Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Eylül 2007 tarihli yazilar Eylül 2007 tarihli diger ogeler resimler , videolar

Timsah adamın kolunu kaptı.

timsah2
Timsah adamın kolunu kopardı. Kopan kol timsahın ağzında işte böyle görüntülendi...

Kuzey Carolina bölgesindeki Moultrie Gölü kenarında oturan bir adama saldıran timsah, kolunu kopardı.

Aniden saldıran 3.5 metre boyundaki timsah 59 yaşındaki Bill Heddon'u kolundan yakaladı. Yaşlı adamı suya çekmeye çalışan timsah, kendisine karşı direnen adamın kolunu tamamen kopardı.

Çevrede bulunan insanlar olayı görünce koşarak kanlar içerisindeki Hedden'ı kenara çekti. Bu sırada ağzında adamın kolu ile su üstüne çıkan timsah, görenleri şaşkına çevirdi.

Bill Hedden adlı Amerikalı apar topar olay yerine gelen ambulans helikopter ile hastaneye kaldırılırken görevliler timsahın peşine düştü. Çok geçmeden timsahı bulan görevliler hayvanı öldürüp karnını yararak adamın kolunu çıkardı. Doktorlar kolun başarı ile yerine dikilebileceğini belirtiyorlar.timsah1

Dinci mi askeri darbe mi?

Hürriyet yazarı Özkök ne demek istedi...
ozkoknededi
'Mahalle baskısı' Özkök'ün kimyasını bozdu. İki darbeyi önümüze sundu.
Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök endişeli.. Ufukta yeni bir darbe mi var sorusuyla bu korkusunu dile getiriyor. Bahsettiği darbe askeri değil dinci darbe..

Anayasa'da türbanın serbest bırakılması halinde dinci baskının azacağı iddiasında. Bu nedenle yasağın devamını istiyor. Mustafa Bumin'in sözlerini de örnek gösteriyor.

Askeri darbe ile dinci darbeyi kıyaslıyor ve tercihini askeri darbeden yana kullanıyor. Ona göre biri öldürüyor diğeri hapse atıyor.

Askeri darbelere karşı bireyi koruma refleksinin geliştiğini belirten Özkök şöyle devam ediyor; "Peki ya bizleri, hepimizi despot bireylere karşı koruma refleksi? Yani ramazanda içkimize müdahale eden, otobüs yolcularını namaz molasına zorlayan, ilerde muhtemelen Anadolu kızlarını üniversiteye türbansız sokmayacak zorbalığa karşı ne yapacağız?"

Özkök bu noktadan sonra sözü askeri darbeler ile dinci darbe arasındaki farklara getiriyor. Şöyle devam ediyor;
-(...)O despotizm çoğumuzu askerden çok korkutuyor.
Hepimiz hissediyoruz ki, askerinkinde hapis var, ama ötekinde cinayet...
Biri geliyor ve sonra kendi isteğiyle gidiyor.Öteki gelirse bir daha gitmeyecek. Şerif Mardin hepimizi uyarıyor. Ama emin olun bu uyarı bizden çok anayasa taslağı hazırlayan AKP’yi ilgilendiriyor. Çünkü artık onlara asıl tehdit bu cenahtan gelecek. Demokrasiyi bekleyen asıl darbe tehlikesi artık budur... "

Öğretmen niye diz çöktü?

ogretme
Okul müdürünün vekillerin önünde diz çökerek öğretmen istemesi tartışma yarattı

Sakarya’nın Kaynarca İlçesi’nde bulunan 258 öğrencili Kulaklı İlköğretim Okulu Müdürü Abdulkadir Karaca, Kaynarca Eğitim Kültür ve Kişisel Gelişim Derneği’nin açılışına katılan AKP Sakarya milletvekilleri Hasan Ali Çelik ve Ayhan Sefer Üstün’e okulundaki personel eksikliğini anlatma fırsatı buldu. Karaca, milletvekillerinin önünde dizlerinin üzerine çöktü ve bu yıl ilk kez eğitime açılacak okulunda 1 branş öğretmeni ve 2 sınıf öğretmeni olmak üzere yalnızca 3 öğretmen bulunduğu belirterek, “Eğitim- öğretim olabilmesi için diğer öğretmen atamalarımızın yapılması gerekiyor” dedi.

