| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

BABACAN

Yazılar arşiv 06.2008 Other entries in 2008-06 resimler , videolar

baykal'dan Erdoğan'a: Be insafsız!

CHP lideri Deniz Baykal, Balıkesir’in Edremit İlçesi’ne bağlı Altınoluk Beldesi’nden hükümete ve Başbakan Erdoğan’a yüklendi

‘Be insafsız, elini vicdanına koy da bak’

AKP’nin iktidara geldiği 2002’de 220 milyar dolar olan
ürkiye’nin borcunun 6 yılda 500 milyar dolara fırladığını belirten Baykal, “Bu parayla bırakın yeni tesis yapmayı, eldeki avuçtakini de sattılar. Satmakla da kalmadılar. Başbakan bunu nasıl vicdanına sığdırıyor anlamam mümkün değil. Çıkıyor bir de diyor ki; ‘CHP Türkiye’de taş taş üstüne koymamıştır’Be insafsız, elini vicdanına koy da bak. O satıp satıp gününü gün ettiğin tesisleri Cumhuriyet Halk Partisi yaptı” dedi. CHP lideri Altınoluk’tan sonra Zeytinli beldesine giden CHP lideri, bir çay bahçesine uğrayarak ayran içip serinledi. Baykal, çay bahçesinde makine teknikeri Adem Dilber ile edebiyat öğretmeni Kamuran Kaya’nın nikah törenine de katıldı.

Avrupa'da fena kapıştılar!

AP’de “Türkiye’de neler oluyor?” konulu konferans, Mesut Yılmaz ve Ufuk Uras arasında ilginç tartışmalara da sahne oldu

Avrupa Parlamentosu’nda Yeşiller Grubu’nun himayesinde önceki gün yapılan “Türkiye’de neler oluyor?” konulu konferans, bağımsız milletvekilleri Mesut Yılmaz ve Ufuk Uras arasında ilginç tartışmalara da sahne oldu.


Bir tek AKP konusunda paralel görüş sergileyen Yılmaz ve Uras, diğer konularda oldukça farklı bir görüşler ortaya koydular. Yılmaz ve Uras’ın güncel konulara bakışını yansıtan bazı diyaloglar şu şekilde gerçekleşti:

Ordunun rolü

Ufuk Uras: 2004 yılında bazı emekli generallerin darbe girişiminde bulunduğu ortaya çıktı. Parlamentoda bunlara karşı araştırma önergesi verdim. Teker teker 550 milletvekiline gönderdim. Bakalım altını imzalayacaklar mı? Darbe teşebbüsünde bulunan generallere karşı meclis bir irade koyacak mı?

Mesut Yılmaz: Askerlerle en çok polemik yapan siyasetçilerden biriyim. Başbakan olduğum dönemde bana karşı açıklamalar yaptılar, ben de onlara karşı açıklamalar yaptım. Ama bugün size bütün samimiyetimle ifade ediyorum ki, Türk generallerinde ülkeyi yönetmek diye bir ihtiras ve arzu söz konusu değildir. Kişisel olarak bu arzu içinde olanlar çıkmıştır, ancak kurum bunları elemiştir. Ordunun, Batı’nın anlayamamasından rahatsız olduğu iki endişesi var: Bölücülük ve dine dayalı devlet modeli. Bu iki tehlike ortadan kalksa, siyasi iktidar yeterli duyarlılığa sahip olsa ve askere gerekli güvenceyi verse, emin olun ki asker siyasete hiç karışmaz. Ama bu iki konu kanayan bir yara olmaya devam ettikçe askerlerin bu konuda kışlalarına dönmesi beklenemez, çünkü Türkiye Cumhuriyeti’nin devamını ancak bu iki hassas konunun tehlikeye girmemesinde görmektedirler.
Bu konuda aşırı duyarlılar ve bu duyarlılık sadece onlarda değil, toplumun büyük kesiminde vardır.

