Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Nisan 2008 tarihli yazilar (sayfa 1)Nisan 2008 tarihli diger ogeler resimler , videolar

haber, gündem,

Polis evi kuşattı, o tecavüze devam etti


 
Satıcı kılığında bir apartman dairesine giren sapık, 27 yaşındaki kadına 13 saat tecavüz etti.

20.04.2008 08:17

İngiltere'de resim satıcısı kılığında bir apartman dairesine giren tecavüzden sabıkalı Sean McKay (40), bıçakla tehdit ettiği 27 yaşındaki kadına 13 saat tecavüz etti. Bıçaklı sapığın polis kuşatmasında bile tecavüze devam ettiği bildirildi. Ocak ayında meydana gelen olayda, kurbanın yabancı uyruklu bir kadın olduğu belirtildi ve ismi açıklanmadı. Önceki gün Edinburg'da hâkim karşısına çıkan saldırganın 1991- 1996 arasında tecavüz suçundan hapis yattığı belirtildi. Mahkemede ifade veren talihsiz kadın, "Saat 10.00'da evime geldi. Mutfaktan bıçak alıp saldırdı. Komşular polise haber verdi. Polis evi sarmasına rağmen o bütün gece tecavüze devam etti. Bir ara o uyurken polise kapıyı açtım" diye konuştusabahsabah

Yaşadıklarının üzerinden yıllar geçti ancak hâlâ herkes ona karşı �vah vah� gibi bir tutı

Yaşadıklarının üzerinden yıllar geçti ancak hâlâ herkes ona karşı �vah vah� gibi bir tutum içinde. Evlendi, ayrıldı, eski eşi sevgilisi oldu ancak �aldatılan ve terk edilen kadın� imajından bir türlü kurtulamadı. Oysa o eski defterleri kapatmış. Artık ne �Bittim, Şerefsiz� tarzı şarkılar istiyor, ne de insanların yolda durdurup �Aynısı benim de başıma geldi, üzülme kızım� demesini... Bu yüzden duyduk duymadık demeyin, Demet Akalın�a artık böyle şeyler söylemeyin!.. Gözlerimle gördüm, o gerçekten çok mutlu...

Şarkıcılıktaki başarının sırrı ne?
Sıcaklığım ve şarkılarımın herkese ulaşması. Haftalardır bir numarayım. Albümüm çıkarken �Şarkılar yarışsın� dedim. Benim şarkılarım dışında birbiriyle yarışan şarkı yok. İbrahim Tatlıses kaç haftadır geride. İbrahim Tatlıses bile çıkıp benimle ilgili bir şeyler söylemiş.

İbrahim Tatlıses�in rahatsız olduğu konu ne?
İbrahim Bey biraz kıskançtır. Ben şimdi bir numarayım, çok satıyorum ya bundan rahatsız olmuştur. Benim şarkılarımı Tatlıses�in anlaması mümkün değil zaten. Bunu anlayabilecek bir tarzı yok. Ben gençlere yönelik pop müzik yapıyorum. İbrahim Bey polemik çıksın diye benimle ilgili bir şeyler söylemiş ama ben türkücülere bile prim vermek istemiyorum. Bu kişi İbrahim Tatlıses bile olsa. Ben şarkı seçmekte ve üzerime yakıştırmakta bir numarayım.

Tatlıses�in son albümü için ne düşünüyorsun?
Benim nacizane fikrim sayın Tatlıses artık Best of yapsın. Onun için en hayırlısı o. Bir sürü slow şarkı yaptı ama üzerine olmadı.

Senin için gece kulübü şarkıcısı, sabun köpüğü şarkıların yorumcusu diyorlar...
Böyle diyenlere eyvallah diyorum. Ama bunu yapamayanlar da var. Ben her sene bu sabun köpüklerinden çıkartıyorum. Sebebim, Afedersin, Helal Olsun, Esmer Yarim sahneye çıktığım zaman hâlâ isteniyor.

Bugünkü başarında kimlerin rolü var?
Bugünkü başarımda Emral Avşar�ın payı büyük. Sadece güzel bir mankenken beni bütün kadrolara sokardı. Assolistlerin altında genç ve güzel kadın kontenjanından sahne alıyordum. O zamanlar Hülya Avşar�ın kulisinde dedikodu yapmak daha çok hoşuma gidiyordu. Mankenlik yaşantımda da Yaşar Alptekin ve Atilla Saral�a çok şey borçluyum.

Eskiden gece kulüplerinde canlı müzik yapılırdı fakat bitti. Bunda mahalle baskısının etkisi var mı?
Bu durum devlet politikasıyla paralel gidiyor. Sigara yasaklanıyor yakında içki yasaklanacak, o yasaklanıyor, bu yasaklanıyor. Bunun hükümetle ilgisi var. Belki de gece kulüplerini bitirmeye çalışıyorlar. Böyle yaparak daraltmaya çalışıyorlar. Başımızdakilerle ilgili olarak biraz ufalıyormuşuz gibime geliyor. Bunun ekonomiyle de ilgisi var tabii. Amerika da bile kriz var. İnsanlar parasızlıktan evlerini satıyor.