AKP Kaynarca İlçe Başkanı Zeynur Özel de, ilçede 70 öğretmen eksiği bulunduğunu söyledi. Öğretmenlerin kısa süre kalıp başka yere tayin edilmemesinin zorunluluktan kaynaklandığını belirten Hasan Ali Çelik, şu yanıtı verdi: “Aksi halde okuldan yeni çıkmış bir öğretmen öğrenci gibi gelir, nitelikli bir eğitime katkı veremez. Buraya gelen adam durmalı ve biraz tecrübe edinmeli. Personel eksikliği konusunda girişimde bulunacağız.”

Öğretmen diz çöker mi?

Okul müdürü Karaca’nın milletvekilleri önünde diz çöküp, öğretmen istemesi tarıtşma yarattı. AKP’li vekiller Karaca’nın diz çökerek konuşmasının ortamdan kaynaklandığını söyledi. VATAN’ın konuşan vekiller şöyle dedi:

AKP’li Hasan Ali Çelik: Okul müdürü Karaca, sesini daha iyi duyurabilmek ve talebini dile getirebilmek için bu şekilde davrandı. Biz o sırada oturduğumuz için, ayakta durarak konuşsa biz aşağıda kalıyorduk. Aradaki mesafeyi kapatmak ve yakınlaşmak istedi. Yoksa okul müdürünün bize minnet ettiği falan yok.

AKP’li Sefer Üstün: Okul müdürü diz çöktü, değerlendirmek yanlış. Okul müdürünün ne söylediğine bakmamız lazım. Ne demiş okul müdürü? Haklı talebini iletmiş. O ortamda bu şekilde davranması normaldir

Göz teması kurmak için diz çöktüm

Kavaklı Köyü İlköğretim Okulu Müdürü Karaca: Milletvekillerinin önünde eğilip bir şeyler istemek gibi bir olay söz konusu değil. Ben öğrencilerimle konuşurken bile onların seviyesine iniyorum. Çünkü konuştuğum kişiyle göz teması kurmak zorundayım ki karşılıklı diyalog oluşturalım. Milletvekili Üstün ilçeye gelirken çevresinde istinat duvarı yapılan okulumuzu görmüş. AKP İlçe Başkanı Özel’e “Okulun müdürü burada mı, bir ihtiyaçları var mı?” diye sormuş. Ben de “Okulumuzun öğretmen açığı var, iletir misin?” dedim. Sonra vekillerinin yanına gidip, ‘Hoşgeldiniz’ diyerek elimi uzattım. Oturdukları için eğilmek zorunda kaldım.

İpod artık dokunmatik

iphone
iPod Touch, dokunmatik ekrana ve kablosuz internet bağlantısına sahip.
Sadece bir kaç yıl içinde 21’inci yüzyılın en çok kullanılan mp3 çaları haline gelen, ‘Apple iPod’ yakında tarih olacak. Apple CEO’su Steve Jobs, yeni nesil iPod, ‘iPod Touch’ı tanıttı.

Yeni geniş ekranlı iPod touch’ın satış fiyatı 299 dolardan başlayacak. 8 ve 16 gb’lık 2 farklı kapasitede piayasaya sürülecek olan ürün, Apple’ın cep telefonu iPhone’un özelliklerini de taşıyor.

Dokunmatik ekranasa sahip olan iPod touch, internete bağlanıyor ve kullanıcılar iTunes’dan şarkı satın alabiliyorlar.

Apple, yeni nesil iPod modelinin ağ bağlantısı avantajını kullanarak, ünlü kahve zinciri Starbucks’la da bir anlaşma gerçekleştirdi. iPod touch’la, müşteriler Starbucks’ta dinledikleri şarkıları seçeneklerine göre bir tuşla indirebilecekler.

Yeni iPod modeli gelecek ay İngiltere’de piyasaya giriyor. Yeni ürünün tasarımını ödüllü İngiliz Briton Jonathon İve yaptı.

Cep telefonlarında devrim

cebi
Cepten TV yayınlarına erişim, görüntülü konuşma başlıyor.
Cep telefonu kullanıcılarına pek çok yeni olanaklar sunacak yeni nesil mobil iletişim sisteminin kurulmasının yolu açılıyor. Üçüncü Nesil Mobil Haberleşme Sisteminin (3G) kurulmasını öngören ve asgari değeri 1 milyar doları aşan Üçüncü Nesil Mobil İletişim Sistemi (3G) lisans ihalesi yarın yapılacak.

