Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Yazılar

Bedava tatil cenneti olduk

Türkiye, turiste otelin dışında para harcatamıyor. Turistin para harcamadığı kredi kartı ekstrelerinden net olarak görülüyor

Turist başına harcama 146 doları ancak buldu

Ülkesİne gelen turiste 2 bin doların üzerinde harcama yaptıran İspanya ve Yunanistan’ın aksine Türkiye, bir türlü turistinin elini cebine atmasını sağlayamadı. Bunun baş sorumlusu olarak otellerin “herşey dahil” sistemi gösterilirken, otellerin dışında zengin turiste hitap edecek restoran, kafe, eğlence mekanı gibi yerlerin azlığının ve kalitesizliğinin de temel sebeplerden olduğu vurgulanıyor.

Bankalararası Kart Merkezi’nin kayıtlarına göre yabancıların Türkiye’de yaptığı kredi kartı harcamaları çok sınırlı kaldı. 2003 yılında Türkiye’yi ziyaret eden 14 milyon yabancının Türkiye’de kartla yaptığı harcama 2 milyar YTL’yi ancak buldu. Yabancı ziyaretçi başına kart harcaması da o günkü kurla 95.25 dolar çıktı. Bu yıl ise harcamalarda ilk kez bir artış görüldü. 5 ayda gelen turist sayısı 7 milyon 831 bin oldu. Turist 1.4 milyar YTL’nin biraz üzerinde harcama yaptı. Dolar bazında harcama tutarı 146.7 dolar olarak tespit edildi,

“Kazıklanırım” korkusu var

Avrupa’da Türkiye’de özellikle tatil yörelerinde restoranların pahalı olduğuna dair bir düşüncenin hakim olduğu, bunun da turisti tatil köyünden dışarı çıkartmadığı belirtiliyor. Türkiye’nin Ege sahillerinde bir restorantta yenen yemeğin fiyatı ile Yunan Adaları’nda yenen bir yemeğin fiyatı arasında yapılan kıyaslamalar turistin dikkatini çekiyor. Yunan Adaları’nda çok zengin menüye sahip bir sofrada kişi başı 25-30 euro hesap ödenirken bu faturanın Türkiye’de 70-100 euro arasında olduğuna dair yazılar yabancı gazetelerin turizm eklerinde sıkça çıkıyor. Türkiye’de taksilerin turiste karşı acımasız olduğu, ekstra ücret almaya çalıştıkları da şikayet edilen bir diğer önemli nokta.

Turist paket geliyor sadece havaalanı ve otelini görüyor

* TUI Danışmanı Hüseyin Baraner: Türkiye bugüne kadar hep oda satmak üzerine kendini konumlandırdı. Ne yazık ki ortam satamadık. Türkiye’ye gelen turistlerin büyük bölümü paket turlarla geliyor ve “all inclusive” yani “herşey dahil” paket satın alıyor. Böyle olunca turist harcama yapmıyor. Çünkü ’belirlenmiş harcama’kapasitesi var. Biz turizmin ana ürünlerini satamıyoruz. Nedir bunlar? Mutfak (gastronomi), eğlence, kongre, kültür... Turizmde gelişmiş diğer ülkelere baktığınızda oda değil, tüm bu ana ürünleri sattıklarını görürsünüz.

Charter uçakla zengin turist gelmez

* TÜROFED (Türkiye Otelciler Federasyonu) Başkanı Ahmet Barut: Zengin turistleri getirmek için oteller kadar ulaşım da çok önemli. Ancak charter uçakla zengin turisti getiremezsiniz. Business class’la Antalya’ya turisti uçuramamak önemli sıkıntı yaratıyor Özellikle golf turisti sıkıntı yaşıyor.