Direkt sana yapılan bir baskı var mı?
Ben AKP�nin birçok festival işine gidiyorum. Benden sadece �Dekolte giyinmeyin� diye rica ediyorlar. Ben de onlara saygı duyuyorum ve o kararlarını sıcak karşılıyorum. İsviçre�de yaşayan akrabalarım çok modern. Ama diğer akrabalarıma gelince onlar daha farklı. Mesela kuzenimin kocası bayramlaşmalarda bile elini vermiyor.

Bu yüzden mi �Kapanmak bana çok yakışıyor� gibi açıklamalar yapıp başını kapattın?
Bir festivalde bana eşarp verdiler ben de onu başıma takıp o açıklamayı yaptım. Bunu devletle alakalı olarak söylemedim. Bu bana yakışıyor anlamında söyledim. Ben belli bir zümrenin sanatçısı değilim. Benim için önemli olan üniversite konserleri.

Aynı adamla hem evlilik yaşadın hem de boşanıp sevgili kaldın. Cinsellik evliyken mi yoksa şimdi mi heyecanlı?
Evlilik değil herhalde. Çok az evli kaldım ama öyle düşünüyorum. Evli olunca pijamalarla oturuyorsun. Olmuyor yani. Ama flört olunca pijamayla değil saten gecelikle oturuyorsun (Gülüyor).

Hayatına aldığın erkek senden daha mı güçlü olmalı?
Ben maço erkek seviyorum. Bana hükmedemeyen bir adamı ben ne yapayım. Öyle bir adam istemem.

Başarılı, çok güçlü ve kendinden emin görünüyorsun. Ama çocukluğunda yaşadığın trajik olaylar var...
Hayat hikayeme baktığınız zaman aslında tam bir film. 1975 yılının ilk trafik kazası annem, babam, teyzem ve nişanlısının yaptığı kazaydı. Yeni yıl için İstanbul�a gitmişiz. Dönerken arabayla bir ağaca çarpmışlar. Babam ve teyzem orada ölmüş. Annemi de öldü diye morga koymuşlar. Yılbaşı olduğu için doktorlar da dahil olmak üzere herkes sarhoş tabii. Kafaları bir dünya. Dayılarımdan biri annemin cenazesini almak için hastaneye gitmiş ve �Kardeşimi son bir kez görmek istiyorum� demiş. Tesadüfen annemin yaşadığını görüyor. Sonra annem hayata dönüyor. Ben o zaman 2 yaşındaydım. Bakımsızlıktan, hastanede mermer taşlarda yatmaktan zatürre olmuşum.

Sonra?
Anneme 6 ay kadar babamın öldüğü söylenmiyor. Çünkü annem babamla çok severek evlenmiş. Hatta annemi babamdan önce İranlı bir şeyh bile istemiş. Ondan sonra da Sefa Sirmen... Sefa Sirmen o zaman tüpçüymüş. Annem �Benim tüpçüyle ne işim olur, tüpçüye mi varacağım� diyerek onunla evlenmeyi kabul etmemiş. Anneme �Keşke evlenseydin şu an Sefa Sirmen�in kızıydım� diyorum. Düşünsenize Mustafa Sirmen ile şu anda kardeş olabilirdik. Ama annem babama çok aşıkmış. İşin ilginç yanı babamın ailesi de annemi istememiş.

İsmimden neden nefret ediyorum?

Erkeğin ailesi tarafından istenmeme durumu sana pek yabancı değil galiba?
(Gülüyor) Düğünlerine babamın ailesinden kimse gelmemiş. Annem resmen istenmeyen gelinmiş. Sonra ben doğmuşum. Babaannem, babama telefon edip, �Senin için bulduğum hemşire kız ile evlenmedin. Bari onun adını kızına koy� demiş. Adımı babaannemin isteği üzerine Demet koymuşlar. Bu yüzden adımdan nefret ediyorum. Ama ne olursa olsun adımın ve soyadımın bana uğur getirdiğini düşünüyorum. Annemle aramızda benzer durumlar var. Birlikte oldugum erkeklerin anneleri de beni istemedi. Ben de zamanında istenmeyen gelindim. Ama şimdi Oğuz�un ailesi bana tapıyor.

