı olsun dedi ve beni
AKP Genel Sekreteri arabama kadar uğurladı. Bu Türk siyasi hayatında
görülmemiş fakat özlenen bir tablodur” dedi.
“BAŞARIMI OYLA ÖLÇMEYECEĞİM”
Şener,
kuracağı partinin başarılı olup olmayacağı yönündeki soruya ise,
başarının oy ile ölçülemeyeceği yanıtını verdi. Şener, Türkiye’nin yeni
bir siyasi oluşuma ihtiyacı olduğunu ve başarısını Türkiye’de
sorunların çözümüne getirdiği katkı ile ölçeceğini ifade etti.
Şener,
bir soru üzerine partide yanında olan kişileri henüz söylemeyeceğini
belirtti. Bazı kişiler ile görüşme yapacağını belirten Şener, “Şu
sıralar kitap çalışmalarıma öncelik vermiştim ve kitap çalışmalarımı
dün gece 2.30 itibariyle bitirdim. Görüşmelere gelecek hafta
başlayacağım” diye konuştu.
Şener, kendisine yöneltilen
eleştirilerle ilgili olarak ise, demokrasinin özünde eleştirinin olduğu
cevabını verdi. Kendi üslubunda “kavga ve dövüşün” olmadığını söyleyen
Şener, “Ben bu ülkenin vatandaşı olan herkesi seviyorum” dedi.
“ERGENEKON’DA BAĞIMSIZ YARGI GEREKLERİ YERİNE GETİRECEKTİR”
Şener,
Ergenekon iddianamesinin bugün açıklandığının hatırlatılması üzerine
ise, iddianameyi okumadığı yanıtını verdi. Türkiye’nin hukuk devleti
olduğunu ve hukuk devletinde herkesin görevinin Anayasa ve yasalara
dayandığını söyleyen Şener, “Gücünü Anayasa ve yasalardan almadan
kullanan ve herkes için hukuk ceza belirlemiştir. Kamu içinde ya da
dışında birileri Anayasanın kendisine vermediği yetkileri kullanıyorsa
ya da yetkilerini aşıyorsa bununla ilgili sürecin nasıl tekerrür
edeceği yasalarda bellidir. Türkiye’de bağımsız yargı vardır ve
bağımsız yargı sadece bir savcı bir avukattan ibaret değildir. Sistemin
değerlendirilmesi gerekiyor. Yargı üzerine düşeni yapacaktır. Süreç
hukuk devleti gereklerine göre gerçekleşecektir” dedi.