Zengin Avrupalı elemanıyla aynı yerde görünmez

* Öger Tours’un kurucusu Vural Öger: Dominik Cumhuriyeti’nde bir zorunluluk olarak başlayan “herşey dahil” sistemi, Türkiye’de çok yayıldı ve turizmimizi bir çıkmaza sürükledi. Zengin Avrupalı yanında çalıştırdığı elemanla aynı yerde tatil yapmak istemiyor. Türkiye’nin bir “ucuz ülke” imajı var. Sadece otel yaparak zenginleri çekmek mümkün değil. Otelin dışında düzgün mekan olmayınca siz turiste harcama yaptıramazsınız.

Orkide ve Antoryumlar

mor,orkide

Polis baskının azmettiricisini arıyor

İSTİNYE”DEKİ ABD’nin İstanbul Konsolosluğu’na yönelik düzenlenen terör saldırısıyla ilgili soruşturma sürüyor. Küçükçekmece Altınşehir Şahintepe’de yapılanan hücreden sadece Erkan Kargın’ın Afganistan’a giderek El Kaide terör örgütü ile bağlantı kurmaya çalıştığı ancak El Kaide’nin Erkan Kargın ile hiçbir bağlantı kurmadığı belirlendi. Kendi başlarına El Kaide’nin bir hücresi gibi hareket eden bu grupla ilişki kuran 3 kişi belirleyen polis, grubu yönlendirdiğini düşündüğü bu 3 kişinin kimliklerini belirlemeye çalışıyor. Saldırısıyla ilgili balistik inceleme de tamamlandı. Yapılan incelemede, teröristlerden Bülent Çınar ile Raif Topcıl’ın şehit polis Nedim Çalık tarafından vurulduğu ortaya çıktı. Teröristlerin lideri Erkan Kargın’ın da saldırıdan yaralı kurtulan polis memuru Osman Dağlı tarafından öldürüldüğü tespit edildi. Bu arada şehit polisler Mehmet Önder Saçmalıoğlu, Erdal Öztaş ve Nedim Çalık’ın ailelerine İstanbul’da birer ev alınacağı öğrenildi. Şehit polis memuru Erdal Öztaş’ın daha anne karnında bulunan 8 aylık bebeğinin tüm eğitim masraflarını da isminin açıklanmasını istemeyen bir işadamı üstlendi. Hayırsever işadamı, şehit çocuğunun üniversite eğitimine kadar tüm masraflarını karşılayacak.

Genelkurmay Askeri Savcılığı: Belge istemedik

ANKARA - Genelkurmay Askeri Savcılığı, Ergenekon soruşturması çerçevesinde İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nın kendilerine bildirimde bulunduğu ve Askeri Savcılığın soruşturma amacıyla İstanbul Savcılığı’ndan bilgi ve belge talep ettiği haberlerini yalanladı. Genelkurmay Askeri Savcılığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, “Savcılık tarafından bu konuda yürütülen bir soruşturma bulunmamakta olup, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan da bilgi ve belge talep edilmemiştir” denildi. Yazılı açıklamada ayrıca şu ifadelere yer verildi: Re’sen gelen belgeler “Ancak adli ve askeri yargı arasında yasal mevzuat çerçevesinde sürdürülen işbirliği kapsamında, İstanbul Cummhuriyet Başsavcılığı’nca yapılan aramalarda el konulan ve 9.7.2008 tarihli yazı ile re’sen Genelkurmay Askeri Savcılığı’na gönderilen belgelerin, niteliklerinin ve askeri yargıyla ilgisinin olup olmadığının belirlenmesi maksadıyla incelenmesine ise devam edilmektedir.” Genelkurmay Askeri Savcılığı’nın bu ifadesiyle, ADD Genel Başkanı emekli Orgeneral Şener Eruygur ile emekli Orgeneral Hurşit Tolon’un gözaltına alınmaları sırasında elde edilen belgelerin incelenmesinin devam ettiğinin vurgulandığı belirtildi.

Şener'in Arınç'a yanıtı

Şener'in Arınç'a yanıtı
Bülent Arınç'ın 'Erkan Mumcu gibi olursun' sözlerine Şener ne yanıt verdi?