Beni annem manken yaptı

Anne-kız ilişkileriniz nasıl?
Ben çok içine kapanık bir kızdım. Sosyal olmam için annem her şeyi yapıyordu. Diğer kızlar okul formasını kıvırıp mini yaparken ben eteğimi dizimin altına kadar uzatıp üzerine bol hırkalar giyerdim. Çünkü anneme benden dolayı laf gelmesini istemiyordum. Bir komşumuz anneme beni mankenlik kursuna göndermesini söylemiş. Bunun üzerine annem beni �Yaşar Alptekin Mankenlik Kursu�na yazdırdı. Kursa Tolga Savacı da geliyordu, çok popülerdi. Yaşar Alptekin�in sevgilisi o dönemde Gönül Yazar�dı. Dersler bittikten sonra ben annemlerin gelmesini beklemek için tek başıma kursta kalıyordum. Bir gün kapı açıldı, içeriye Gönül Yazar girdi. Üzerinde kürk. �Ahhh Yaşar nerede� deyip kürkün önünü bir açtı içinde bikini var. Dışarısı buz gibi. �Yaşar Bey yukarıda� dedim. O günden sonra Gönül beni kıskanmaya başladı. Hatta Gönül gelince beni odalara saklarlardı.


�Şerefsiz� tarzı şarkı istemiyorum

Yaşadıklarının üzerinden yıllar geçti ama sana karşı �vah vah� durumu hiç değişmiyor. Bırakılıp gidilen kadın imajı yapıştı üzerine...
Aslında her şey değişti ama insanlar buna inanmak istemiyor. Geçen gün kadının biri �O hüzün suratından hâlâ gitmemiş yavrum� dedi. Halbuki ben çok mutluyum. O yıllar buğulu, ben hatırlamıyorum. İnsanı yaşadıkları çok olgunlaştırıyor, büyütüyor. Onları iyi ki yaşamışım diyorum. Yaşamasaydım şimdi ben de evli barklı, vasat bir hayat sürecektim. Her şerde bir hayır vardır. O zaman bana yaşadıklarım şer gibi geliyordu ama şimdi hayır diyorum. Bazen teyzeler, genç kızlar beni çevirip �Aynısı benim başıma geldi, üzülme�, diyor. Oğuz ile birlikte görünce de �Allah aşkına bu kızı bırakma� diye tembih ediyorlar. İnsanlar şimdi beni hep mutlu görmek istiyor. Bu yüzden söz yazarlarıma �Ben artık mutlu aşk şarkıları istiyorum� dedim. �Bittim, Şerefsiz� tarzında mesajlı şarkı istemiyorum artık. Bu işe para için başlamıştım, ama şu anda hayal bile edemeyeceğim bir noktadayım.

O döneme ait kızgınlıkların da bitti mi?
Şimdi utanıyorum, o zaman ayıp ayıp laflar etmişim. O zaman çocukmuşum gerçekten.vatan




13.04.2008vatan
Haber: GÜLŞEN YÜKSEL
 

Kayserispor tarih yazdı

d14 Maçın özeti 74. dakikada yaşandı. Rizespor'un bir geri pasında Kayseri ilk maçı 3-0 kazanmış, o anda da 2-1 öndeyken Mehmet Topuz, kaleci ile defans oyuncusu arasında pres için depar atıyordu, yağmur altında oynanan maçta. İki dakika sonra da 3. golleri geldi zaten. Ev sahibi takım 21. dakikada, maçın yıldızı olacak isim olan Mehmet Topuz'un kornerinde Toledo'nun kafa vuruşu ile Rize'ye mucize fırsatı vermeyeceğini gösterdi: 1-0. 26'da topu rakip sahanın ortasından sürüp sert bir şut çeken Leandro'nun golü Rize'ye sadece teselli oldu: 1-1. 54'te Kemal'in şutunda kaleci topu elinden kaçırınca Iglesias tamamladı: 2-1. 74'te Arjantinli oyuncu kendi sürdüğü topu filelere yollamakta zorlanmadı: 3-1. 86'te golü ofsayt diye sayılmayan Iglesias 89'da kafayla fileleri yine havalandırıp hat-trick yaparken, "Gökhan Ünal çok da şart değil" mesajını cezalı olduğu için maçı tribünden izleyen Tolunay Kafkas'a iletti. Kayseri bu sonuçla tarihinde ilk defa Türkiye Kupası finaline çıkmayı başararak, İzmir'de 7 Mayıs'ta oynanacak maçta Gençlerbirliği'nin rakibi oldu. Yayın tarihi: 17 Nisan 2008, Perşembe Web adresi: http://www.sabah.com.tr/2008/04/17//haber,14549ACF1611448E833FC97269890D24.html Tüm hakları saklıdır. Copyright © 2003-2008, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. Bu haber için ilk yorumu siz yapın. Diğer Spor Haberleri. sabah