Mesut Yılmaz: İran’daki gelişmeyi hiçbirimiz göz ardı edemeyiz. İran’da Ufuk Bey gibi liberaller, solcular hepsi Humeyni’ye destek verdiler. Çünkü Humeyni onlara güvence verdi. ‘Hiçbir zorlama yapılmayacaktır’ dedi.
Hatta ilk geldiğinde liberal bir insanı cumhurbaşkanı yaptı. Ama bir yıl içinde işler öylesine değişti ki, o cumhurbaşkanı ülkeden zor kaçtı. Hiçbir özgürlük kalmadı.

Ufuk Uras: İran-Türkiye benzetmesi doğru değildir. Tayyip Erdoğan Humeyni değildir. İmam bilmem ne değildir. TUDEH yöneticilerine ‘Bugün olsa ne yapardınız?’ diye soruyorum, ‘Yanlışlarımız olabilir, ama yine demokrasiyi savunurduk’ diyorlar.

Mesut Yılmaz: Unutmayın, İran’da bugün ne TUDEH var ne de demokrasi var. Eğer demokrasiyi korumak istiyorsak, konuya daha gerçekçi yaklaşmamız gerek. Burada kumar oynayamayız. Ülkemizin kaderi söz konusu.

Parti kapatma

Mesut Yılmaz: Almanya, neo-nazi tehlikesinin karşısında fikir özgürlüğüne kısıtlama getirebilmektedir. Yani özgürlükler arasında demokrasiyi koruma amacıyla ayrım yapabilmektedir. Yine Almanya’da 1950’li yıllarda komünist parti daha sonra neo-nazi partisi kapatılmıştır.

Ufuk Uras: Tarih 1950’lerdir, Soğuk Savaş dönemidir. Şimdi biz 21. yüzyıl Türkiye’sini şekillendirmede Soğuk Savaş dönemini mi referans alacağız, yoksa bugünün teamüllerini mi demokrasinin evrensel ilkelerini mi? Geriye doğru mu gideceğiz ileriye doğru mu gideceğiz?

Mesut Yılmaz: Parti kapatma çok ilkel bir ceza olduğu halde bugün Türkiye’nin gerçekleri karşısında korunması gereken bir önlemdir.

Ufuk Uras: AKP’yi kapattık, DTP’yi kapattık... Seçmeni nereye kapatacaksınız? Bildiğiniz bir gardırop var mı, onu da oraya kapatalım. Daha önce kapatılmış meseleleri yasaklarla çözemediğimize göre bu bizim Türkiye’nin maçlarına benziyor. Golü önce kalemizde görüyoruz, sonra yaşam kavgası veriyoruz.

Fırat: Ümit ediyorum haber yanlıştır

AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, eski başbakanlardan Rize Bağımsız Milletvekili Mesut Yılmaz’ın Avrupa Parlamentosu’nda söylediği iddia edilen sözlere ilişkin haberlerin yanlış olduğunu ümit ettiğini söyledi. Yılmaz’ın “Ordu kışlasına dönemez” sözlerine yanıt veren Fırat şunları söyledi: “Kendisini tanıyorum. Ümit ediyorum ki bu haber yanlıştır. Çünkü bu AKP’ye karşı bir söylemdir. Türkiye itibarına karşı söylenmiş bir sözdür. Eski bir başbakanın böyle bir şeyi yapabilmesini aklım ve mantığım almıyor. Yılmaz, deneyimli bir siyasetçi. Türkiye’nin AB normlarına uymayan bir ülke imajını yaratacak bir konuşmayı yapmadığına inanıyorum. Öyle temenni ediyorum. Çünkü doğrusu, devlet adamına böyle bir söylemi Avrupa’da söylemesini yakıştıramadım.” (MİLLİYET), vatan
     

Yeni partinin simgesi güneş

AFP ajansı, AKP’nin kapatılma durumunda bir parti kurma hazırlığı içinde olduğunu, simgesinin de güneş olduğunu belirtti

FransIz AFP ajansına isim vermeden konuşan AKP’ye yakın kaynaklar “Anayasa Mahkemesi kararını ne kadar erken verirse, önümüzü daha net şekilde görürürüz” dedi. AKP’nin kapatılma durumunda yeni bir parti kurma hazırlığı içinde olduğunu belirten ajans, yeni partinin simgesinin de ampul yerine güneş olmasının düşünüldüğünü belirtti. AFP, AKP’lilere bu simgenin başarı şansını da sordu. Aynı kaynaklar, “Güneş simgesinin ampulden daha başarılı olacağına emin olduklarını” söyledi., vatan

Tarihi köşk bakıyorlar

Ebru Gündeş ile Osmantan Erkır'ın ağustos ayında nikah masasına oturacağı ve çiftin Baltalimanı'nda tarihi bir köşk satın almak istedikleri konuşuluyor...