İŞTE FİKRET BİLA'NIN KÖŞESİNE TAŞIDIĞI ŞENER'İN CEVABI

Şener: İstifa da değerlendirmelerim arasında

Eski Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener yeni bir parti kurmayı düşündüğünü açıkladı. Şener’in bu açıklamasına AKP yönetiminden tepki geldi. AKP sözcüleri, Şener’in bu açıklamadan sonra partiden istifa etmesi gerektiğini söylediler. Hem AKP kimliğini koruyup hem yeni parti kurma çalışması yürütmenin siyasi etiğe uygun olmayacağını belirttiler. Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, Şener için, “18 yaşını doldurmuş ne yapması gerektiğini söylemeye lüzum yok” türünden bir açıklamayla, onu istifaya davet etmiş oldu.
Şener bu tepkilere nasıl bakıyor, istifa davetini nasıl karşılıyor?
Abdüllatif Şener, dün bu konuda yönelttiğim sorulara şu yanıtları verdi:
Değerlendiriyorum’

Yeni bir parti kuracağınızı açıkladınız. Bu açıklamadan sonra AKP’den istifa etmeniz gerektiği söylendi. Ne yapacaksınız?

- Değerlendirmelerim arasında istifa konusu da var. Henüz parti kurma çalışmasını başlatmadım.

Ama kuracağınızı söylediniz. Hem yeni bir parti kurmaya karar verip hem de AKP’li kimliğinizi sürdürmek olur mu?

- Ben ‘Parti kurmayı düşünüyorum’ dedim. Henüz parti kurma çalışmasına başlamadım. Planlamamı da yapmadım.

Genel Başkan Yardımcısı Fırat, 18 yaşınızı doldurduğunuzu belirterek bir anlamda sizi istifaya davet etti?

- Herkes yorum yapmakta serbesttir. Her yoruma cevap vermeyi gerekli görmüyorum. Bu noktada bağlantılarım dahil tüm süreçleri değerlendirmek için zamana ihtiyacım var. Bir hedef belirleyip o hedefle ilgili karar verdiğinizde yapmanız gereken çok şey vardır.

‘Vazgeçmek olmaz’

Henüz istifa kararı vermediğinize göre partide kalıp yeni parti kurmaktan vazgeçmeniz söz konusu olabilir mi?

- Hayır. Vazgeçmek olmaz. Vazgeçmem.

O halde istifa etmeniz gerekmiyor mu?

- Parti kurmanın zorlukları var.

Ne gibi zorluklar? İstifa etmeye engel zorluklar mı?

- Örneğin, parti kurmanın finansal zorluğu var.

‘AKP ihtiyacı karşılamıyor’

Ama parti kuracağınızı açıkladınız?

- AKP’de yeni parti kurulmasına ihtiyaç yok diyen bir kişi var mı?

Ama yeni parti kurulması, sanıyorum AKP’nin kapatılmasına karşı yedek parti kurulmalı anlamında dile getiriliyor?
- Ben de o anlamda söyledim.

Peki sizin kuracağınız parti de bu anlamda mı? AKP kapatılırsa yedek parti olarak devreye girmesi için mi parti kuracaksınız?

- Hayır. Bununla ilgisi yok. Ben, Türkiye’de yeni bir harekete ihtiyaç olduğunu görüyorum. Mevcut siyaset yapma biçimi, siyaset kültürü Türkiye’nin ihtiyaçlarına cevap vermiyor.

Kurucusu ve mensubu olduğunuz AKP de bu ihtiyaca cevap veremiyor mu?

- AKP de cevap veremiyor. Bu nedenle yeni bir partiye ihtiyaç var, diyorum. Bu talep toplumda da var. Bana da söylüyorlar.

Ne diyorlar?

- Yeni bir siyaset kültürüne, yeni bir siyaset anlayışına ihtiyaç var diyorlar. Bana da ‘sen bu yeni oluşumu sağla’ diyorlar. Ben zaten ‘bir toplumsal istek görürsem, hissedersem ona cevap veririm’ demiştim. Şimdi bu cevabı vermek noktasındayım. O noktaya geldim. Açıklamanın nedeni budur.