Vali yardımcısının 'yasak aşk' skandalı

12 sabah Evli olan Kocaeli Vali Yardımcısı Mehmet Özcan, nüfus memuruyla imam nikâhı kıyıp, balayına çıkınca hakkında soruşturma başlatıldı.. Tekirdağ'dan Kocaeli'ne Vali Yardımcısı olarak 5 Ekim 2006'da atanan Mehmet Özcan'ın Nüfus Müdürlüğü'nde 5 yıldır sözleşmeli personel olarak görev yapan Nükhet Oruç (25) ile yaşadığı gönül ilişkisi Kocaeli'ni sarstı. Eşinden 4 ay önce boşandığı öğrenilen ve çocuğu olmayan Oruç ile evli ve iki çocuklu Vali Yardımcısı Özcan'ın imam nikâhı kıyıp ayrı ev tuttukları iddia edildi. Vali yardımcısı ve memurunun imam nikâhının ardından işlerinden izin alıp balayına çıktıkları öne sürüldü. Vali Yardımcısı ile memurun yasak aşkı yapılan bir ihbarla Kocaeli Valisi Gökhan Sözer'e ulaştı. Konuyla ilgili soruşturma başlatan Vali, Vali Yardımcısı Özcan'ın görev yerinin değiştirilmesi için İçişleri Bakanlığı'na yazı yazdı. Oruç'un ise sözleşmesini feshetti. Vali Sözer, SABAH'ın soruları üzerine, "Yardımcım önce izin, sonra rapor aldı. Kendilerine ulaşamıyoruz. Gerekeni yaptım" demekle yetindi. sabah