Ebru Gündeş ile Osmantan Erkır'ın sekiz aydır süren birlikteliği evlilik yolunda ilerliyor. Ağustos ayında nikah masasına oturacağı konuşulan çift şu sıralar ev bakıyor.

Osmantan Erkır'ın Baltalimanı taraflarında tarihi bir köşk satın alacağı ve Gündeş'e bu köşkü evlilik hediyesi olarak vermek istediği öğrenildivatan

Rahşan Ecevit DSP'yi karıştırdı

Zeki Sezer, parti yönetimine ilişkin bazı konularda ihtilafa düştüğü Rahşan Ecevit’le köprüleri attı

ANKARA- DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, Kurucu Genel Başkan Rahşan Ecevit’in, “merkez sağdan transfer yapılsın” çıkışına sert yanıt verdi. DSP’nin, demokratik ve laik çizgisinden asla ödün vermeyeceğinin altını çizen Sezer, merkez sağdan değil, soldan önemli transferlerin yapılacağını açıkladı. Sezer, “Çok yakında soldan önemli isimleri transfer edeceğiz. DSP’-den zorla itilenleri partiye döndüreceğiz” dedi.

Zeki Sezer’in ’istifa’ resti

Sezer, 20 Haziran Cuma günü Rahşan Ecevit’in çağrısı üzerine Oran Sitesi’ndeki evine gitti. Rahşan Ecevit, DSP lideri Sezer’e parti politikaları üzerinde yeterince etkili olmadığı ve DSP’nin gereken etkinliği gösteremediği yönünde eleştirilerde bulundu. Rahşan Ecevit, Türk siyasetinde, merkez sağ ile sol ayrımının kalmadığını ve DSP’ye merkez sağdan isimler tranfer edilmesi önerisinde bulundu. Ecevit’in telkinlerine, “Partinin genel başkanı benim” diyerek tepki gösteren Sezer, Rahşan Hanım’a “istifa” resti çekti. Sezer, “Parti büyümüyor” eleştirisinde bulunan Ecevit’e, “Ben yüzde 30’larda bir parti almadım. Yüzde 1’lerde bir parti devraldım” karşılığını verdi.

Başkanlık Divanı’ndan destek

Sezer, Rahşan Ecevit’le yaşanan “istifa” polemiğiyle ilgili bir gün sonra Başkanlık Divanı’na bilgi verdi. Başkanlık Divanı, Sezer’e tam destek verirken, “Rahşan Ecevit partimizin büyüğüdür, Kurucu genel başkanımızdır. Saygımız sonsuz. Ama biz sizinle birlikteyiz, bu yola birlikte devam edeceğiz” kararı çıktı.

DSP lideri Sezer VATAN’a yaptığı açıklamada, Rahşan Ecevit’in eleştirilerine katılmadığını belirterek, görevini sürdüreceğini belirtti. Sezer, DSP’nin laik, demokratik sol bir parti olduğunu belirterek, “Partinin genel başkanı benim. DSP’ye merkez sağdan bir ismin gelmesi söz konusu değildir” dedi. Türk siyasetinde solun yeterince büyümemesinden kaynaklanan bir sorun olduğunu belirten Sezer, “DSP demokratik, laik ilkelere bağlı bir partidir. Bu ilkelerinden de asla ödün vermez. DSP’ye sağ tandanslı bir ismin gelmesi mümkün değildir” dedi.

Rahşan Hanım iş başında!