‘Arınç’ı severim’

Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, bugüne kadar yaptıklarınızı, açıklamalarınızı bırakıp aralarına dönmeniz gerektiği biçiminde özetlenecek bir açıklama yaptı. Ne diyorsunuz?

- Kim ne düşünürse düşünsün, ben Bülent Arınç’ı severim. Yıllar boyu beraber çalıştık. Bülent Arınç’a basın yoluyla cevap vermeyi doğru bulmam.

Şener'in istifasına ne dedi?

Şener'in istifasına ne dedi?
Eski TBMM Başkanı ve AKP Manisa Milletvekili Bülent Arınç, eski Başbakan yardımcılarından Abdüllatif Şener’in istifasıyla AKP’nin kayba uğradığını belirterek, “Aldığı karar eğer yeni bir oluşum meydana getirmekse bu başarısız olmaya mahkûm bir girişimdir” dedi.
Manisa Spil Dağı Milli Parkı’nda Hafızlar ve Mevlidhanlar Kültür ve Sanat Şöleni’ne katılan Arınç, Şener’in AKP’den istifasına üzüldüğünü ifade ederek, “Keşke kalsaydı, keşke o bilgi birikimini AKP’de paylaşabilseydi” diye konuştu.
AKP’de lider boşluğunun bulunmadığını söyleyen Arınç, bu parti varken kurulacak hiçbir partinin başarılı olma şansının olmadığını savundu.
Arınç, Ergenekon soruşturmasıyla ilgili olarak da, olayın adli bir operasyon olduğunu belirterek, “Hiç kimse ulaşılmaz, hiç kimse dokunulmaz, hiç kimse hesap sorulmaz değildir” ifadelerini kullandı.

Finansbank, Özyeğin öğrencisine ‘Mezun ol öde’ kredisi verecek

         
Finansbank, 2008-2009 akademik yılında açılacak Özyeğin Üniversitesi öğrencilerine mezun olduktan sonra ödenen kredi verecek. 5 ve 7 yıl sonra ödemeli krediler mortgage kredisine endekslenecek

Finansbank ve Özyeğin Üniversitesi, yaptıkları işbirliğiyle Türkiye’de ilk kez lisans eğitiminin ’mezun olduktan sonra’ ödenmesini sağlayan krediyle karşılanmasını sağlayacak. Üniversiteden yüzde 75 ve yüzde 50 burs kazanan öğrencilerin yıllık öğrenim ücretinin geri kalanını üniversite destekli karşılıklı burs vererek karşılayacak olan Finansbank, 5 ve 7 yıl sonra ödemeli kredilerini ise mortgage kredisine endeksleyecek. Finansbank vereceği kredi burslarında sabit faizli mortgage kredisini de yüzde 1’e sabitleyecek.

Yıllık öğrenim ücretinin 24 bin lira olacağı üniversitede yüzde 75 burs kazanan bir öğrenci geri kalan 5 bin liralık öğrenim ücretini yıllık 5 bin liradan toplam 25 bin lirayı mezun olduktan 7 yıl sonra ödemeye başlayacak. Yüzde 50 burs kazanan öğrenciler için ise ödeme süresi 5 yıla inecek. Yıllık 3 bin liralık öğrenim ücreti mezuniyetten sonra en fazla 5 yıl içinde ödenecek.

Hedef Avrupa’da ilk 20

‘2008-2009 Akademik Yılı’nda öğrencilerine kapılarını açmaya hazırlanan Özyeğin Üniversitesi Rektörü Erhan Erkut, kampüs yatırımı hariç 5 yıl içinde en az 100 milyon dolarlık yatırım yapacaklarını ve hedeflerinin üniversiteyi dünyada ilk 100, Avrupa’da ilk 20 üniversite arasına sokmak olduğunu söyledi.