Türkiye'nin saklı cennetleri

15
* FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ... Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesi yakınlarında bulunan Suuçtu Şelalesi, sahip olduğu doğal güzelliklerle tam bir görsel şölen sunuyor. Bursa'ya 100, Mustafakemalpaşa'ya ise 20 kilometre uzaklıktaki Suuçtu Şelalesi, 38 metre yüksekten düşen suyu ve çevresindeki zengin bitki örtüsüyle adeta bir ''doğa harikası'' olarak yıllardır tatilcileri kendine hayran bırakıyor. Özellikle yaz aylarında piknikçilerin akınına uğrayan, Milli Parklar Av ve Yaban Hayatı Koruma Genel Müdürlüğü ile Orman İşletme Müdürlüğünce koruma altına alınan şelale, tatil dönemlerinde lüks otellerin yerine saklı cennetleri tercih edenler için alternatif oldu. Etrafı ağaçlarla çevrili olan şelalenin en üst noktası ise deniz seviyesinden 500 metre yüksekte bulunuyor. Suuçtu Şelalesi, her yıl ''saklı cennet'' arayışında olan yerli ve yabancı çok sayıda turisti ağırlıyor. AV VE DOĞA TURİZMİ HAZİNESİ KOCAYAYLA Bursa'nın tarihi oldukça eskilere dayanan Keles ilçesinde bulunan Kocayayla, av ve doğa turizmi ziyaretçilerini ağırlamak için gün sayıyor. Kocayayla Gediksiret mevkisinde belediyeye ait araziye ''yap-işlet-devret'' modeliyle ağaç evler inşa ediliyor. Doğayla iç içe inşa edilen ahşap evlerde, temiz ve serin havada tatil yapmak isteyen vatandaşlar konuk edilecek. Proje tamamlandığında Kocayayla, şehir hayatından sıkılıp tatilini doğayla baş başa geçirmek isteyenler için yeni bir alternatif olacak. Av ve doğa turizmi açısından önemli bir potansiyele sahip Kocayayla, yakın bir tarihte doğayla başbaşa kalınabilecek yeni bir yaşam alanı olarak kapılarını açacak. KOCAELİ'NİN ''SOĞUKSU''YU GÖZDE MERKEZLERDEN Kocaeli'nde merkeze bağlı Bahçecik beldesindeki Soğuksu Piknik Alanı, körfezin tamamını kapsayan manzarası, temiz havasıyla ziyaretçilerine ağaç altında piknik yapma imkanı sunuyor. Bölgeye ismini veren su ise mide rahatsızlıklarına iyi geliyor. Kandıra'ya 8 kilometre uzaklıktaki Babaköy'ün sınırları içinden akan dereden adını alan Sarısu ise derenin Karadeniz'le birleştiği yerde bulunuyor. Ağaçlar arasından süzülerek gelen Sarısu deresinde sazan, tatlı su levreği ve çeşitli tatlı su balıkları yetişiyor. Sarısu, bir kilometre uzunluğundaki kumsalı ve berrak deniziyle doğa ile baş başa kalmak isteyenlere eşsiz güzellikler sunuyor. Gebze'ye bağlı Tavşanlı Köyündeki tabiat parkı ve doğal sit alanı ilan edilen Ballıkayalar Vadisi de 1,5 kilometre uzunluğunda, 40-80 metre genişliğinde. Dağcıların tırmanış yaptıkları Ballıkayalar Vadisi, kireç taşlarının erimesi sonucu gelişen jeomorfolojik şekilleri ile karstik bir boğaz şeklinde. Gölcük ilçesindeki Beşkayalar Tabiat Parkı ise birinci derece doğal sit alanı. İzmit'e 24 kilometre uzaklıktaki Beşkayalar'daki 1154 hektarlık sahanın 1057 hektarı ormanlık alandan oluşuyor. KOYLARI VE DOĞASIYLA KARABURUN İzmir'in en küçük ilçesi Karaburun, yapılaşmanın görülmediği birçok koyu ve doğasıyla, Türkiye'nin bilinmeyen cennetleri arasında yer alıyor. İzmir ile arasındaki 130 kilometrelik yolun keskin virajlarla örülü olması nedeniyle ulaşım sorunları bulunan Karaburun, yarımada üzerindeki 1 belde ve 13 köyün merkezi konumunda. Güneyde Datça Yarımadası'na benzer coğrafi yapısıyla gizli cennetleri barındıran Karaburun Yarımadası, doğa harikası koy ve plajları bünyesinde barındırıyor. Karayoluyla ulaşımın olmadığı birçok koyu sadece tekne turlarıyla görmek mümkün. Bölge, bu özelliğiyle yaz sezonunun en canlı döneminde bile tenha kalmayı başarabiliyor. Karaburun merkezindeki ikisi mavi bayraklı dört plajın yanı sıra, merkezden uzaklaştıkça sakinleşen Esendere, Saipaltı, İğdealtı, Büyükkent, Dolungaz, Yıldızkent, Akçakilise, Yeniliman ve Kumbükü plajlarına sahip bulunuyor. Açık denize bakması nedeniyle çevrenin en temiz denizine sahip Karaburun, balıkçılık ve dalış turizmi konusunda önemli potansiyeller barındırıyor. İlçede turizmi hareketlendirmek amacıyla yapılan çalışmalar kapsamında bu yıl temmuz ayında 50 yıl aradan sonra ilk kez İzmir Karaburun arası denizden seferler başlatıldı. Ayrıca Karaburun Belediyesi de ilçenin yurt dışı tur operatörlerine tanıtımı için bir çalışma başlattı. DİKİLİ'DE BAKİR KOYLAR İzmir'in Dikili ilçesi de turistik yapılaşmanın diğer merkezlere göre daha az olduğu bölgeler arasında yer alıyor. İzmir'in 120 kilometre kuzeyinde Bergama ilçesinden sonra gelen Dikili, yapılaşmanın görülmediği koy ve plajlara sahip. Turistik potansiyelini çok iyi kullanamayan ilçe, daha çok Dikili Limanı'nın getirdiği ticari hareketlilik ve jeotermal potansiyeli nedeniyle seracılıkta ön plana çıkıyor. İlçenin en turistik beldesi olan Çandarlı'da ise genelde ikinci konutlar bulunuyor. Turizm yatırımcıların son yıllarda ilgi göstermeye başladığı Çandarlı'da Danimarkalı bir yatırımcı grubun büyük çaplı tatil merkezi yapacağı belirtiliyor. İlçedeki 2 bin 489 olan toplam yatak sayısının yakın zamanda artacağı ifade ediliyor. İzmir ve çevresinde ikinci konutların yoğunluğu nedeniyle ön plana çıkamayan Seferihisar ilçesi de bakir turistik koy ve plajlara sahip.Ürkmez, Doğanbey ve Payamlı beldelerine sahip ilçe, bir süre önce İzmir'in metropol ilçesi haline geldi. İlçenin turistik bölgelerinden Sığacık köyü ise devam eden büyük kapasiteli otel inşaatları ve yat marinasıyla, geleceğin turizm merkezleri arasında kabul ediliyor. (AA) Yayın tarihi: 7 Eylül 2007, Cuma Web adresi: http://www.sabah.com.tr/dosya_4004.html Tüm hakları saklıdır. Copyright © 2003-2007, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. Gündem dosyaları İl il Ramazan sofraları Ramazan ayında, Türkiye'nin birçok bölgesinde yöresel yemekler sofraları süslüyor. .... Marmara depreminin 8. yıldönümü Merkez üssü Kocaeli'nin Gölcük ilçesi olan 17 Ağustos 1999 yılındaki 7.4 büyüklüğündeki Marmara Depremi'nin üzerinden 8 yıl geçti.... Yeni kadın vekiller Arkada bıraktığımız genel seçimle beraber TBMM, tarihindeki en yüksek kadın milletvekili sayısına ulaştı: 50 kadın vekil Meclis'te temsil hakkı kazandı.... Deprem ve tsunami Güney Asya'da meydana gelen deprem sonrası en çok "Acaba Türkiye'yi de etkiler mi?" sorusu konuşuldu.... Türk istihbaratı Türkiye'nin istihbarat geçmişi, tarih araştırmalarının en netameli, en çetrefil kısmını oluşturuyor.... En gözde meslekler rehberi Üniversite adayları dikkat: En yeni ve gözde meslekler hangileri? Hizmet sektöründe kimler kazanacak? Hangi bölüme kaç puanla giriliyor.... Afrika sıcakları Türkiye'yi kavuruyor Bunaltan sıcaklardan korunmanın en etkili yolu; öğle uykusu yani İspanya'daki adıyla siesta! Ancak... OKS soru ve cevapları İlköğretim son sınıf öğrencilerinin katıldığı Ortaöğretim Kurumları Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı (OKS), 10 Haziran Pazar günü yapıldı.... Anneler Günü Anneler günü bu yıl 13 Mayıs'a denk geliyor. Tüm dünyada milyonlarca anne aynı gün çocukları tarafından sevgi ve saygıyla kucaklanacak.... Çernobil Bundan 21 yıl önce 26 Nisan 1986’da Çernobil nükleer santrali patladığında etkileri Avrupa’da ve Türkiye’de de hissedilmişti.... sabah .