Telekomünikasyon Kurumunda gerçekleştirilecek ihalede 4 firmaya 3G lisansı verilecek. İhaleye katılım için şu ana kadar Avea, Vodafone, Turkcell ile Fransız GSM operatörü Orange şartname satın aldı. Telekomünikasyon Kurumu yetkilileri, 25 Mayıs'ta yapılması öngörülen ancak ertelenen ihalede rekabet şartlarının oluştuğunu belirttiler.

İhalede dört ayrı lisans verilecek ve her biri için ayrı ihale gerçekleştirilecek. Lisans bedelleri bant genişliğine göre belirlendi. İhalede, kapalı teklif usulü uygulanacak. Her ihalede en yüksek üç kapalı teklif sahibi, en yüksek kapalı teklif alt sınır olmak üzere açık artırma yoluyla sözlü teklif vermeye davet edilecek.

İhale sonucunda en yüksek fiyatı veren şirket, ihale komisyonunca ihaleyi kazanmış şirket olarak kabul edilecek, böylece her bir ihalede birinci seçilen katılımcılara lisans verilecek. İhalede elde edilen sonuçlar Telekomünikasyon Kurumu'nca değerlendirilecek ve ardından katılımcı firmalarla imzalanan imtiyaz sözleşmeleri Danıştay'ın görüşünü sunulacak.

Daha sonra firmalarla sözleşmeler imzalanacak. İhalenin ardından sürecin 2008 yılı başında tamamlanabileceği öğrenildi. İhalede verilecek 4 lisansa ait tahmini lisans bedelleri Telekomünikasyon Kurumu tarafından şu şekilde veriliyor: .Tahsis edilecek bant genişliği (MHz) 45 40 35 25 . A lisansıB lisansı C lisansı D lisansı .Asgari değer (milyon avro) 252 224 196 140

3G SİSTEMİNE NASIL GELİNDİ

Ülkemizde mobil telekomünikasyon sektörünün ilk uygulamasını oluşturan 1G sistemleri üzerinden sadece ses hizmetlerini sunabilmek mümkünken, 2G Sayısal sistemler daha kaliteli ses hizmetlerinin yanı sıra SMS gibi basit veri hizmetleri de sunulabilir hale geldi. 2.5G olarak adlandırılan geçiş döneminde ise, mobil şebekeler üzerinden internete erişim imkanı sağlandı ve veriye dayalı hizmet türlerinde artış kaydedildi. Her kuşakta ses hizmeti sunulabilirken, bir sonraki kuşak daha kaliteli ses hizmetinin yanında daha hızlı ve zengin içerikli veri iletişimine imkan sağlıyor.

CEPTEN GÖRÜNTÜLÜ KONUŞMA DÖNEMİ BAŞLAYACAK

3G sistemlerinde ise hızlar artık Megabitlerle ifade edilmekte ve 2Mbps hızına, bir sonraki teknolojiyi oluşturan HSDPA'de (High Speed Downlink Packet Access -3.5G) 14 Mbps veri iletim hızlarına teorik olarak ulaşılabiliyor. Hızdaki bu artış özellikle bilgiye erişim açısından alışılan erişim kavramına yeni bir boyut getirecek.

Mobil ortamda görüntülü telefon hizmetleri, e-posta alıp gönderme, bankacılık hizmetleri, yüksek hızlarda internet erişimi, etkileşimli oyunlar, canlı radyo TV yayınlarına erişim gibi pek çok hizmetler, 3G mobil terminal cihazları tarafından rahatlıkla sağlanabilecek. Abonelerin bu hizmetleri alabilmesi için 3G sistemine uyumlu cep telefonları kullanmaları gerekecek. Ancak Türkiye'de henüz uygulama başlamamasına karşın bugüne kadar 1 milyonun üzerinde 3G sistemine uyumlu cep telefonunun satıldığı belirtildi.