Erkut, Hüsnü Özyeğin’in Mütevelli Heyeti Başkanı olduğu üniversitenin başarı kriterini şu sözlerle açıkladı: “Hüsnü Bey, 15 yıl içinde 1 milyar dolar harcanmazsa üniversitenin başarılı bir yatırım olmayacağını söyledi. Biz en büyük yatırımı öğretim kadrosu ve öğrencilere yapacağız. Öğrencilerin iş bulabilmeleri ana odağımız.”

İşletme ve mühendislik fakülteleri sonrası sosyal bilimler fakültesi için de çalışmaları olacağını vurgulayan Erkut, “Türkiye’de olmayan bir meslek yüksekokulu da açmayı planlıyoruz. İlköğretim okulu için de kolları sıvayacağız. Anaokulundan liseye kadar bütün eğitimi verebilmeyi hedefliyoruz. Bunun bizim için en büyük avantajlarından biri de yabancı öğretim kadromuza çocuklarını okutabilecekleri, İngilizce eğitim veren iyi bir imkan sunmak” açıklamasını yaptı. Kampüs için arazi baktıklarını da kaydeden Erkut, Türkiye’nin en büyük kampüslerinden birine sahip olacaklarının altını çizdi.

Erkut, “Kampüs için yaklaşık 200 milyon dolar harcayacağız. Eğitim için gerekli son teknolojiyle üretilmiş tüm imkanlar olacak. Ancak eğitim dışındaki konularda lüksten kaçınacağız” dedi.

“Rusya’da 2 yıl içinde yönetici eğitimi başlar”

İki sene içinde Rusya’da yönetici eğitimi vermeye başlayabileceklerini söyleyen Erhan Erkut, Türkiye’deki öğrencilerinin yüzde 20’sinin yabancılardan oluşmasını hedeflediklerini belirtti. Erkut sözlerine şöyle devam etti: “Doğu Avrupa ve Ortadoğu’da işletme alanında kaliteli eğitim veren üniversite sayısı oldukça az. Biz Türkiye’nin en büyük işletme fakültesini kuracağız. 60’ın üzerinde öğretim görevlimiz olacak. Özellikle Türkiye ile ticari ilişkisi olan yakındaki ülkelerden öğrenci almayı planlıyoruz.”

'Evet Ergenekon'un savcısıyım'

Ergenekon soruşturmasıyla ilgili iddianame henüz kabul edilmedi ancak politik arenada dava görülmeye başlandı...

’Savcı’ sıfatını benimseyen Başbakan ve kendisini ’avukat’ ilan eden CHP liderinin dünkü konuşmaları Ergenekon davası üzerine oldu...

Millet adına savcıyım

‘Savcı millet adına vardır, biz de millet adına hakkı aramanın gayreti içindeyiz. Bu anlamda savcılık ise evet savcıyım’

Başbakan Erdoğan, Ergenekon davasında CHP lideri Deniz Baykal’ın kendisine savcı yakıştırmasında bulunduğunu atırlatarak, “Millet adına hakkı aramanın hakkı savunmanın gayreti içindeyiz, eğer bu anlamda savcılık ise evet savcıyım” dedi. Erdoğan, AKP Grubu’nda yaptığı konuşmada özetle şöyle dedi:

* Bindiği dalı kesiyor: Ana muhalefet partisinin lider ve sözcülerinin son günlerdeki gayretkeşliğini tarih kaydetmiştir. Millet bunları da kaydetmiştir. Hukuki süreç henüz işlerken demokratik siyasi sürece darbe vurma iddiasıyla soruşturulan illegal yapılanmaların avukatlığına savunmak ancak demokratik hukuk devleti anlayışına inancı zayıf olan bir siyasi anlayışın alkışlanmasıdır. İktidarı yıpratmak uğruna bindiği dalı kesen, içinde bulunduğu gemiyi batırmaya çalışan siyasetçi tipi, soruyorum sizlere, bu millete ne verebilir.