AKP'de yeni ihraç yolda

a11 AKP yönetimi şimdi de Hamit Taşçı’yı “kesin ihraç” istemiyle Disiplin Kurulu’na sevk etti Balıkesir eski Milletvekili Turhan Çömez’in ihraç kararının ardından AKP yönetimi şimdi de Ordu eski Milletvekili Hamit Taşçı’yı, partiyi küçük düşürücü beyanlarda bulunduğu gerekçesiyle “kesin ihraç” istemiyle Disiplin Kurulu’na sevk etti. Yargıtay’dan hiçbir partiye üye olmadığına dair belge alan ve AKP’nin sadece “gönül üyesi” olduğunu belirten Taşçı, “Demek ki gönül üyelerine bile soruşturma açıyorlar” dedi.

Zeugma'nın üstüne cam fanus

a4 Gaziantep İl Özel İdaresi, Zeugma Antik Kenti'nin üstünü, cam fanus benzeri bir yapıyla kapatarak, şehri açık hava müzesine dönüştürecek. Gaziantep Arkeoloji Müzesi'nde sergilen eserlerin bir kısmının da taşınacağı antik kente, dört mevsim turist çekilmesi hedefleniyor. Zeugma'dan çıkarılan eserler, tabiat şartlarından, yağmurdan, kardan, güneşten etkilenmesin ve daha sağlıklı korunsun diye Gaziantep Arkeoloji Müzesi'nde sergileniyor. Oysa bu eserler, bulundukları yerde korunarak sergilenebilse, turistlerin daha çok ilgisini çekeceği düşünülüyor. Bunun için çalışma başlatan Gaziantep Valiliği, İl Özel İdaresi'nin kaynaklarından 1 milyon YTL kaynak aktararak Zeugma Antik Kenti'nin üstünü cam fanus benzeri bir yapıyla kapatacak. Kazılarda ortaya çıkarılan villalar ve mozaiklerin bulunduğu 2 bin metrekarelik bölümün üstünün kapatılacağı proje tamamlandı. Birkaç hafta içinde ihale edilecek proje sayesinde Zeugma'nın üstü Efes Antik Kenti'nde olduğu gibi kapanmış ve yaz kış ziyarete açılmış olacak. Kazı alanını görmek isteyen yerli ve yabancı turistlerin, Zeugma Antik Kenti'nden çıkan eserleri yerinde göremediği için yaşadıkları hayal kırıklığına da son verilmiş olacak. Çalışmanın tamamlanmasının ardından Arkeoloji Müzesi'ndeki mozaik ve çeşitli eserlerin bir bölümünün buraya taşınması ve teşhir edilmesi planlanıyor. Çalışmayla, Gaziantep'in sahip olduğu tarihi ve kültürel mirasın etkin tanıtımı ve turizm gelirlerinin artırılması hedefleniyor. Öte yandan Zeugma Antik Kenti'nin güvenliğini sağlayan Nizip Kaymakamlığı, antik kentin girişine yaptırdığı 2 kapı ile güvenlik önlemlerini daha da artırdı. Antik kente ilk girişe bir kapı kondu. Saat 17.00'den sonra antik şehre araçla girişe izin verilmiyor. Ayrıca, kazı alanının giriş kısmına da bir kapı konularak güvenlik önlemleri üst seviyeye çıkarıldı. Antik kent, Nizip Kaymakamlığı'na bağlı köy korucularının yanı sıra İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı Belkıs Jandarma Karakolu'nda görevli personel tarafından da korunuyor. CİHAN Yayın tarihi: 12 Nisan 2008, Cumartesi Web adresi: http://www.sabah.com.tr/2008/04/12//haber,D370F5E678EB426481743358A71CF0A2.html Tüm hakları saklıdır. Copyright © 2003-2008, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