DSP kulislerine yansıyan bilgilere göre, Sezer’le köprüleri atan Rahşan Ecevit, parti içi muhalefet kararı aldı. Bülent Ecevit döneminde Örgüt Kurulu Başkanlığı yapan ve örgüte hakimiyetiyle bilinen Rahşan Ecevit’in, yerel seçimler öncesinde bir olağanüstü kurultay toplamak için çalışma yapacağı konuşuluyor.
     


 Gazetevatan.com Servisleri
Sitene Ekle Alexa Toolbar
XML/RSS WAP/PDA
 Haberi Paylaş
Google Yahoo Facebook
Del.icio.us Digg StumbleUpon
 OKUYUCU YORUMLARI  Yorum Yapmak İçin Tıklayınız 
efe EFE (315)    [Tüm Yorumları]
28.06.2008 11:04:56
Raşel Ecevit.Ölene kadar bırakmayacaksın.Türk Milletine en büyük zararı.Son Raşel Affı ile verdin.
% 0
% 0
% 0

hikmet tekcan (56)    [Tüm Yorumları]
28.06.2008 11:04:06
rahşan ecevit h aklı okadar parayla artislik resilerle doldurdn heryeri bir adım ileri gidemedin CHP ye dua et meclise soktu partiyi biran önce emaneti teslim et paralar çarçur edilmeden
% 0
% 0
% 0

mustafa ünver (111)    [Tüm Yorumları]
28.06.2008 10:50:29
Insanlar yaslandikca sorunlar artar ben burada zeki sezeri dsp nin basina gectigindenberi gösterdigi düzgün durusunu takdirle karsiliyorum ,bu cizgisi devam ettigi sürece dsp halkin sol partisi olmaya aday ve layik olacaktir.
% 100
% 0
% 0
1 kişi oyladı

ilayKO YILMAZ (256)    [Tüm Yorumları]
28.06.2008 10:42:11
LÜTFEN ARTIK KENDİ MECRANIZA ÇEKİLİN SİZ RAHMETLİNİNDE KAFASINI KARIŞTIRIRDINIZ ŞİMDİDE DSP NİN İÇİNE BURNUNUZU SOKMAYIN DSP SİZİN BABANIZIN ÇİFTLİĞİ DEĞİL OTURUN OTURDUĞUNUZ YERDE İNSANLAR SİZE SAYGI DUYSUN YOKSA BU YAŞTAN SONRA AZARLANMAK SİZE AĞIR GELEBİLİR
% 0
% 0
% 0

galip niya (48)    [Tüm Yorumları]
28.06.2008 10:31:41
hanım efendi demireli geçtiniz baykalla atbaşı gidiyorsunuz.artık oturup yün örün.
% 50
% 50
% 0
2 kişi oyladı

Toplam 99 yorum yapılmıştır, tüm yorumları okumak için tıklayınız...
Bu Habere yorum yapan diğer üyelerimiz

Bu akşam iki kez evlenecek

Genco’da taksici Ahmet’i oynayan Orhan Şimşek evleniyor. Yakışıklı oyuncu aynı anda iki nikah masasına oturacak.

Neslihan AKBAYDAR


Şimşek, dizide bu akşam Özge karakterini canlandıran Hazal Kaya ile nikah masasına otururken aynı saatlerde gerçek hayattaki sevgilisi Nuray Kayserilioğlu ile de dünyaevine girecek.

Hakkındaki söylentilere aldırmıyor !

Brooke Hogan hakkındaki 'transeksüel' dedikoduları tükenmiyor. Bu sefer de Hogan'ın Maxim dergisine verdiği pozlar alay konusu oldu. Brooke için şimdi de 'photoshopla kıza benzemiş' yorumları yapılıyor..

güzeller,güzeli.