* Millet adına savcıyım: Milletimiz bunu yakından takip ediyor, değerlendirmesini de buna göre yapıyor. Çünkü kim kimlerin avukatlığına soyunmuş bunlar çok önemli. Biz kendimize hiçbir vasıf tayin etmemişken bize de savcılık görevini sağ olsun onlar veriyor. Bu da güzel bir şey. Niye savcı millet adına vardır, iddia makamı millet adına ordadır, biz de millet adına evet hakkı aramanın hakkı savunmanın gayreti içindeyiz, eğer bu anlamda savcılık ise evet savcıyım.

* Deşifre oluyorlar: Ülkemizin güven ve istikrarını değil sadece belli bir zümrenin siyasi menfaatini düşünerek hareket edenler, maskeleriyle birlikte deşifre oluyor. Türkiye Cumhuriyeti, modern dünya ile birlikte medeniyet yürüyüşünü sürdürme kararında olan demokrasi tecrübesi hiç de küçümsenmeyecek büyük ülkedir. Barış ve istikrar unsuru olan Türkiye, gelişme ve kalkınma sürecini aynı kararlılıkla aynı hızla asla herhangi bir kesintiye uğramadan bu ülkenin demokrasiye bir pamuk ipliğiyle bağlı olmadığını göstererek hesapları boşa çıkaracaktır. Aziz milletimiz, emniyet içinde güven ve istikrar için sonsuza kadar yaşayacaktır. Kimse endişe içinde olmasın, Türkiye demokrasiden hukuk devletinden evrensel insan haklarından geriye doğru tek bir adım atmayacaktır.

* Aklınızı başınıza alın: AKP’yi uluslararası güçlerle işbirliği halinde gösterme gayreti içinde olanlar sadece bir iftira kampanyasının figüranıdırlar. 5.5 yıl önce Türkiye neredeydi, şimdi nerede. AKP’ye “iş birlikçi” diyenlere sesleniyorum, aklınızı başınıza alın.

* Karanlık koridorlar: Şu anda Türkiye’nin müteahhitlik sektörü ABD ve Çin’den sonra üçüncü sıraya çıkmıştır. Eğer bu ilişkiler olmasaydı bunu yakalayamazdık. Vicdan sahibi hiç kimse bu ülkenin karanlık koridorlara dönmesine göz yummayacak, izin vermeyecektir. Siyasetçiyi değersiz kılma gayreti içinde olanlar asla şunu bilmelidirler ki, siyaseti gerçek anlamda savunanlar bunlar karşısında suskun kalmayacaktır. Siyaseti hep birlikte muhafaza etmeliyiz, asla taviz veremeyiz. Siyaset kurumunun itibarının korunması bir ülke için hayati önemdedir. İşte AKP Türkiye’ye bunu kazandırmıştır.

İşte Şener’in A TAKIMI

 
 
Abdüllatif Şener, kuracağı partinin örgütlenme çalışmalarına bu hafta başlıyor.

Şener ile birlikte hareket eden kurmaylar, yeni partinin çizgisini AKŞAM’a açıkladı: Küskünler hareketi değiliz. Merkez partisi olacağız. Amaç herkesi kucaklamak. Programımızda ekonomiye öncelik verilecek

AKP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu’ndan istifa eden Abdüllatif Şener, bu hafta içinde yeni partinin örgütlenmesi için çalışmalara başlayacak. AKP’li eski küskün vekillerle başlayan hareket, örgütlenmesini tamamladıktan sonra vitrinini oluşturacak. Kapatılması halinde AKP’li vekillerle de temas kurulacak.

SAĞDAN VE SOLDAN DÜRÜST İSİMLER

Şener’in yanında yer alan AKP Elazığ eski Milletvekili Abdulbaki Türkoğlu, yeni parti ile ilgili önemli bilgiler verdi. Türkoğlu, “Küskünler hareketi değiliz. Toplumun tümünü kucaklayan bir yapılanma için yola çıktık. Parti programında ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıları dikkate alacağız. Sağdan ve soldan dürüst isimlere kapımız açık” dedi.