Erdoğan: Herşeyi yerelde başlatarak uluslararası boyuta taşımalıyız

d1 Başbakan Recep Tayip Erdoğan, her şeyin yerelde başlayarak, uluslararası bir boyuta doğru taşınması gerektiğine işaret ederek, "Ekonomiyi yerel ölçekte, sağlam şekilde inşa edip uluslararası boyuta taşımak zorundayız. Demokrasiyi, yerel ölçekte başlatıp, uluslararası standartlara taşımak zorundayız. Bugün artık şehirlerimizi de, ülkelerimizi de dünyaya kapatmak, dünyadaki gelişmelere kapatmak gibi bir seçeneğimiz yok" dedi. 1. Uluslararası İstanbul Yerel Yönetimler Sempozyumu'nda konuşan Erdoğan, sempozyumun, dünya şehirleri arasında iletişim, işbirliği ve tecrübe aktarımının önemli bir platformu olacağını dile getirdi. Erdoğan, İstanbul'un, kıtaların, medeniyetlerin ve kültürlerin kesiştiği, buluştuğu ve kaynaştığı bir noktada bulunduğuna işaret ederek, "Bulunduğumuz yer Avrupa kıtası, hemen karşımız, birkaç kilometre ötemiz, boğazın karşı yakası ise Asya kıtası. Ancak İstanbul, kendisini sadece iki kıtayı buluşturmakla sınırlandırmıyor" diye konuştu. "TÜRKİYE'DEKİ FARKLILIKLAR AVANTAJDIR" İstanbul'da, Avrupa ve Asya'nın yanı sıra, tarihin bilinen ilk dönemlerinden bugüne kadar tüm medeniyetlerin izlerinin birbirine geçtiğini belirten Erdoğan, İstanbul'da bu izlerin hissedilmesinin mümkün olduğunu kaydetti. Başbakan Erdoğan, İstanbul'da, her dinin, mezhebin barış, huzur, birlik ve beraberlik içinde varlıklarını sürdürdüğüne şahit olunabileceğini kaydederek, "Biz, gerek İstanbul'da, gerek Türkiye'nin tüm şehirlerinde farklılıkları bir dezavantaj değil, bir zenginlik, bir avantaj olarak gören bir medeniyetten geliyoruz. İstanbul'da vakit geçirdiğiniz süre içinde bu farklılıkların nasıl zenginliğe dönüştüğünü göreceksiniz. Gördüğünüz eserlerde, dinlediğiniz müziklerde, içtiğiniz çayda, kahvede, tadına baktığınız yemeklerde inanıyorum ki kendi kültürünüzden de bir şeyler bulacaksınız" dedi. İstanbul'da doğup, büyüdüğünü ve İstanbul'un belediye başkanlığı görevinde bulunduğunu anımsatan Başbakan Erdoğan, İstanbul'da edindiği, tecrübe, bilgi ve birikimin hayatı boyunca gururla taşıyacağı önemli bir hazine olduğunu dile getirdi. "HERŞEYİ YERELDE BAŞLATARAK ULUSLARARASI BOYUTA TAŞIMALIYIZ" Bilgi, birikim ve tecrübelerin paylaşılmasıyla güzel şehirlerin inşa edilebileceğini kaydeden Erdoğan, bu sayede de dünyanın daha yaşanabilir bir gezegene dönüştürülebileceğini belirtti. Başbakan Erdoğan, her şeyin yerelde başlayarak, uluslararası bir boyuta doğru taşınması gerektiğine işaret ederek, "Ekonomiyi yerel ölçekte, sağlam şekilde inşa edip uluslararası boyuta taşımak zorundayız. Demokrasiyi, yerel ölçekte başlatıp, uluslararası standartlara taşım ak zorundayız. Çevre bilincinin yerel ölçekte geliştirip, uluslararası bir vizyona taşımak zorundayız. Bugün artık şehirlerimizi de, ülkelerimizi de dünyaya kapatmak, dünyadaki gelişmelere kapatmak gibi bir seçeneğimiz yok" diye konuştu. Artık, işbirliği imkanlarının çok geniş bir yelpazede olduğunu dile getiren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bunların aynı zamanda da zorunluluk olduğunun altını çizdi. Erdoğan, şehirlere yönelik tehditler konusunda ise imkandan öte bir zorunluluk taşıdığına dikkat çekerek, "Bugün, New York'a yönelik bir terörist saldırıya, dünyanın herhangi ucundaki bir şehrin kayıtsız kalması söz konusu değildir. Neden? Çünkü dün New York'a yapılan, ertesi gün Madrid'e, ertesi gün Londra'ya, ertesi gün İstanbul'a, Ankara'ya yapılabiliyor" dedi. Erdoğan, terörün ve tehditlerin de küreselleştiği bir çağda dayanışmadan başka seçeneğin kalmadığını vurgulayarak, yapılan benzer sempozyumların önemine değindi. "İSTANBUL'DAKİ BİRİKİMİ DİĞER ŞEHİRLERE TAŞIMA ÇABASINDAYIZ" Erdoğan, İstanbul'un, medeniyetlerin, kıtaların ve kültürlerin buluşma noktası olmasının yanı sıra yerel yönetim tecrübesi ve yerel demokrasinin de buluşma noktası olduğunu bildirdi. Tarihin hemen her döneminde İstanbul'un, "merkez bir şehir" kimliğinde olduğunu ve kalabalık bir nüfusu barındırdığını söyleyen Erdoğan, bundan dolayı, şehrin idaresinin, İstanbul'dan geçen her medeniyet ve kültürden bir şeyler aldığını ifade etti. Başbakan Erdoğan, İstanbul'daki birikim ve tecrübeyi Türkiye'nin tüm şehirlerine eşit şekilde dağıtma çabası içinde olduklarını bildirerek, "Aynı zamanda, dünyanın da tüm şehirlerindeki bilgi, birikim ve tecrübeyi, yeni gelişmeleri, teknolojiyi Türkiye'nin şehirlerine kazandırmanın çabasını veriyoruz" dedi. Her şehrin, kendine özgü şartları olduğuna değinen Erdoğan, Budapeşte'nin Viyana'dan, Viyana'nın Rabat'tan, Rabat'ın Amman'dan, Amman'ın ise Cape Town'dan farklı kimlik ve özelliklere sahip olduğunu anlattı. Erdoğan, küreselleşme, iletişim ve uluslararası ilişkilerin yoğunlaştığı bu çağda her şehrin, birbirine benzeyen özelliklere sahip olmaya başladığına işaret ederek, "Artık, Halep'in Dublin'e, Dublin'in Melbourne'ne, Melbourne'un Selanik'e benzeşen yönleri bulunuyor. Artık rekabet ülkeler değil, şehirler arasında yaşanmaya başlıyor" diye konuştu. "ŞEHİRLER ARASINDAKİ İŞBİRLİĞİ ÖNEMLİ" Erdoğan, şehirlerin, sağlıklı bir altyapı kurmak, toplu taşımda en güvenilir, kaliteli ve hızlı sistemleri kullanmak, çevrenin korunmasında, su ihtiyacının giderilmesinde, hava kirliliğinin önlenmesinde yeni ve etkili sistemleri getirmek istediğini vurguladı. Bu noktada, şehirler arasındaki iletişim ve işbirliğinin hayati rol oynadığına dikkat çeken Erdoğan, şehirlerde, dünün ve bugünün sorunlarının artık aynı olmadığını kaydetti. Başbakan Erdoğan hızlı bir şehirleşme yaşandığını dile getirerek, "Yeni konutlar üretmek zorundayız. Yeni yolar yapmak, mevcut yolları genişletmek zorundayız. Altyapıyı sık sık güncellemek zorundayız. Toplumsal ilişkileri, güçlendirmek, toplumsal dayanışmayı geliştirmek zorundayız. Şehirlerimize yönelik farklı boyutlardaki tehditlere karşı önlemler almak zorundayız. Kalkınmayı yerelde başlatmak, yerel kalkınmayı geliştirmek zorundayız. İş üretmek, istihdam üretmek zorundayız. Bütün bunları yaparken de çevreye, tarihi mirasa, şehrin kimliğine azami derecede hassasiyet göstermek zorundayız" dedi. Bir şehrin idarecisi olmanın, insanın omuzlarına büyük bir sorumluluk yüklediğini söyleyen Erdoğan, aynı zamanda şehirde yaşayanlarında şehirden sorumlu olduğunun altını çizdi. (ANKA) Yayın tarihi: 12 Nisan 2008, Cumartesi Web adresi: http://www.sabah.com.tr/2008/04/12//haber,76140E51297F48E7A76ACDCE4BF6D072.html Tüm hakları saklıdır. Copyright © 2003-2008, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. Bu haber için ilk yorumu siz yapın.