CEP'TE HIZLI VE ZENGİN İÇERİK

3G şebekeleri üzerinden ses hizmeti sunulacak olsa da esas ağırlık hızlı ve zengin içerikli veri uygulamaları olacak. 3G şebekelerinin faaliyete geçmesiyle;cep telefonundan internete hızlı erişimin yaygınlaşacağı, e-devlet uygulamalarına önemli bir ivme kazandıracağı, sağlık hizmetleri, uzaktan eğitim, mobil-kütüphane, internet üzerinden bilimsel laboratuvarlara erişim, internet üzerinden dil eğitimi gibi uygulamalar ile eğitime katkı sağlanması öngörülüyor. Sistemin yaşlı ve engellilerin uzaktan gözetim ve kontrolünde kolaylıklar sağlayacağı, mobil uygulamalar ile vatandaşların yaşamını daha da kolaylaştırması bekleniyor.

Şeytanın aklına belki gelir belki gelmez.

uyanika
Evliydi ama sevdiğiyle evlenmek istiyordu. Şeytani planla evlenmeyi başardı.
İzmir'de eşinden boşanamayan bir kişi, sahibi olduğu tavuk satış firmasında çalışan işçisinin kimlik bilgilerini kullanarak başka bir kadınla resmi evlilik yaptı.

Olay, kimliğin gerçek sahibinin bir işlem için polise başvurduğu sırada ''evli'' olduğunu öğrenmesiyle ortaya çıktı.

İzmir'de bir tavuk satış firmasında çalışan ve bekar olan Serdal Uzun, bir işlem için gittiği polis merkezinde ''evli'' olduğunu öğrenince savcılığa başvurdu.

Savcılık tarafından yapılan araştırmada Antalya'da yaşayan Lokman B'nin (28), bir süre önce firmasında işçi olarak çalışan Serdal Uzun'un kimlik bilgilerini kullanarak resmi bir evlilik yaptığı anlaşıldı.

Antalya polisinin çağrısı üzerine teslim olan Lokman B, polisteki ifadesinde, özel bir havayolu şirketinde hostes olarak çalışan Gülşah İ. ile birlikte olmak amacıyla eşinden boşanmak istediğini, ancak eşinin aynı zamanda amcasının kızı olması nedeniyle, ailesinin bu boşanmaya karşı çıktığını anlattı.

Gülşah İ. ile evlenebilmek için firmasında çalışan Serdal Uzun'un kimlik bilgileriyle kendisine sahte kimlik çıkarttığını ifade eden Lokman B, 5 Aralık 2006'da Gülşah İ. ile evlenerek Antalya'ya yerleştiklerini söyledi.

Evlilikleri süresince Gülşah İ'nin kendisini Serdal Uzun olarak bildiğini belirten Lokman B, İzmir'de sahibi olduğu firmayı da kardeşine devrettiğini anlattı.

Olayın ortaya çıkmasının ardından, yaklaşık 10 aydır evli olduğu kişinin Serdal Uzun değil, Lokman B. olduğunu öğrenen Gülşah İ, dolandırıldığı gerekçesiyle polise başvurdu.

Gözaltına alınan Lokman B, ''nitelikli dolandırıcılık'' ve ''sahte kimlik düzenlemek'' suçlarıyla çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

500 yıldır böyle oturuyor

kurban
İnkalılar tarafından tanrıları için kurban edildiğinde henüz 15 yaşındaydı.
Kurban etme ritüelinin üstünden tam 500 yıl geçmiş olmasına rağmen yüzünün ifadesi, hüzünlü gözleri ona bakanların kanlarını donduruyor.

Arkeoloji tarihine "La Doncella" ismiyle geçen küçük kızın cesedi Arjantin'deki High Mountain Arkeoloji Müzesi'nde bugüne kadar bulunmuş en eski ve en iyi korunmuş cesetlerden biri olarak sergileniyor.

Beyni, derisi, saçları tam olarak korunmuş olan La Doncella'nın cesedi 1999 yılında bulunduğunda, yanında iki çocuğun cesedi daha vardı. Onlara ise El Nino, La Nina del Rayo isimleri verildi.

Malta'yıda yenemedik!

maltatr
Türkiye Malta ile berabere kalarak rakibini ilk kez yenemedi.
(A) Milli Futbol Takımı, 2008 Avrupa Şampiyonası Eleme Grubu karşılaşmasında Malta ile berabere kalarak rakibini ilk kez yenemedi.