EKİPTE KİMLER VAR?

BaŞbakan Erdoğan’ın yeni dönemde vekil yapmadığı isimlerin desteği ile yola çıkan Şener, kuracağı partinin iskeletini oluşturacak isimlerle yoğun bir mesai yürütecek. Şener’le yola çıkan 30’a yakın eski vekil arasında, Mahmut Kaplan, Remziye Öztoprak, İmdat Sütlüoğlu, Selahattin Beyribey, Mehmet Soydan, Maliki Ejder Arvas, Mehmet Ali Suçin, Mahmut Çetin, Mahfuz Güler, Feyzi Berdibek, Abdülbaki Türkoğlu, Mustafa Eyiceoğlu, Halil Özyolcu da bulunuyor.

YALÇINBAYIR BEKLEMEDE

AKP Bursa eski Milletvekili ve Başbakan Yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır, Şener’den kendisine henüz teklif gelmediğini gelirse değerlendireceğini söyledi. Yalçınbayır, “Sayın Şener ile AK Parti’nin program ve felsefesinin en güzel şekilde yazılmasında katkıları olan kişileriz. Kendisi ile fikri beraberliğimiz olmuştur” diye konuştu.

YARBAY’A TEKLİF YOK

AKP Ankara eski Milletvekili Ersönmez Yarbay, Şener ile sınıf, okul ve yurt arkadaşı olduğunu anımsatarak “Henüz talepte bulunmadı, bekliyorum” dedi. AKP hakkında açılan kapatma davasında, siyasi yasak istenen 71 kişi arasında kendisinin de yer aldığını hatırlatan Yarbay, “Belki de bu nedenle bir talepte bulunmamıştır” dedi.

KÜSKÜN HAREKETİ DEĞİLİZ

Yeni oluşuma destek veren isimlerden eski Van Milletvekili Maliki Ejder Arvas oluşumun küskünler hareketi olmayacağını söyledi. Arvas, Şener ile 16 yıldır beraber hareket ettiklerini belirterek “Amacımız halka hizmet, mağdurun, mazlumun yanında yer almak, lekesiz siyaset yapmaktır. Yeni dönemde listeye girmeyen vekillerle memleket sorunları üzerine görüştük. Şener ile henüz toplantı da yapmadık” dedi.

ŞENER PARTİYE KATACAĞI İSİMLERLE GELECEK HAFTA GÖRÜŞMEYE BAŞLAYACAK

Yeni parti kurma hazırlıklarında olan eski Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, partinin il ve ilçe merkez örgütlerinin kurulmadığını ve parti ile ilgili çalışmaların henüz başlamadığını söyleyerek, “Partiye katılması için şu anda kimseyle görüşme yapmadım. Bu nedenle isim konusunda bir açıklama yapamam. Kitap çalışmalarımı dün gece 2.30 itibariyle bitirdim. Görüşmelere gelecek hafta başlayacağım” dedi.

TOBB ETÜ’de son bir yıldır öğretim üyesi olarak görev yapan Abdüllatif Şener, son kitabıyla ilgili olarak bir basın toplantısı yaptı. Şener, gazetecilerin parti çalışmalarıyla ilgili sorularını da yanıtladı.

"BENİ KONYA’DA 2 BİN 314 ARAÇ KARŞILADI"

Parti kuracağı yönündeki açıklamalarından önce de bazı illere, ekonomi ve Türkiye’nin sorunları ile ilgili konferanslara katılma amacıyla gittiğini anımsatan Şener, bu illerde büyük araç konvoyları tarafından karşılandığını belirtti. Ağrı ve Konya’ya gittiğini belirten Şener, Ağrı’da 800 araçlık bir konvoyla karşılandığını, Konya’da ise aldığı bilgiye göre, 2 bin 314 araçlık bir konvoyla karşılandığını kaydetti. Şener, bu katılımları sağlamak için herhangi bir örgütlenme çalışması yapmadığını da vurgulayarak, “Ama bu tür bir ilgi nedendir diye soranlar oluyor. Ben de buna açıklık getiremem” dedi. Şener, Çarşamba günü de Denizli’ye gideceğini bildirdi.