Tecavüzcü kamerada

d1 Bir alışveriş merkezinin otoparkında, 15 aylık kızının yanında bir kadına tecavüz eden saldırgan kameraya yakalandı. Olay ABD'de Wal-Mart alışveriş merkezinin otoparkında önceki sabah erken saatlerde meydana geldi. Kadın park ettiği aracından indikten sonra karşısına eli silahlı bir adam çıktı. Adam genç kadını yeniden arabasına bindirip, aracı marketin arka tarafına sürdü. Sonra 15 aylık kızının gözleri önünde kadına tecavüz etti ve kadını bagaja kilitlemeye çalıştı. Ancak kadın, yerine oturmayan bagajın kapağını açarak polisi aradı. Yarım saat beklemiş Genç kadın tecavüzcünün eşkálini verirken, polis Wal-Mart’ın güvenlik kamerasından 24 yaşındaki David Welker adlı saldırganın görüntülerini çıkardı. Kamera kayıtlarını inceleyen polis görüntülerde, kadının verdiği eşkále tıpatıp benzeyen bir şahsı yarım saat otoparkta beklerken saptadı. Bu arada tecavüz ettiği kadının kredi kartını çalan zanlının, yakındaki bir ATM’den para çektiği de tespit edildi. Polis, kameradaki görüntüsünden çok net seçilen tecavüzcü için yoğun arama çalışması başlattı.