Malta ile geçmişte yaptığı 5 maçı da kazanan Milli Takım, 6. karşılaşmasında aynı başarıyı sergileyemezken, 2-2'lik beraberlikle hem grubunda çok önemli 2 puan kaybetti, hem de rakibini ilk kez yenemedi.

Milliler bu karşılaşmaya kadar, 2'si İzmir, 2'si Valetta, 1 kez cezası nedeniyle Almanya'nın Frankfurt kentinde yapılan 5 resmi maçında Malta'ya toplam 13 gol atarken, kalesinde sadece 2 gol görmüştü.

Türkiye ile Malta (A) milli futbol takımları arasında yapılan maçların sonuçları şöyle:

Tarih         Yer  Organizasyon            Sonuç
---------- ----- ---------------- -----
31.10.1976 İzmir Dün.Kup.Ele.Gru. 4 - 0
27.11.1977 Valetta Dün.Kup.Ele.Gru 3 - 0
18.03.1979 İzmir Avr.Şam.Ele.Gru. 2 - 1
28.10.1979 Valetta Avr.Şam.Ele.Gru. 2 - 1
06.09.2006 Frankfurt Avr.Şam.Ele.Gru. 2 - 0
08.09.2007 Ta Qali Avr.Şam.Ele.Gru. 2 - 2

GALİBİYET HASRETİ BİTMEDİ

(A) Milli Futbol Takımı, Malta karşısında aldığı beraberlik sonrası galibiyet hasretini devam ettirdi.
Elemelerde 24 Mart'ta deplasmanda Yunanistan'ı 4-1 yendiği maçın ardından yaptığı 2'si resmi, 2'si özel son 4 maçta da galibiyet alamayan, son 2'sinde ise gol bile atamayan milliler, bu süre içinde 2 kez berabere kaldı, 2 kez de yenilirken, Malta karşısında aldığı sonuçla galibiyet hasretini 5. maçında da sürdürdü.

Türk Milli Futbol Takımı'nın galibiyete hasret kaldığı son 5 maç şöyle:

Tarih         Yer       Organizasyon     Rakip     Sonuç
---------- --------- ------------ ------ -----
28.03.2007 Frankfurt Avr.Şam.Ele.Gru. Norveç 2 - 2
02.06.2007 Saraybosna Avr.Şam.Ele.Gru. Bosna-Hersek 2 - 3
05.06.2007 Dortmund Özel Brezilya 0 - 0
22.08.2007 Bükreş Özel Romanya 0 - 2
08.09.2007 Ta Qali Avr.Şam.Ele.Gru. Malta 2 - 2

ARDA 30 DAKİKA DAYANDI

Karşılaşmanın ilk dakikalarında sakatlanarak yerde kalan Arda, 30. dakika yerini Ayhan'a bırakmak zorunda kaldı.
Sahada tedavisinin yapılıp oyuna dönmesinin ardından bir süre aksadığı görülen Arda, Fatih Terim tarafından oyundan alınmak istendiğinde devam edeceği şeklinde işaret verdi.

Karşılaşmaya devam eden Arda, ağrılarının devam etmesi üzerine oyundaki yerini 30. dakikada Ayhan'a bıraktı.

TERİM'E HAKEM UYARISI

Karşılaşmanın 47. dakikasında yan hakem Klaus Strasser'in verdiği taç kararını beğenmeyerek itiraz eden Fatih Terim, orta hakem Stefan Messner tarafından sert bir şekilde uyarıldı.

Taç atışının Malta'ya verilmesine sinirlenerek yan hakeme tepki gösteren Fatih Terim'in yanına gelen Stefan Messner, kendisini sert bir şekilde uyararak tribüne gönderebileceği işaretini yaptı.

MALTA DA BÜYÜK SEVİNÇ

Kendi evinde Türkiye ile 2-2 berabere kalan Malta Milli Takımı oyuncuları, maç sonrası bu sonucu büyük sevinçle karşıladı.

Maçın bitiş düdüğü ile birlikte saha içinde kendilerinden geçen Malta oyuncuları, tribünleri gezerek taraftarlarıyla mutluluklarını paylaştılar.

Milli Takım oyuncularının ise karşılaşma sonrası soyunma odasına giderken büyük üzüntü yaşadıkları görüldü.
(A) Milli Takım kafilesi, karşılaşmanın ardından Türkiye'ye dönmek üzere hava limanına hareket etti.