"PARTİ KURMA ÇALIŞMALARI HENÜZ BAŞLAMADI"

Parti ile ilgili merkez il ve ilçe örgütlerinin kurulmadığını anlatan Şener, parti çalışmalarına henüz başlamadığını söyledi. Şener, “Benim yaptığım bir açıklamaydı. Halkın bir siyasi talebi var ve ben buna cevap verdim. Herhangi bir çalışmaya başlamış değilim. Kimlerle birlikte olduğum soruları geliyor. Daha görüşmedim. Görüşmeleri yaptıkça bu isimler belli olacaktır. Şu anda bu konuda bir açıklama yapmak istemiyorum. Sadece beni izlemeye devam edin diyebilirim” dedi.

“AKP’DEN AYRILIŞIM TÜRK SİYASİ TARİHİNDE BİR İLK”


AKP MKYK’da istifa etmesinin hatırlatılması üzerine Şener, söz konusu durumun aslında bir "ilk" olarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Parti içi ayrılmaların genellikle “gürültülü ve kavgalı” olduğunu söyleyen Şener, kendisinin AKP’den ayrılışında ise böyle bir durumun yaşanmadığına dikkat çekti. Şener, “MKYK’ya katıldım ve bir veda konuşması yaptım. Daha sonra Başbakanımız hayırlı olsun dedi ve beni AKP Genel Sekreteri arabama kadar uğurladı. Bu Türk siyasi hayatında görülmemiş fakat özlenen bir tablodur” dedi.

“BAŞARIMI OYLA ÖLÇMEYECEĞİM

Şener, kuracağı partinin başarılı olup olmayacağı yönündeki soruya ise, başarının oy ile ölçülemeyeceği yanıtını verdi. Şener, Türkiye’nin yeni bir siyasi oluşuma ihtiyacı olduğunu ve başarısını Türkiye’de sorunların çözümüne getirdiği katkı ile ölçeceğini ifade etti.

Şener, bir soru üzerine partide yanında olan kişileri henüz söylemeyeceğini belirtti. Bazı kişiler ile görüşme yapacağını belirten Şener, “Şu sıralar kitap çalışmalarıma öncelik vermiştim ve kitap çalışmalarımı dün gece 2.30 itibariyle bitirdim. Görüşmelere gelecek hafta başlayacağım” diye konuştu.

Şener, kendisine yöneltilen eleştirilerle ilgili olarak ise, demokrasinin özünde eleştirinin olduğu cevabını verdi. Kendi üslubunda “kavga ve dövüşün” olmadığını söyleyen Şener, “Ben bu ülkenin vatandaşı olan herkesi seviyorum” dedi.

“ERGENEKON’DA BAĞIMSIZ YARGI GEREKLERİ YERİNE GETİRECEKTİR”

Şener, Ergenekon iddianamesinin bugün açıklandığının hatırlatılması üzerine ise, iddianameyi okumadığı yanıtını verdi. Türkiye’nin hukuk devleti olduğunu ve hukuk devletinde herkesin görevinin Anayasa ve yasalara dayandığını söyleyen Şener, “Gücünü Anayasa ve yasalardan almadan kullanan ve herkes için hukuk ceza belirlemiştir. Kamu içinde ya da dışında birileri Anayasanın kendisine vermediği yetkileri kullanıyorsa ya da yetkilerini aşıyorsa bununla ilgili sürecin nasıl tekerrür edeceği yasalarda bellidir. Türkiye’de bağımsız yargı vardır ve bağımsız yargı sadece bir savcı bir avukattan ibaret değildir. Sistemin değerlendirilmesi gerekiyor. Yargı üzerine düşeni yapacaktır. Süreç hukuk devleti gereklerine göre gerçekleşecektir” dedi.