1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26

�Müşterilerimin yarısı evli�

igololuğa 23 yaşında başlayan H.S, deşifre olmamak için ismini vermiyor. Ancak anlattığı hikâyeler duyanları şoka sokacak türden

Bu röportaja giderken konuşmanın tutuk ve gergin geçeceğinin farkındaydım. Çünkü söyleşiyi bir jigoloyla, yani para karşılığı seks yapan bir erkekle yapacaktım.
Adının deşifre olmasını istemeyen H.S ile röportaj yapmak için telefon açıp talebimden bahsettiğimde, bir süre sessizlikten sonra �Yaparım� diyor ve ardından ekliyor: �Söyleyeceğim çok fazla şey var ama benim kurallarımla röportaj yapacağız.� Ve kurallarını şöyle sıralıyor: �Fotoğraf çektirmem, tek başınıza geleceksiniz. Bakırköy�de bir çay bahçesinde oturup beni bekleyin.� Sesi tedirgin, her an vazgeçebilecekmiş gibi ancak belli ki anlatmak istediği çok şey var. Gazetenin ulaştırma aracıyla Bakırköy�e gidiyorum, nerede buluşmak istediğini tam olarak öğrenmek için aradığımda: �Hemen arkanızdaki arabadayım, sağda inin aracınızı gönderin� diyor.
Arabadan iniyorum ve araç gidiyor. Jigolo H.S, Audi A6 marka arabasını park edip araçtan iniyor. 1.90 boylarında, vücudunu geliştirmek için ömrünün yarısını spor salonlarında harcadığı belli olan 30 yaşındaki H.S gayet de bakımlı. Üzerinde şile bezi yakasız gömleği, bronz teni, jöleli saçları, bol pantolonu ve Rayban gözlüğüyle kızların dönüp bir daha bakmak isteyeceği tiplerden...
Etrafını 360 derece süzdükten sonra çay bahçesine doğru yürümeye başlıyoruz. Kalabalık olan çay bahçesindeki en tenha yeri seçip oturuyoruz. Donuk bir adam. Gözlüklerini çıkardığında, duygularını ameliyatla aldırdığını düşünmek hiç de yanlış bir yargı sayılmaz. Kendisini holding patronu olarak nitelendiriyor. Aslında doğru da sayılır. Çünkü yanında çalışan 180 jigolo var.


Üniversite öğrencileri jigololuğu tercih ediyor

İlk merak ettiğim tahsili ve başka hangi işlerde çalıştığı oluyor. H.S, Ankara Üniversitesi Çevre Mühendisliği Fakültesi�ni bitirdikten sonra, 2001 yılında su arıtma projeleriyle ilgilenen bir şirket kurmuş. Bütün mal varlığını meşhur 2001 kriziyle kaybetmiş. Henüz 23 yaşında ilk iş deneyimiyle ailesinin de destek verdiği şirketi batırınca, telaş içinde hızlı para kazanmanın yollarını aramaya başlamış. Bu esnada adada yaşayan bir tanıdığı, Avrupa�da jigololuğun çok gelişmiş bir sektör olduğunu, Türkiye�de de böyle bir talep olduğunu söylemiş. Fikir H.S�nin aklına fena halde yatmış. Ancak 23 yaşında olmanın verdiği duygularla yaptığı işin ahlaki tarafını ve kendisine vereceği zararları çok sonraları akıl ettiğini söylüyor. Yine de bu işi bırakmayı şimdilik düşünmediğinin de altını çiziyor.
Kendi deyimiyle �akıllıca� davranarak web sitesi hazırlıyor ve �Gelsin müşteriler� diyerek ellerini ovuşturuyor. Siteyi kurduktan sonra, bu işi çok profesyonel yapmaya karar vermiş. Tabii tüm gizlilik detaylarını ve sağlık problemlerini de düşünmüş.
İnternet sitesi 7 yıldır faaliyette. Müşterilerinin yüzde 40�nın evli çiftlerden, geri kalanının da 25 - 55 yaş arası kadınlardan oluştuğunu söylüyor. Bu kadınların yarısından fazlası evli, geri kalanı heyecan arayan genç kadınlar... İnternet sitesinde her şey tüm detaylarıyla yazıyor. Hatta bu hizmetin sağlık adına yapıldığı bile... Yalnız kadınların cinsel problemlerini giderdiğini iddia eden H.S�nin 180 kişilik jigolo kadrosu var. Çünkü internet sitesinde müşterilerin taleplerinin yanı sıra çalışmak isteyen kişilere başvuru formu var. Bildiğiniz iş başvurusu; nereden mezun olduğunuz, bildiğiniz yabancı diller vs...
Sitede H.S�nin cep telefonu yazıyor, detaylı bilgi almak isteyen cep telefonundan kendisine rahatlıkla ulaşabiliyor. Röportaj sırasında çalan telefon sayısı talebin ne kadar fazla olduğunun da açık bir göstergesi zaten.
Siteye girildiğinde mesaj kutusuna iletişim bilgileri, nasıl bir jigolo istendiği, mekan tercihleri tüm detaylarıyla yazıldığında H.S en kısa sürede geri dönüyor ve elindeki 180 kişilik kataloğuyla müşterisine gidiyor. Kataloğa bakmak için 100 dolar ödenmesini şart koşuyor: �Boşuna zaman ayırdıysam bedelini almak isterim� diyor.
H.S�nin müşterisi olabilmek için elbette bazı kurallar var. Örneğin ev ve cep telefonunu vermeyene hizmet götürmüyor. Çünkü önceden kendi bağlantılarıyla güvenliği kontrol ediyormuş. Söylediğine göre benim de kim olduğumu araştırmış. Peki ya yanında çalışanlar? Jigolo olmak isteyenlerin bir kısmı kırsal kesimde üniversitelerde okuyan 21 ila 24 yaş grubu öğrenciler, geri kalanı ise para ihtiyacı olmayan ancak bu işi zevk için yapmak isteyen erkeklerden oluşuyor.
H.S nin söylediğine göre saygın meslek gruplarından birçok erkek jigololuğu tercih ediyormuş. Üniversite öğrencileri para kazanmak için en çok jigololuğu tercih ederken, bu işi yaptığını arkadaşlarına övünerek anlatabiliyor. Özellikle cinsel deneyimlerini skor tabelasına çentik atarak tutan gençler... Jigololar hizmet öncesinde paralarını alıyor, yarısını H.S�ye ödüyorlar. Yüzde elli paylaşılan paranın herkesi memnun ettiğini söylüyor.


500 kadından sonrasını sayamadım...

25 yaşındaki kadınların genellikle bekarlığa veda ve doğum günü partilerinde striptiz show için otel odalarına çağırdıklarını çok nadir olarak ilişki yaşandığını anlatıyor H.S.
Evli, ancak kocasından gizli kaçamak yapmak isteyen kadınların sayısının ise çok fazla olduğunu söylüyor: �Türkiye�de erkeklerin büyük bir yüzdesinde cinsel problemler var. Karılarını memnun edemiyorlar. Maddi durumu iyi olan ve düzenini bozmak istemeyen kadın, kocasından boşanmak yerine bizimle cinsel ihtiyacını karşılıyor ve hayatına devam ediyor.� H.S, evli çiftlerden de talep geldiğini söylüyor. Evli çiftlerdehikaye, koca,  semtlerde talep geldiğini söyleyen H.S, �En kötü günlerde 5 jigoloyu işe gönderiyorum� diyor. Kendisinin kaç kişiyle beraber olduğunu sorduğumda �500 kadından sonrasını sayamadım� diyor.



Ayda 20 bin doların üzerinde kazanıyor

H.S�nin sitesini günde 300 kişi ziyaret ediyor. Çalışanların müşteri seçme, reddetme şansı yok. Kendisi müşteriyi beğenmezse yanında çalışanları gönderiyor. Mesainin saatinin 300 dolardan başladığını söyleyen H.S. jigolonun kadın ne isterse yapmak zorunda olduğunu ve kendi fantezilerini gerçekleştirmeleri kesinlikle yasak olduğunu söylüyor ve devam ediyor: �Hem sevişiyorum hem para kazanıyorum daha ne isteyebilirim ki...� Jigololuğa ve erkek satışına başladıktan kısa bir süre sonra maddi durumunu düzelten H.S, kolay para kazanmaya başladıktan sonra bırakamamış. Ayda ortalama 20 bin doların üzerinde kazanan, iki yazlığı, İstanbul�da birden fazla evi ve iki spor arabası olan H.S; �Daha fazla para kazanmanın verdiği zevk hiçbir şeyde yok� diyor.